Trumpmafyatik konsept, HAMAS’ın silahları, AB’nin şaşkınlığı ve İran’a saldırı..

Abone Ol

Allah belanızı versin!.. Söz konusu terörist israil olunca söze bedduayla başlamak acizliğimizin ifadesi olduğunun farkındayız ancak aşağılık yaratıkların burnunun yerlere sürtüldüğü günler de gelecek inşallah..

HAMAS’ın aylardır aradığı son siyonist esir Ran Gvili'nin cesedinin mevkiini bildirdiği terörist rejim; arama yapacağı bölgeyi önce bombalayıp ardından İHA’larla tarayıp sonra binaları, mezarlıkları tahrip ederek ulaştı ölmüş askerine.

Teröristin arama çözüm şekli; bu!..

Bir cesede karşılık onlarca yaralı ve şehid bırakarak..

ATEŞKES GÜNLERİNDE BİLE İNSANLIĞIN KATLİNE ENGEL OLAMAMA ACİZLİĞİ

Sözde ateşkesin imzalandığı 10 Ekim’den bu yana 488 Gazzeli çocuk, kadın sivil şehid oldu, iki bine yakın kişi yaralandı. Bu süreçte hiçbir ülke 80 bine yakın insanın katledildiği esef verici iki yıllık soykırımda olduğu gibi sözde ateşkes günlerinde de “israil ateşkesi ihlal ediyor” yaptırımına gitmedi maalesef..

Ve nihayet son leşine kavuşan terörist siyonistlerin homurdanmaları eşliğinde ateşkesin ikinci aşamasına geçilebileceği konuşuluyor.

Geçtiğimiz Pazartesi (26 Ocak) Gazze'nin geçiş ekibiyle bir araya gelen “Barış kurulu” üyesi Irak kaosunun mimarı Tony Blair, komitenin önceliğinin Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılması değil, hizmet sunmaya odaklanacağını vurgulasa da bu politika HAMAS’la paralel düşündükleri anlamına gelmiyor.

Ancak bu belirttikleri hizmet Gazze halkına bir türlü sunulmuyor. Bu çetin kış şartlarında bombalanmalarının yanı sıra soğuktan ölen çocuklar için harekete geçilmiyor, hayatta kalma mücadelesi veren dünyanın en izzetli halkı unutulmaya yüz tutuluyor!..

Refah sınırı hâla çift yönlü açılmış değil mesela!.

Açılması halinde sınırın güvenliğini Filistinliler değil siyonistlerin kontrolünde amerikalı askerler sağlayacakmış!..

Yeterli gıda, ilaç, tıbbi malzeme, yakıt, konteynır girişine izin verilmiyor!..

Gel de sabret, ateşkesi yüzlerce kez ihlal eden siyonist teröristlere karşı harekete geçme!..

SAHADAKİ YENİLGİYİ MASADA KAZANIMA DÖNÜŞTÜRME ÇABASI

Siyonist emperyalistlerin bu aşamada yaptıkları; sahada onurlu bir savaşçı gibi savaşamayıp havadan bombardımanlarla kadın ve çocukları katleden yenilmişliklerini, Müslüman ülkeleri de zorlayarak masada kazanıma dönüştürme çabasıdır..

Tüm bu olup bitenlere karşılık HAMAS Hükümeti’nin dirayetli duruşu, müspet açıklamaları, ferasetli adımları gerçekten takdire şayan, maşaAllah..

AB, SUDAN ÇIKMIŞ BALIK MİSALİ ŞAŞKIN

Sadece Gazze’yi yönetmiyor; duruşuyla, ilkeli siyasetiyle dünya halklarına yön veriyor HAMAS Hükümeti.. Ülke yönetimlerini yeniden şekillenecek uluslararası güç dengelerinde adalet arayışına sevkediyor.

Nitekim ABD’nin Venezuela haydutluğu sonrası Trump’ın “Grönland’ı istiyorum” şımarıklığı, AB ülkelerini BM gibi NATO’nun da işlevsizleştiğine ikna etmiş olacak ki sudan çıkmış balık misali güvenli liman, çıkış yolları arıyorlar.

Emlak baronu Trump’ın tek onay mercii olarak kendine bağladığı “Barış Kurulu”nun 1 milyar dolar üyelik ücretli mafyatik konseptinin işlevsizliği kanıtlanmış, BM’nin yerini alması düşünülemez elbette..

İSLAM ÜLKELERİ ACİLEN EKONOMİ VE SAVUNMA PAKTI KURMALI

Ancak ABD’nin uluslararası hukuku ayaklar altına alan adımları, müttefiği AB’yi bile kaygılandırıp harekete geçiriyorsa bu durum İslam ülkeleri için ciddi bir savunma ve ekonomi paktı inşa etmelerini elzem kılmalıdır.

İRAN’A SALDIRI SENARYOSUNUN ARKA PLANI

Diğer yandan Venezuela, Grönland artçı şokları daha geçmemişken ABD’nin İran saldırı senaryolarını güncellemesinin arka planı; israilin Suriye’de istediğini alamaması, Somaliland’ı tanıma hadsizliğinin fiyaskoyla sonuçlanması, körfez müttefiği BAE’nin siyonist rejim adına Kızıldeniz boyu ülkelerdeki kaos projelerinin akamete uğramasına karşılık siyonist lobinin ABD yönetimini İran’a olası bir saldırıyı kışkırtma girişimi olarak okunabilir.

Ancak 12 gün savaşının bu kez Tel Aviv’le sınırlı kalmayacağı, ABD’nin 40 bin kişilik tüm bölge üslerinin İran’ın atış menzilinde olduğu gerçeği göz önünde bulundurulduğunda ABD’nin geri vites yapacağı şimdiden malum..

HAMAS’IN SİLAHLARI GAZZE HALKININ GÜVENCESİDİR; DOKUNULAMAZ

Gelelim ateşkesin ikinci ve üçüncü aşamalarının tatbiki noktasında HAMAS’a dayatılan “Silahlarını teslim et” şartına ki; bu kesinlikle kabul edilebilir bir istek değil..

Çünkü HAMAS’ın savunduğu Gazze, Filistin topraklarıdır ve israil, işgalci bir rejimdir. Ayrıca 2006’da yapılan seçimle yönetime gelmiş meşru bir hükümettir.

Nitekim nasıl ki güvenilmez terörist bir hareket olmasına rağmen işgalci israil saldırmazlık üzere bir güvenceye sahip olmak istiyorsa Gazze halkının meşru hükümeti HAMAS da halkı için bir güvence istiyor.

Bu anlamda, 7 Ekim’den bugüne halkı soykırıma uğramasına rağmen savaş hukukunun dışına çıkmamış, esir hukukuyla dünyaya örnek olmuş HAMAS hükümetinin de haklı taleplerini dikkate almak gerekir.

Halkının daha fazla soykırıma uğramaması için yönetimden çekilmeyi kabul eden HAMAS, 10 yıllık bir saldırmazlık anlaşması karşılığında silahlarını teslim etmeyi değil, gömmeyi teklif ediyor.

Gazze halkı HAMAS’ı istemese, halkın istediğini seçerek başa geçireceği batının da tüm dünyaya dayattığı demokratik bir seçim önerilir ve öylece bir sulh yapılırdı.

Ancak HAMAS Gazze halkının taa kendisi olduğu için o mukkades topraklar bağımsız Filistin devletine dönüşmeyene kadar direniş bitmeyecek.