Teknik, muz tohumları ve hücrelerinin özel bir çözeltiye batırılmasına, ardından yeniden ekim sürecine geçilmeden önce 6 ay boyunca -60°C’nin altındaki son derece düşük sıcaklıklarda dondurulmasına dayanıyor.
Japonya, daha önce bitki yetiştiriciliğine elverişli olmayan soğuk bölgeler, verimsiz araziler ve toprağı kirlenmiş alanlarda tarım yapılmasını mümkün kılan bir dizi devrim niteliğinde yeni tarım tekniği geliştirdi. Bu yeni tarım teknolojileri hem Japonya’da hem de uluslararası alanda büyük ilgi gördü ve “dünya genelinde bir tarım devrimi yaratacak şaşırtıcı teknikler” olarak tanımlandı.
Japonya, muz ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılıyor. Çünkü muz normalde tropikal bölgelerde yetişiyor ve Japonya’nın iklim koşulları bu meyvenin başarıyla yetişmesine uygun değil. Bunun temel nedeni, Japonya’nın muzun doğal yetişme ortamından coğrafi olarak uzak olması.
Muz “dayanmayı başardı”
Bir Japon tarım şirketinin teknik direktörü Tetsuzo Tanaka, muzlara duyduğu ilgiyle bu meyvenin Japonya’da nasıl yetiştirilebileceğini araştırmaya başladı. Tanaka’ya göre, muz gibi tropikal bir meyve buzul çağında bile zorlu çevre koşullarına dayanabildiyse, soğuk iklimlere karşı direnç sağlayan kalıtsal, içsel yeteneklere sahip olmalıydı.
Tanaka, kırklı yaşlarında bu proje üzerinde çalışmaya başladı ve araştırmasını şu fikirden yola çıkarak şekillendirdi; Muzun bugün sahip olduğu özellikler modern iklim koşullarına iyi uyum sağlamıştı; öyleyse neden buzul çağındaki özellikler yeniden canlandırılarak Japonya’da muz yetiştirmek mümkün olmasındı?
Muz fidelerini dondurmak!
Araştırmacı ilk etapta muz fidelerini buzdolabı ya da sıvı azot kullanarak dondurmaya çalıştı; ancak tüm denemeler başarısız oldu. Uzun süren deneme-yanılma sürecinin ardından ise etkili bir yöntem geliştirmeyi başardı.
Bu yöntemde muz tohumları ve hücreleri özel bir çözeltiye batırılıyor, ardından 6 ay boyunca -60°C’nin altındaki sıcaklıklarda donduruluyor ve sonrasında yeniden ekiliyor. “Dondurma ve çözme yoluyla uyarım tekniği” adı verilen bu yöntemle muz fideleri, buzul çağını andıran iklim koşullarına maruz bırakılıyor. Böylece Tanaka, soğuk iklime dayanıklı muz üretmeyi başardı ve bu muzları, kışın sıcaklıkların sıfırın altına düştüğü Okayama Eyaleti’nde başarıyla yetiştirdi.
Araştırmacı, bu yöntemle yetiştirilen muzlarda hücre bölünme hızının arttığını ve fidelerin çok daha hızlı büyüdüğünü gözlemledi.
Uzman bir Japon şirket tarafından yapılan genetik analizler, soğuğa dayanıklılıkla ilişkili genlerde ve büyüme hızını kontrol eden genlerde yeni değişimlerin ortaya çıktığını gösterdi. Normalde muz çeşitlerinin hasada hazır hale gelmesi 2–3 yıl sürerken, bu yeni muz türü yaklaşık 6 ayda ürün vermeye, 9 ayda hasada hazır hale gelmeye başladı.
“Muhteşem muz”
Japonya’da üretilen bu muza “Mongee Bananas” adı verildi. Bu ifade, Okayama bölgesinin yerel lehçesinde “muhteşem muz” anlamına geliyor. Bu muz türü zengin ve tatlı bir lezzete sahip, böcek ilacı kullanılmadan yetiştiriliyor ve bu nedenle kabuğuyla birlikte tamamen yenebiliyor.
Yüksek talep nedeniyle, bu muzların satışa sunulduğu her seferde stoklar hızla tükeniyor. Bu nedenle üretim yapılan alanlar genişletilmeye devam ediyor.
Diğer ürünlere de uygulanabilir
“Dondurma ve çözme yoluyla uyarım tekniği” yalnızca muzla sınırlı değil. Halihazırda 200’den fazla farklı bitki türü üzerinde üretim ve araştırma çalışmaları yürütülüyor ve bu çalışmalar ticari üretim aşamasına doğru ilerliyor.
Bu bitkiler arasında papaya, guava, hurma, açaí, liçi, kahve ve daha birçok tarım ürünü bulunuyor.
Tarım ürünlerinde hızlı büyüme
Bu tekniğin en önemli avantajlarından biri, tarımsal ürünlerin çok daha hızlı büyümesini sağlaması. Bu da piyasadaki arzın artmasına ve istikrara kavuşmasına katkı sunuyor. Ayrıca bu yöntem yalnızca soğuk bölgeler için değil, Moğolistan gibi aşırı sıcak bölgeler için de uygun; çünkü hem soğuk hem de sıcak iklim koşullarında üretime imkan tanıyor.
“Dondurma” özelliği zararsız olması ve tarımda pestisit kullanılmaması nedeniyle, organik tarıma önem veren Almanya, Avusturya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD ve Brezilya’nın da dikkatini çekmiş durumda. Bu yönteme dayalı kanıta dayalı tarım denemelerinin Çin’de şimdiden başladığı belirtiliyor.