“Temiz Siyaset, Gerçek Adalet!”

Abone Ol

Kumar, fuhuş, rüşvet, irtikap… Cumhuriyet tarihi boyunca bu milletin başına bela edilen nice kötülükler oldu. “Daha öncesinde yok muydu?” diye sorulabilir. Elbette vardı. Ancak özellikle son günlerde yaşananlara bakıldığında, laiklik ve Atatürkçülük maskesi altında bazı çevrelerin bu alanlarda adeta seviye atladığı görülüyor.

Belediyelerde ortaya saçılan çürümüşlük ve ahlaksızlık iddiaları CHP’nin peşini bırakmıyor. Üstelik yaşananların, buzdağının yalnızca görünen küçük bir kısmı olduğu ifade ediliyor.

Müslümanların mahremiyet anlayışına savaş açan CHP zihniyetinin asıl mahiyeti; basına yansıyan bu çürümüşlük, yozlaşma ve ahlaki düşüş tablosuyla daha iyi anlaşılıyor.

HÜDA PAR’a türlü iftiralarla “40 bin TL” üzerinden saldıranların, sadece bir adaydan 1 milyon Euro aldıkları yönündeki itiraflar da kamuoyuna yansıdı. Üstelik bunun yalnızca tek bir kişiden ve tek seferde alınan para olduğu söyleniyor.

Öte tarafta, daha birkaç gün önce CHP Parti Sözcüsü, Uşak Belediyesi’nin Özgür Özel’in makam aracının dizaynı için ödediği 170 bin Euroyla ilgili olarak, “Rakamlar aslında bugünkü Türkiye düzeni içerisinde küçük rakamlar.” diyerek adeta israfı ve yolsuzluk anlayışını savundu.

Garibin, gurebanın hâlinden ne kadar uzak olduklarını da böylece göstermiş oldular. Zira bir aracın yalnızca iç dizaynı için ödenen 170 bin Euroya -yani 9 milyon 67 bin 329 lira 10 kuruşa- “küçük rakam” diyebilmek, milletin yaşadığı ekonomik gerçeklikten kopmuş olmanın açık göstergesidir.

Otel odaları, belediye binaları, parti merkezleri… Nerede ne çıkacağı belli değil. Eğer “sol demokratlık” buysa, Allah bu memleketi böyle bir zihniyetten muhafaza etsin.

Her şeyin başı Allah korkusudur. Allah korkusunun olmadığı yerde yozlaşma, pislik ve rezalet kaçınılmaz hâle gelir. Bunu parti ayırmaksızın söylüyorum.

Daha birkaç gün önce yasa dışı bahis operasyonları gündeme düştü. Bu çirkefliğe bulaşanlar yalnızca bir partinin mensupları değildir. Allah korkusu taşımayan, kendisini, ailesini ve memleketini düşünmeyen herkesin düşebileceği bir bataklıktır bu.

Bir diğer mesele de sürekli “yasa dışı bahis” denilmesidir. Sanki yalnızca yasa dışı olan kötüymüş gibi bir algı oluşturuluyor. Oysa haksız kazançla, kumar ve şans oyunları üzerinden elde edilen her kuruş haramdır ve esasında meşru değildir.

Kötülükle mücadelede çifte standart olmaz. Kötü kötüdür. CHP’de ortaya çıkan yolsuzluklar ve yüz kızartıcı olaylar nasıl yanlışsa; hangi partide, hangi çevrede olursa olsun benzer durumlar da aynı şekilde kötüdür ve üzerine gidilmelidir.

Bunu söylerken, “Her yerde aynı şey var” demek istemiyorum. Çünkü CHP’nin yıllardır laiklik ve Atatürkçülük maskesi altında bu millete reva gördüklerinin haddi hesabı yoktur.

Bu memleketin temiz siyasete ve gerçek adalete ihtiyacı vardır. “Benim hırsızım iyidir, seninki kötüdür” anlayışı terk edilmelidir.

HÜDA PAR’ın siyaset anlayışı bu noktada umut vermektedir. Kimden gelirse gelsin doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilen bir siyasetin bu memlekete çok şey kazandıracağı açıktır.

Parti menfaatini değil; memleketin sulhunu, selametini ve ahlaki dirilişini önceleyen bir kadroya ne kadar ihtiyaç olduğu bugün daha net görülmektedir. HÜDA PAR’a yönelik toplumsal sempatinin giderek arttığını görmek zor değildir.

Toplumun farklı kesimlerinden insanların, “HÜDA PAR çok dikkatli, titiz ve ilkeli bir siyaset yürütüyor; yavaş ama sağlam adımlarla Türkiye’de önemli bir konuma gelebilir” şeklindeki değerlendirmeleri de dikkat çekicidir. Bu durum, dipten gelen sessiz ama güçlü bir yükselişe işaret etmektedir.

Başlıkta ifade edildiği gibi; HÜDA PAR’ın “Temiz Siyaset, Gerçek Adalet!” vurgusu, CHP’de veya başka çevrelerde ortaya çıkan tüm kötülüklere karşı sağlam bir bariyer olabilir. Buna destek vermek de duyarlı her vatandaşın sorumluluğu olsa gerek.