Soykırımcı israilin, İran İslam Cumhuriyeti’nin ateşkes anlaşmasının temel şartlarından biri olarak görülen Lübnan'a yönelik saldırıları durdurmaması ve Beyrut'un güney banliyösüne yeniden saldırı düzenlemesinin ardından İran pazar akşamı işgal altındaki toprakların kuzeyine yönelik üç dalga halinde füze saldırısı düzenledi.
Saldırının ardından ABD Başkanı Trump soykırımcı israil başbakanı Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde İran'a karşı misilleme saldırısı düzenlememesini talep etti.
Ancak soykırımcı israil ordusu pazartesi sabaha karşı İran'ın batısı ve merkezindeki askeri hedeflere hava saldırıları düzenlediğini açıkladı. İran ise buna karşılık işgal atındaki toprakların orta kesimlerinden güneydeki Beerşeva’ya kadar uzanan bölgelere yönelik yeni bir füze saldırısı dalgası başlattı.
HAMANEY: SALLANTIDAKİ SİYONİST REJİMİN SAYIILI GÜNÜ KALDI
İran İslam Cumhuriyeti lideri Mücteba Hamaney, ülkesinin soykırımcı israile yönelik füze saldırısının ardından açıklama yaptı.
Hamaney sosyal medya hesaplarından, israile yönelik yayımlandığı mesajda, "Sallantıdaki siyonist rejimin nefesinin sayılı günü kalmıştır.” ifadesine yer verdi.
İRAN: NASR OPERASYONUNU BAŞLATTIK
İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları, Hava-Uzay Kuvvetleri'nin "Nasr Operasyonu" adı verilen askeri harekatı başlattığını ve işgal altındaki Filistin'de bulunan israile ait stratejik Nevatim ve Tel Nof hava üslerindeki önemli merkezleri hedef aldığını duyurdu.
Açıklamada, tüm muharip ve operasyonel birliklerin gerekli görülmesi halinde bütün cephelerde geniş kapsamlı operasyonlar düzenlemek üzere tam hazırlık seviyesinde bulunduğu vurgulandı. Ayrıca olası tüm senaryolara yönelik operasyon planlarının hazırlandığı ve yeni bir saldırının "kararlı ve acı verici" bir karşılıkla yanıtlanacağı ifade edildi.
Devrim Muhafızları ayrıca ABD yönetimi ve israile destek veren ülkelere sert bir uyarıda bulundu.
Açıklamada, "İran'a yönelik saldırılar için açılan herhangi bir toprak veya hava sahası, sahiplerini doğrudan ateş gücümüzün hedefi haline getirecektir" denildi.
Ayrıca İran Devrim Muhafızları, soykırımcı israilin bir petrokimya tesisine yönelik saldırısına karşılık olarak Hayfa'daki enerji ve sanayi tesislerini füze saldırısıyla hedef aldıklarını açıkladı.
Açıklamada, israilin sivil hedefleri ve petrol sanayisini hedef alarak "tehlikeli bir oyun" başlattığı belirtilirken, bu sürecin bölgedeki tüm enerji hedeflerini kapsayabilecek bir çatışmaya dönüşebileceği uyarısında bulunuldu.
YEMEN KIZILDENİZ’İ SİYONİSTLERE KAPATTI
Yemen'deki Ensarullah Hareketi de İran’ın misilleme eylemlerine destek vererek israile yönelik yeni füze saldırıları düzenlediklerini açıkladı ve Kızıldeniz'de israile ait deniz taşımacılığı faaliyetlerine tam yasak uyguladıklarını duyurdu.
Yemen Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, işgal altındaki Yafa bölgesindeki hassas israil hedeflerinin füze saldırılarıyla vurulduğu ve saldırıların hedeflerine başarıyla ulaştığı belirtildi.
Açıklamada, yayımlandığı andan itibaren israile ait tüm deniz taşımacılığı faaliyetlerinin Kızıldeniz'de yasaklandığı ilan edilirken, israile ait tüm hareketlerin Yemen Silahlı Kuvvetleri tarafından meşru askeri hedef olarak değerlendirileceği ifade edildi.
Ensarullah bölgedeki gerilimin tırmanması halinde buna daha sert karşılık vereceklerini belirterek, askeri operasyonların sahadaki gelişmelere bağlı olarak yoğunlaşacağını ve direniş ekseniyle koordinasyon içinde sürdürüleceğini vurguladı.
Açıklamada ayrıca Filistin, Gazze, İran, Lübnan ve Irak'taki direniş güçlerine destek mesajı verilerek, "Amerikan-israil saldırganlığına karşı koyma hakkını savunuyoruz" denildi.
Yemen yönetimi, kendilerine ve direniş eksenine yönelik saldırılar ile kuşatma devam ettiği sürece askeri operasyonların da süreceğini belirtti.
BEKAYİ: israilin HER SALDIRISINDA ABD’NİN PAYI VAR
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi soykırımcı israilin Lübnan'a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
"Bizim bölgemizde hiç kimse siyonist rejimin ABD ile önceden koordinasyon ve iş birliği olmadan herhangi bir adım attığına inanmıyor. ABD'nin, siyonist rejime verdiği destek nedeniyle İran'a karşı savaşı başlattığını göz ardı etmemeliyiz."
