Bölgede dengeleri sarsan 24 günlük karşılıklı saldırılarda İran İslam Cumhuriyeti'nden ağır darbeler alan Washington'dan tarihi bir hamle geldi. Küresel haydut Donald Trump, krizin başından bu yana sürdürülen sert söylemleri bir kenara bırakarak Tahran yönetimiyle doğrudan temas kurulduğunu duyurdu. Bu açıklama, yalnızca devam eden sıcak çatışmanın seyrini değil, aynı zamanda ABD'nin bölgedeki uzun vadeli stratejisini de temelden değiştirecek bir nitelik taşıyor.
"İRAN TEHDİT DEĞİL"
Trump'ın açıklamalarındaki en kritik detay, İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ali Hamaney'in oğlu Rehber Mücteba Hamaney'e yönelik suikast iddialarına kapıyı kapatması oldu. Washington'un rejim değişikliği veya lider kadrosunu tasfiye etme hedefinden ziyade diplomatik bir çıkış aradığını gösteren Trump, durumu şu çarpıcı sözlerle özetledi:
"Mücteba Hamaney'in öldürülmesini istemem. Barış sağlamayı bekliyoruz. İran liderleriyle görüştük. Onlar da biz de anlaşma istiyoruz. İran, tehdit değil."
BÜYÜK MAĞLUBİYETİN İTİRAFI: 'ANLAŞMA OLACAK'
"İran da biz de anlaşma istiyoruz. Hayatımın en büyük anlaşması olacak. Önemli konularda anlaşma sağladık. İran nükleeri olmayacağını kabul etti. Bugün muhtemelen telefonla görüşeceğiz.İran ile 15 noktada anlaştık.İran ile 15 noktada anlaştık"
"ANLAŞMAYA VARMA KONUSUNDA SİZİNLE BAHSE GİRERİM"
Trump, "(İran’la) Hiçbir şeyi garanti etmeyen bir anlaşma yapma ihtimalimiz oldukça yüksek. Ben hiçbir şey garanti etmiyorum. Sadece bir anlaşma yapma olasılığının çok yüksek olduğunu söylüyorum ve eğer bahis oynayan biri olsaydım, bunun gerçekleşeceğine bahse girerdim." ifadelerini kullandı.