Soykırımcı israilde yapılan değerlendirmelere göre, İran İslam Cumhuriyeti ile savaşın sonuçları normalleşme ihtimalini zayıflattı. Körfez ülkelerinin, BAE ile koordinasyon sürse de, İran ve Türkiye’ye daha fazla yakınlaşmasının beklendiği ifade ediliyor.
Yedioth Ahronoth gazetesinin aktardığına göre, İran’a karşı yürütülen savaşın sonuçları israil ile Arap ülkeleri arasındaki normalleşme ve ittifak ihtimallerini azaltıyor. Bu değerlendirme, dosyaya hakim üst düzey İsrailli yetkililere dayanıyor.
Söz konusu değerlendirmelere göre, İran’a karşı savaşın ardından ortaya çıkan tablo, Körfez ülkelerinin mevcut aşamada İran ve Türkiye’ye daha fazla yaklaşabileceğini gösteriyor. Bunun siyasi yakınlaşmadan ziyade, gerçekçi hesaplar ve güvenlik zorunluluklarından kaynaklandığı belirtiliyor.
Bu bağlamda Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) istisnai bir örnek olarak öne çıkıyor. Rapora göre, savaş sürecinde BAE ile israil arasındaki güvenlik ittifakı ve çıkar uyumu belirgin şekilde güçlendi.
Ayrıca, normalleşme süreci dışarıdan darbe almış gibi görünse de, iki taraf arasındaki gayriresmî ilişkilerin daha da gelişmiş olabileceğine dikkat çekiliyor.
Haberde yer verilen üst düzey bir israilli kaynak, Körfez ülkelerinin savaşın sonuçlarını değerlendirirken, İran’a yönelik saldırılara katılmadıklarını daha iyi anladıklarını söyledi.
Aynı kaynak, bu ülkelerin perde arkasında ABD’ye yönelerek İran üzerindeki baskının sürdürülmesini talep ettiklerini, ancak kamuoyu önünde temkinli bir tutum sergilediklerini ifade etti.
Kaynak ayrıca, söz konusu ülkelerin çatışmanın kesin bir sonuca ulaşmayacağını ve ABD’nin süreci tamamlamayabileceğini düşündüklerini, bunun da kendilerini açık sonuçlarla baş başa bırakabileceğini değerlendirdiklerini belirtti.
Buna ek olarak, israil ve ABD’nin yanında savaşa katılmaları durumunda İran’dan gelebilecek misilleme saldırılarından endişe ettikleri, bu nedenle tarafsız kalmanın Tahran’la gerilimi azaltma konusunda kendilerine alan sağlayacağını düşündükleri aktarıldı.
Son olarak kaynak, bu yaklaşımın özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliği açısından gelecekte bir bedelinin olabileceğini vurguladı.