Psikologlara göre, sinyalleri düzenli şekilde ihmal eden şoförlerin genellikle empati zayıflığı, ego merkezlilik ve ani karar alma eğilimini sergileyebiliyor. Trafik ortamı, herkesin kural bilinci ve karşılıklı düşüncelilikle hareket etmesinin kazaları büyük ölçüde önlediği paylaşımlı bir sosyal mekândır.
Her gün her gün trafikte binlerce sürücünün yön değiştirirken sinyal vermeden dönüş yaptığına şahit olmuşuzdur. Yasal olarak gerekli olan sinyal vermeyi göz ardı etmek, sana olan ötesinde yalnızca dikkatsizlikten öte, araç sürücülerinin temel kişiliklerine dair detaylar sunuyor.
Uzman psikologlar, şerit değiştirirken veya dönüş yaparken sinyal vermeme tavrının aslında yaşamın diğer bölümlerinde de yansıyan bir kişilik göstergesi olduğunu ifade ediyor.

Psikologlar araç kullanırken basit bir sinyal vermenin kolay olduğunu, sinyal vermeyen bireylerin ise dikkatlerinin dağınık olmadığını savunuyor.
Sinyal vermemeyi alışkanlık haline getirenler aslında; empati zayıflığı, ego merkezlilik ve ani karar alma eğilimi gibi kişilik özellikleriyle doğrudan bağlantılı.
Konuyla alakalı çalışma yürüten Psikologların görüşleri ise şöyle:
Sosyal Kuralları Çiğneme Eğilimi: Londra Üniversitesi'nden İngiliz psikolog Profesör Adrian Furnham, kişilik ve davranış üzerine yaptığı çalışmalarda; düşük uyumluluk ve dürtüsellik gibi özelliklere sahip bireylerin, başkalarına daha az saygı gösterme ve sosyal kuralları çiğnemeye daha fazla eğilimli olduğunu belirtiyor.
Sonuçları Önemsememe: Kanadalı psikolog Robert D. Hare ise empati düzeyi düşük ve bencilliği yüksek kişilerin trafikte daha riskli davranışlar sergilediğini ve eylemlerinin başkaları üzerindeki sonuçlarına değer vermediğini açıklıyor. Bu durum klinik bir bozukluk olmasa da günlük trafikte sinyal vermemek gibi kuralsızlıklarla kendini gösteriyor.

Sürücülerin sinyal kullanmama konusunda en sık başvurduğu bahanelerden biri, “Gerek yok ki, arkamda ya da yanımda araç görünmüyor” mantığıdır. Uzmanlar ise bu yaklaşımın tehlikeyi hafife aldığını ve özellikle kör noktalardan yüksek hızla yaklaşabilecek araçların neden olabileceği kazaları göz ardı ettiğini belirtmektedir.
Özellikle motosiklet sürücülerinin şeritler arasında zigzag yaparak ilerlediği günümüz trafiğinde sinyal vermek hayati bir önem taşıyor. Sinyal lambası, diğer sürücülerin hareketleri önceden tahmin etmesini sağlayarak ani ortaya çıkan motosikletlerle yaşanabilecek ölümcül kazaları engelliyor.
Ara sıra sinyal vermeyi unutmak insani bir durumdur ve sürücünün kişiliği hakkında kötü bir anlam taşımaz. Ancak bu davranış sistematik bir alışkanlık haline geldiyse, o kişinin diğer insanlara karşı saygısızlığını ve gereksiz risk alma eğilimini yansıtır. Trafikteki tarzınız, hayattaki tarzınızın aynasıdır.





