Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 14 ülkenin dışişleri bakanları ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Arap Ligi ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) sekreterlikleri, ABD’nin israil Büyükelçisi Mike Huckabee’nin İsrail’in Orta Doğu’nun tamamı üzerinde kontrol kurmasının “kabul edilebilir” olabileceğine yönelik ifadelerini kınadı.
Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Türkiye, Mısır, Ürdün, Lübnan, Endonezya, Kuveyt, Katar, Umman, Pakistan, Bahreyn, Suudi Arabistan, Suriye, Filistin ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları ile İİT, Arap Ligi ve KİK sekreterliklerinin söz konusu ifadeleri uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın açık ihlali olarak değerlendirdiği bildirildi.
Açıklamada, Huckabee’nin sözlerinin bölgenin güvenlik ve istikrarını ciddi biçimde tehdit ettiği vurgulandı. Ayrıca bu ifadelerin, ABD Başkanı Donald Trump’ın ortaya koyduğu vizyonla ve israilin Gazze’deki saldırılarını sona erdirmeye yönelik kapsamlı planla doğrudan çeliştiği belirtildi.
Söz konusu vizyonun, gerilimin tırmanmasını önlemeyi ve Filistin halkının bağımsız devletine kavuşmasını sağlayacak kapsamlı bir çözüm için siyasi bir ufuk oluşturmayı amaçladığı ifade edildi.
“Toprak üzerinde kontrolü meşrulaştıramaz”
Bakanlıkların açıklamasında, hoşgörü ve barış içinde bir arada yaşama ilkelerine dayanan planın, başkalarının toprakları üzerinde kontrolü meşrulaştırmaya yönelik açıklamalarla baltalandığı kaydedildi. Bu tür söylemlerin barışı ilerletmek yerine gerilimi körüklediği ve kışkırtıcı nitelik taşıdığı belirtildi.
israilin işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde hiçbir egemenliğinin bulunmadığına dikkat çekilen açıklamada, Batı Şeria’nın ilhak edilmesine veya Gazze Şeridi’nden ayrılmasına yönelik girişimlerin kesin biçimde reddedildiği bildirildi.
Ayrıca işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine karşı çıkıldığı ve Arap devletlerinin egemenliğine yönelik her türlü tehdidin kategorik olarak reddedildiği vurgulandı.
Açıklamada, israilin yayılmacı politikalarının ve hukuka aykırı uygulamalarının sürmesinin bölgedeki şiddet ve çatışmayı daha da tırmandıracağı, barış umutlarını zedeleyeceği ifade edildi. Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız devlet kurma ve kendi kaderini tayin hakkına bağlılık yinelenerek, kışkırtıcı açıklamaların son bulması çağrısında bulunuldu.





