Suriye’de cumartesi saatlerinde başlayan geniş çaplı harekatta, ordu birlikleri önemli kazanımlar elde etti. Özellikle petrol ve doğal gaz sahalarının bulunduğu bölgelerde ilerleme kaydeden Suriye ordusu, ülkenin en büyük petrol sahalarından biri olan El-Ömer Petrol Sahası’nın kontrolünü ele geçirdi. Aynı zamanda Koniko Doğal Gaz Sahası da ordu denetimine geçti.
Harekat kapsamında, Rakka’nın batısında yer alan Tabka kenti ile Tabka Askeri Hava Üssü de Suriye ordusunun kontrolüne alındı. Operasyonun ilk saatlerinden itibaren savaş uçakları ve zırhlı birliklerin yoğun desteğiyle kent çevresindeki direnç kırılırken, SDG güçleri bu hattı terk etti.
Öte yandan bölgedeki bazı aşiret güçleri, Deyrizor’a bağlı Şehil, Havaic, Ziban, Tayyane, Ebu Hammam, Hatla, Garanic, Bağoz, Susah ve Şafe köy ve beldelerinde kontrolü ele aldı.
Günün ilerleyen saatlerinde ise Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile bir anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Anlaşma; tüm cephelerde kapsamlı ateşkes, geniş çaplı idari ve askeri düzenlemeler içeriyor.
Anlaşma kapsamında Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin Suriye hükümetine devredilmesi, SDG güçlerinin devletin askerî ve güvenlik kurumlarına entegre edilmesi, petrol sahalarının teslimi, DEAŞ tutukluları ve aileleri dosyasının devlet tarafından devralınması yer alıyor. Ayrıca, PKK ile bağlantılı Suriyeli olmayan lider ve unsurların ülke dışına çıkarılması taahhüt ediliyor.
Anlaşmanın Maddeleri
Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre, 14 maddelik anlaşmanın tam metni şöyle:
Birinci madde: Suriye hükümet güçleri ile SDG arasında, tüm cepheler ve temas noktalarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes sağlanırken; SDG’ye bağlı tüm askeri birimlerin Fırat’ın doğusuna çekilmesi, yeniden konuşlanma için bir hazırlık adımı olarak gerçekleştirilecektir.
İkinci madde: Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri olarak derhal ve eksiksiz biçimde Suriye hükümetine devredilmesi. Bu; tüm sivil kurum ve tesislerin kontrolünün devralınmasını, ilgili Suriye hükümeti bakanlıklarındaki mevcut çalışanların görevlerine iade edilmesi için derhal kararname çıkarılmasını ve hükümetin iki vilayetteki SDG çalışanlarını ve savaşçılarını ya da sivil yönetimi hedef almayacağına dair taahhüdünü içermektedir.
Üçüncü madde: Haseke vilayetindeki tüm sivil kurumların, Suriye devletine bağlı kurum ve idari yapılarla entegrasyonu sağlanacaktır.
Dördüncü madde: Suriye hükümeti, bölgedeki tüm sınır kapıları ile petrol ve gaz sahalarını devralacak; bu kaynakların Suriye devletine geri dönüşünü sağlamak amacıyla hükümet güçleri tarafından korunmaları temin edilecektir.
Beşinci madde: SDG’ye bağlı tüm askeri ve güvenlik unsurlarının, gerekli güvenlik taramasından geçtikten sonra, Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısı içinde bireysel olarak entegrasyonu sağlanacaktır. Bu süreçte personele askeri rütbeleri ile mali ve lojistik hakları eksiksiz olarak verilecek; ayrıca Kürt bölgelerinin özel yapısı korunacaktır.
Altıncı madde: SDG yönetimi, devrik rejimin kalıntılarını kendi saflarına katmamayı taahhüt edecek ve Kuzeydoğu Suriye bölgelerinde bulunan devrik rejim subaylarının listelerini teslim edecektir.
Yedinci madde: Haseke Valiliği için aday atamasını öngören bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılacak; bu adım, siyasi katılımın ve yerel temsiliyetin güvence altına alınması amacını taşımaktadır.
