Gasp edilen Filistin topraklarında terör estiren işgalci Netanyahu, cinayetlerine devam edeceğinin sinyalini veren küstah açıklamalarda bulundu. Bölgeyi kan gölüne çeviren katliam şebekesinin, en büyük suç ortağı olan ABD ile arasındaki kriz ise her geçen gün daha da derinleşiyor.
Netanyahu'nun Washington’a rest çeken açıklamalarının gölgesinde, bölgede kritik bir diplomasi trafiği yaşanırken, İran ve ABD arasında Katar ile Pakistan'ın arabuluculuğunda 60 günlük yeni bir yol haritası çizildi.
Netanyahu: "Katliam İçin Kendi Silahlarımızı Üretmeliyiz!"
Sözde Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre siyonist katil Netanyahu, yasa dışı Gush Etzion yerleşimindeki yedek subaylarla bir araya geldi. Burada işgal ordusunun unsurlarına hitap eden Netanyahu, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik saldırılarına değinerek bölgedeki gerilimi tırmandıracak mesajlar verdi. Küstahça tehditler savuran Netenyahu "Henüz her şeyin bitmediğini" ve işgal ordusunun şu anda büyük bir askeri güç yığınağı yapmaya devam ettiğini ileri sürdü.
Washington-Tel Aviv Hattında Güven Bunalımı
Gazze ve Lübnan'da soykırıma imza atan işgal rejiminin en büyük lojistik ve askeri destekçisi olan ABD ile ilgili katil Netanyahu'dan itiraf niteliğinde bir kriz beyanı geldi. Katliamlarını uluslararası baskılardan ve Washington'ın iç politika hesaplarından ari, daha rahat ve kısıtlamasız sürdürebilmek için silahlanmada Amerikan boyunduruğundan kurtulmaları gerektiğini savunan Netanyahu, şu ifadeleri kullandı:
"Kendi bağımsız silahlanma ağımıza ihtiyacımız var. Kendi silahlarımızı üretmeliyiz."
Siyonist elebaşı, işgal rejiminin gelecekteki bekasının, silah üretiminde elde edecekleri sözde "bağımsızlık"tan geçtiğini iddia ederek, ABD ile aralarındaki stratejik çatlağın ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.
ABD ve İran Hattında Trafik: "Amerika, İran’ın Halısı Oldu!"
İşgal rejiminin bölgeyi topyekun bir savaşa sürükleme çabaları sürerken, Tel Aviv’i bypass eden dikkat çeken bir müzakere masası kuruldu. Eski Mossad şeflerinin "Amerika, İran’ın halısı oldu" diyerek tepki gösterdiği dolaylı görüşmeler, Siyonist koridorda büyük bir panikle karşılandı.
İran ile ABD arasında, İslam ülkeleri Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda İsviçre'de gerçekleştirilen dolaylı görüşmelerin ilk turu 21 Haziran'da sona erdi. Görüşmelerin odak noktasını 14 maddelik mutabakat zaptı ve bu zaptın uygulanmasına dair teknik detaylar oluşturdu.
Hürmüz İçin 60 Günlük Yol Haritası Devrede
Arabuluculuk görevini üstlenen Katar ve Pakistan Dışişleri Bakanlıkları tarafından yapılan ortak açıklamada, sürecin nasıl işleyeceğine dair şu detaylar paylaşıldı:
Üst Düzey Komite: Mutabakat zaptı doğrultusunda, arabuluculuk çabalarının siyasi yönlerini denetlemek için üst düzey bir komite kurulacak.
60 Günlük Süreç: Taraflar, en geç 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varılmasını hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştı.
Teknik Görüşmeler: İki ülke heyetleri arasındaki teknik görüşmelerin hız kesmeden devam etmesi planlanıyor.
Lübnan Sahasında Yeni Denetim Mekanizması
Diplomasi trafiğinin bir diğer önemli ayağını ise terör şebekesinin kan gölüne çevirdiği Lübnan oluşturuyor. Bölgedeki kaynaklardan alınan bilgilere göre; işgalci rejimin Lübnan'daki saldırılarını ve çatışmaları sonlandırmak amacıyla yürütülen görüşmelerde belirli bir ilerleme kaydedildi.
Sahadan gelen bilgilere göre, Lübnan'da olası bir ateşkesi izlemek ve sahayı denetlemek üzere yeni bir uluslararası mekanizma kurulacak. Bölgedeki nüfuzunu korumak ve siyonist yayılmacılığa set çekmek isteyen İran'ın da bu mekanizmaya kendi temsilcisini göndereceği bildirildi. Washington'ın bölgede Tel Aviv'den bağımsız adımlar atması, iki ortak arasındaki iplerin kopma noktasına geldiğini bir kez daha kanıtladı.





