Toz duman kalkıncaya kadar konuşmayalım!

Abone Ol

Suriye’de olup bitenleri en küçük detayına kadar okumaya, izlemeye, medyadan takip etmeye çalışıyorum.

Biliyorum, “savaşta ilk kaybedilenler gerçekler olur” uyarısını da dikkate alarak gücüm yettiği kadar titiz davranmaya, farklı kanallardan çapraz takipler yaparak en azından olup bitenleri doğru anlamaya çalışıyorum.

Buna rağmen bu konuda fazla konuşmuyorum, yazmıyorum, erken yorum yapmıyorum, tozun dumanın çekilmesini istiyorum.

Fakat olup bitenler ve gelişmeler konusunda az çok ittifak olduğu halde iş yorumlara geldiğinde insanlar ancak bu kadar savrulabilir diyorsunuz. Bazı yorumlara bakıyorsunuz sanki hiç kimsenin haberdar olmayıp sadece kendisinin bildiği birtakım katliamlar gerçekleşiyor, onunla birlikte feryâdü figanlar yükseliyor ve siz sessiz kalıyormuşsunuz...

Elbette yorum farklılıkları olacak, özellikle ta baştan ayrı düşüncelere sahip olanların yorumları da farklı olacak.

Fakat aynı düşünceye sahip olanların medyaya yansıyan çok farklı yorumları ister istemez insanımızı üzüyor.

Bu duruma düşmemizin birinci sebebi aceleciliktir. Henüz olaylar bitmeden, tam olarak anlaşılmadan yorum yapmaktan ziyade içimizde beslediğimiz hazır kanaatleri, hissi ve hamasi şekilde dışarıya yansıtmamız hiç iyi olmuyor. Bu arada dışımızdakilerin de bizim bu falsolarımızı bekleyip üzerine atladıklarını unutmayalım.

Suriye cephesinin bir noktasında her şeyi yerinden izleyip aktaran bir kişi olmadıkları halde evinden masa başından söz konusu görevlilerden daha çok konuşan ve yorum yapan kardeşlerin kendilerine ateşli taraftarlar bulmalarının yanı sıra nice kardeşlerden de ayrılıverdiğini, bunun Ümmet için hayırlı bir şey olmadığını söylememiz gerekiyor.

Mademki bu hissi ve duygusal yorumlarımızla cephedeki gelişmeleri etkileyemiyoruz...

Lütfen şu toz bulutları dağılıncaya kadar boş cidal ve laf yarışlarından uzak duralım. Yarın birbirimizin yüzüne bakamayacak şeyler söylemeyelim. Daha önce de söylediğimiz gibi varsın birileri bizi suskunlukla, korkaklıkla itham etsin,

Sabah ola hayrola!