Sekizinci madde: Ayn el-Arab/Kobanî şehrinin ağır askeri unsurlardan arındırılması sağlanacak; şehrin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücü kurulacak ve yerel polis gücü, idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı şekilde faaliyet gösterecektir.
Dokuzuncu madde: IŞİD mahkûmları ve kamplarıyla ilgili sorumlu idari birimler ile bu tesislerin korunmasından sorumlu güçler, Suriye hükümeti ile birleştirilecek; hükümet, bu alanların tüm yasal ve güvenlik sorumluluğunu üstlenecektir.
Onuncu madde: SDG yönetimi tarafından sunulan ve merkezi devlet yapısında üst düzey askeri, güvenlik ve sivil görevleri üstlenecek lider adaylarını içeren liste onaylanacak; bu adım, ulusal ortaklığın güvence altına alınmasını amaçlamaktadır.
On birinci madde: 2026 yılına ait 13 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi; Kürt halkının kültürel ve dilsel haklarının tanınmasını, ayrıca önceki dönemlerden kalan düzenlemelerden kaynaklı hak kayıplarının ve mülkiyet haklarının geri verilmesini öngören hak ve medeni meselelerin çözülmesini kapsamaktadır.
On ikinci nadde: SDG, egemenliği ve bölgenin istikrarını sağlamak amacıyla tüm yabancı PKK liderlerini ve unsurlarını Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarmayı taahhüt etmektedir.
On üçüncü madde: Suriye devleti, IŞİD’e karşı terörle mücadeleyi sürdürmeyi; bu çerçevede uluslararası koalisyonun aktif bir üyesi olarak ABD ile ortak koordinasyonu sağlayarak bölgenin güvenliği ve istikrarını garanti altına almayı taahhüt etmektedir.
On dördüncü madde: Afrin ve Şeyh Maksud bölgelerindeki halkın güvenli ve onurlu şekilde evlerine dönmelerine ilişkin mutabakatların sağlanması için çalışmalar yürütülecektir.
Barrack: Eş-Şara, Kürtlerin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu teyit etti
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki ‘ateşkes ve entegrasyon’ anlaşmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Barrack, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’yi “iki büyük Suriyeli lider” olarak tanımladı.
Barrack açıklamasında şu ifadeleri kullandı;
Amerika Birleşik Devletleri, bugün varılan ateşkes anlaşmasına ulaşılması yönünde sergiledikleri yapıcı çabalar nedeniyle Suriye hükümetini ve Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) takdir etmekte; bu anlaşmanın, birleşik bir Suriye hedefi doğrultusunda diyaloğun ve işbirliğinin yeniden canlandırılmasının önünü açtığını vurgulamaktadır.
Zulmün gölgesinden ülkelerini ve halklarını kurtarma ortak vizyonuyla hareket eden iki büyük Suriyeli lider, artık tüm Suriyeliler için daha aydınlık bir gelecek inşa etmek üzere bir araya gelmiştir. Bu anlaşma ve ateşkes, eski hasımların ayrışma yerine ortaklığı benimsediği kritik bir dönüm noktasını temsil etmektedir.
Cumhurbaşkanı Eş-Şara, Kürtlerin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu teyit etmiştir. Amerika Birleşik Devletleri de, IŞİD’le mücadelede tarihî ortağımızın, Uluslararası Koalisyon’un en yeni üyesiyle sorunsuz biçimde bütünleşmesini memnuniyetle karşılamakta; terörizme karşı süregelen mücadelemizi sürdürürken bu sürecin ilerlemesini sabırsızlıkla beklemektedir.
Kapsamlı bir entegrasyon anlaşmasının ayrıntılarını netleştirmeye yönelik zorlu çalışma şimdi başlıyor. Amerika Birleşik Devletleri, bu sürecin her aşamasında kararlılıkla bu sürecin yanında duracaktır; IŞİD kalıntılarının yenilgiye uğratılması yoluyla hayati ulusal güvenlik çıkarlarımızı korurken, Başkan Trump’ın cesur Ortadoğu Barış Planı’nı da ileri taşıyacağız.
