Filistinli insan hakları kuruluşu Vadi Hilve Enformasyon Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, işgalci israilli yetkililerin, Kudüs'te Filistinli gençlere yönelik baskıları artırdığı belirtildi.
Kudüs'lü gençlerin çağrılarak tutuklamalarına yoğun şekilde tanıklık edildiği vurgulanan açıklamada, özellikle Ramazan ayı öncesinde Mescid-i Aksa ziyaretçilerini ve gönüllü görevlilerini azaltmak amacıyla sistematik kısıtlama politikalarının devreye girdiğine işaret edildi.
Açıklamada, "Son birkaç gündür, Mescid-i Aksa'nın içindeki Filistin varlığını azaltmaya yönelik açık bir girişim olarak, İslami Vakıflar Dairesi çalışanlarının yanı sıra serbest bırakılan Filistinliler ve Kudüs aktivistlerini hedef alan eylemlerde belirgin bir artış yaşandı." denildi.
Mescid-i Aksa'dan uzaklaştırma kararlarının son 2 hafta içinde ciddi anlamda yoğunlaştığına dikkat çekilen açıklamada, söz konusu uzaklaştırma kararlarının ise Kudüs sakinlerinin yanı sıra işgal altındaki Filistin'in iç bölgelerinden gelenleri, kadınları, yaşlıları ve vakıf çalışanlarını kapsadığı ifade edildi.
İşgalci israil makamlarının bu kısıtlamalarla Ramazan ayında namaz kılmak için Mescid-i Aksa'ya gelenlerin sayısını düşürmeyi hedeflediğine vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"israil, Eski Kudüs bölgesi ve Batı Şeria'dan gelenleri Mescid-i Aksa'dan uzaklaştırmaya yönelik ocak ayında 135'ten fazla karar çıkardı. Aksa'dan uzaklaştırma kararları şubat ayında da devam ediyor."
Açıklamada sözlerine yer verilen Vadi Hilve Enformasyon Merkezi Avukatı Muhammed Mahmud, siyonist israil makamlarının İslami Vakıflar çalışanı Mehdi el-Abbasi ve Abdurrahman eş-Şerif hakkında 4'er ay idari tutuklama kararı çıkardığını belirtti.
Söz konusu idari tutuklama kararlarının doğrudan işgalci israilin sözde Savunma Bakanı Yisrael Katz tarafından çıkarıldığını belirten Mahmud, sözlerini şöyle sürdürdü:
"israildeki Sulh Mahkemesi ve Merkez Mahkemesi dün Abbasi ve Şerif'in serbest kalmasına hükmetmişti ancak israil iç istihbarat servisi Şin-Bet (Şabak) mahkeme kararlarını uygulamayı kabul etmedi. Şabak, idari tutukluluk kararı çıkıncaya kadar mahkeme kararlarını temyize götürdü."