ABD'nin şu anda da saldırı ve savunma alanlarında israille koordinasyon içinde olduğunu belirten Bekayi, "israilin ABD'nin sözünü dinlemediği yönündeki iddialar her zaman tartışılabilir. Ancak ateşkesin tarafı olarak ABD'nin sorumluluğu kesindir" dedi.
Bekayi, bölgede yaşanacak herhangi bir ateşkes ihlalinden, ister doğrudan ABD'nin ister israilin sorumlu olması durumunda Washington'un da sorumluluk taşıyacağını belirterek, gerilimin tırmanmasının sonuçlarının ABD'ye ait olacağını söyledi.
İranlı sözcü, son saldırıların müzakere sürecine etkisine ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:
"Bu gelişmeler kuşkuları kesinlikle artırıyor. Biz zaten ABD ile yoğun bir güvensizlik ortamında mesaj alışverişi yapıyorduk. israilin bölgedeki eylemlerini ABD politikalarından ayrı değerlendirmek mümkün değildir."
ABD'nin çelişkili açıklamalarının diplomatik süreci karmaşık hale getirdiğini belirten Bekayi, son 24 saatte yaşanan olayların da bu düzensizliği daha da derinleştireceğini ifade etti.
Savaşın gidişatına ilişkin açıklamasında Bekayi şunları söyledi:
"Ulusal çıkarlarımız ve güvenliğimiz neyi gerektiriyorsa o noktaya kadar gerekli adımları atacağız. israilin ve ABD'nin saldırılarını her gün tekrarlamasına ve ardından sadece ateşkese bağlılık yönünde genel açıklamalar yapmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz."
Tüm devlet kurumlarının ve halkın her türlü senaryoya hazır olduğunu belirten Bekayi, savaşın sona erdirilmesi amacıyla başlatılan diplomatik sürecin, müzakerelerin varlık nedeninin zedelenmesi halinde doğal olarak etkileneceğini söyledi.
"Diplomasi ve saha birbirinin tamamlayıcısıdır ve İran'ın çıkarlarını korumaya hizmet eder. Gerektiğinde silahlı kuvvetler devreye girer, gerektiğinde diplomatlar görev alır" dedi.
SİYONİSTLERİN SAVAŞ FİNANSÖRÜ TRUMP: ATEŞKES İLAN EDİN
Soykırımcı israil Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan İran'a karşı misilleme saldırısı düzenlememesini isteyen Trump, buna rağmen israilin İran'a yönelik saldırılar gerçekleştirmesinin ardından yeni mesajlar yayımladı.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Trump, "israil ve İran derhal ateş açmayı durdurmalı" ifadelerini kullanarak çatışmaların sona erdirilmesini istedi.
Trump ayrıca, İran ile yürütülen diplomatik temasların sürdüğünü belirterek, "Barış müzakereleri devam ediyor ancak cehalet ya da aptallık nedeniyle sekteye uğrama ihtimali var" dedi.
Haydut ABD Başkanı, İran'a yönelik baskı politikasının süreceğiyle de tehdit ederek, "İran'a yönelik abluka nihai bir anlaşmaya varılıncaya kadar devam edecek" ve "İran üzerindeki abluka tüm gücüyle sürdürülecek" ifadelerini kullandı.
SİYONİSTLER RAHATSIZ
Soykırımcı israil gazetesi Maariv'de yayımlanan bir makalede, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun son dönemdeki askeri ve siyasi tutumu sert şekilde eleştirildi.
Gazeteci ve yazar Dan Perry tarafından kaleme alınan yazıda, Beyrut'un güney banliyösüne yönelik saldırıların yeniden başlatılması "şoke edici bir sorumsuzluk" olarak nitelendirildi.
Makalede, Netanyahu'nun attığı adımın bölgeyi yeniden tehlikeli bir çatışma ortamına sürüklediği, buna karşın herhangi bir stratejik değişiklik ya da hesaplanmış bir kazanım sağlamadığı ifade edildi.
Yazıda, israilin İran İslam Cumhuriyeti karşısında her zamankinden daha fazla Washington'la koordinasyona ihtiyaç duyduğu bir dönemde Beyrut'un güneyine yönelik saldırının ne amaçla yapıldığı sorgulandı.
Makaleye göre söz konusu saldırı herhangi bir fayda sağlamadı; aksine İran'ın israilin kuzeyine yönelik balistik füze saldırılarına ve daha geniş çaplı bölgesel tırmanma riskine yol açtı.
israil yönetiminin bu gerçeği görmezden geldiği ve iki adım sonrasını düşünemediği belirtilen yazıda, mevcut ana cephenin Lübnan değil İran olduğu vurgulandı.
Maariv, israilin bağımsız hareket ettiği yönündeki söylemlerin tamamen bir yanılsama olduğunu belirtti.
Gazete, ABD'nin hava köprüsü, mühimmat desteği, Birleşmiş Milletler'deki vetosu ve Avrupa ile uluslararası kuruluşlar karşısındaki diplomatik koruması olmadan israilin birkaç haftadan uzun süre büyük çaplı bir savaşı sürdüremeyeceğini ifade etti.
Makalede, mühimmat stoklarının tükeneceği ve israilin yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı vurgulandı.
Yazıya göre israil, kendisini İran saldırılarını dahi kontrol altına almak ve gerilimi azaltma çağrılarına uymak zorunda kaldığı bir köşeye sıkıştırdı. Çünkü geniş çaplı bir savaşı Amerikan desteği olmadan sürdürmesi mümkün değil.