Amerika Birleşik Devletleri, IŞİD tehditlerine karşı bu süreklilik arz eden kararlı çabadan özellikle cesaret almaktadır. Bu çaba, uzun vadeli Kürt ortaklarımızın; tüm vatandaşlarının çıkarlarını ve haklarını güvence altına alan, birleşik ve kapsayıcı bir Suriye’ye tam anlamıyla dâhil edilmesini kolaylaştıracaktır. Ayrıca, farklı çıkar hatlarını tek ve bütünlüklü bir ortak zeminde buluşturarak uzlaşı ve ulusal birlik doğrultusundaki ortak hedefleri de ilerletecektir.
Ahmet Şara Erdoğan ile Görüştü
Anlaşmanın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne, birlik ve beraberliğine büyük önem verdiğini vurguladı. Suriye’de kalıcı istikrar ve güvenliğin sağlanmasının hem ülke hem de bölge açısından hayati olduğuna dikkat çekti.
Erdoğan, Türkiye’nin, başta terörle mücadele olmak üzere Suriye’ye yönelik desteğinin artarak süreceğini dile getirdi.
Mazlum Abdi: Savaşı durdurmak için anlaşmayı kabul ettik
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Şam yönetimiyle yapılan ‘ateşkes ve entegrasyon’ anlaşmasına ilişkin açıklamasında;
“Yarın, anlaşmayla ilgili görüşmeler yapmak üzere Şam’a gitmeden önce bazı konulara açıklık getirmek istiyoruz. Her şeyden önce, bu savaş bize dayatılmıştır. Bu ayın 4’ünde Şam’da bir toplantı gerçekleştirdik; ardından birçok görüşme yaptık ve son olarak Erbil’de bir araya geldik. Amacımız, bu savaşın önünü almaktı. Ancak maalesef bu savaş birçok güç tarafından planlanmıştı ve ısrarla dayatılarak bugüne gelindi.
Bu savaşın bir iç savaşa dönüşmemesi, daha fazla ölüm yaşanmaması; özellikle sivil kayıpların ve anlamsız ölümlerin önlenmesi için; sonuçları da belli olmayan bu süreci durdurmak amacıyla Deyrizor ve Rakka bölgelerinden Haseke’ye çekilme kararı aldık ve bu temelde bir anlaşma yapıldı.
Şam’dan döndükten sonra halkımıza kapsamlı bir açıklama yapacağız. Devrimin ve halkımızın kazanımlarını korumakta ısrarlıyız; bölgemizin hassasiyetlerini koruyacağız ve bunun için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Gücümüz vardır ve çabalarımız sürecektir; bu, uzun soluklu bir mücadeledir ve halkımız, örgütümüz ile yoldaşlarımız bu savaşta ve son 14 yılda olduğu gibi bu mücadelede de başarıya ulaşacaktır.” ifadelerini kullandı.
Senatör Graham’dan Suriye–SDG anlaşmasına ilişkin açıklama
ABD’li Senatör Lindsey Graham, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında varılan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasına ilişkin anlaşmanın nasıl ve kimlerle müzakere edildiğine dair netlik bulunmadığını iddia etti. Senatör Graham, anlaşmanın Türkiye dışındaki bölgesel ortaklarla görüşülüp görüşülmediğini sorarken bu süreçte israil ile herhangi bir temas veya koordinasyon kurulup kurulmadığını ve israilin olası katkısının ne olduğunu sorguladı.
ABD’nin Suriye politikasındaki temel ulusal güvenlik önceliklerinden birinin DEAŞ'la mücadele olduğunu iddia eden Graham, uzun yıllardır çoğunluğu SDG ile yakın iş birliği içinde çalıştıklarını hatırlattı.
“Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan bu son ateşkes anlaşması hakkında cevaplardan çok sorularım var” diyen Graham, SDG ile yakın ilişkisi bulunan senatörlerden biri olduğunu belirterek, bu sorulara en kısa sürede kapsamlı yanıtlar beklediğini ifade etti.
Şara Berlin ziyaretini erteledi
Öte yandan Alman hükümeti sözcüsü, Pazar akşamı Alman Basın Ajansı'na (dpa) yaptığı açıklamada, Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara'nın Pazartesi günü yapılması planlanan Almanya ziyaretini ertelediğini doğruladı. Sözcü, ertelemenin Suriye'deki mevcut iç siyasi durumdan kaynaklandığını belirtti.