Acının hâlâ dinmediği, yaraların hâlâ kapanmadığı bir zamanda; benim de memleketim olan Adıyaman’da meydana gelen depremin üçüncü yıl dönümünde bu satırları yazıyorum.
Belki de tarihte ilk kez, paranın hiçbir anlam ifade etmediği bir gün yaşandı:
6 Şubat 2023.
O gün, 11 ilimizde 7 ve üzeri şiddette büyük depremler meydana geldi. Bu depremlerin yol açtığı tahribatı kelimelerle anlatmak mümkün değil. Ne söylesek eksik kalır. Yüzlerce aile yok oldu, binlerce çocuk yetim kaldı, binlerce insan zorunlu olarak memleketini terk edip başka illere gitmek zorunda kaldı. Hayat bir anda durdu.
Vefat edenlere Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabır diliyorum.
O gün para geçerli değildi.
Düşünün; cebinizde paranız var ama hiçbir işe yaramıyor. Çünkü her yer yıkılmış, her yer kapalı. Gidebileceğiniz bir yer, alabileceğiniz bir şey yok. Milyonlarca insan bir tas çorba alabilmek için çorba kuyruğuna girmek zorunda kaldı. Evi, dükkânı olan insanlar bile bir çadır bulabilmek için günlerce mücadele etti.
Ama tüm bunlar yaşanırken, nedense kalbimizde az da olsa bir deprem olmadı. Bir sarsıntı, bir uyanış, bir irkilme meydana gelmedi.
Gözlerimizin önünde yaşanan bunca acıya rağmen neden gerçek bir ders, gerçek bir ibret alamadık? Kendimize çeki düzen vermek, düşünmek ve tefekkür etmek için bu yaşananlar yetmedi mi? Adeta bir kıyamet sahnesi yaşanmışken, toplum olarak neden uyanamadık?
Depremin üzerinden üç yıl geçti.
Evet, kısmen bazı yaralar sarıldı. Evleri yıkılan bazı aileler TOKİ konutlarına yerleştirildi. Ancak hâlâ konteynerlerde yaşayan binlerce aile var. Bunların içinde benim ailemden olanlar da bulunuyor. Umudumuz, tüm vatandaşlarımızın sıkıntılarının en kısa zamanda giderilmesidir.
Depremin üçüncü yılı vesilesiyle deprem bölgesine giden tüm siyasi partiler, ne yazık ki neredeyse seçim zamanıymış gibi hareket etti. Herkes kendi propagandasının peşine düştü; bir sonraki seçimde milleti nasıl ikna ederiz hesabı yapıldı.
Eğer gerçekten orada yaşayan insanları düşünüyorsanız, şehrin merkezine inin. Halkla birlikte sokakları dolaşın. Yazın tozunu, kışın çamurunu yerinde görün. O zaman gerçek tabloyla yüzleşirsiniz.
Rabbim, bu millete bir daha böyle acılar yaşatmasın. Böyle ibretlik olaylardan ders çıkarmayı nasip etsin.
Allah’a emanet olunuz.