Yaz aylarının başlamasıyla sıcaklar artık hissediliyor. Sıcakların başlamasıyla birlikte orman yangınları endişesi de baş gösterdi.
Geçen yıl dünya genelinde büyük bir facia yaşandı. Allah’ın bir takdiri olsa gerek, Avrupa genelinde yanan ormanların miktarı neredeyse Lübnan’ın yüzölçümü kadardı.
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde geçen yıl yanan orman alanı 1 milyon 34 bin hektara ulaşarak kayıtlardaki en büyük kayıp oldu.
Yaklaşık 10 bin 340 kilometrekareye denk gelen bu alan, Kıbrıs Adası’nın boyutunu aşarken Lübnan’ın büyüklüğüne yakın bir yüzölçümüne karşılık geliyor.
Yaz aylarında çoğunlukla insan kaynaklı çıkan orman yangınları, önemli miktarda tahribata yol açıyor.
Orman Genel Müdürlüğünün verilerine göre, 2025 yılında Türkiye genelinde çıkan 3 bin 224 orman yangınında toplam 81 bin 473 hektar orman alanı zarar gördü. Kül olan alanın büyüklüğü neredeyse Yalova’nın yüzölçümüne ulaştı. Yangınların bin 12’sinin çıkış nedeni belirlenemezken, on binlerce hektarlık alanın ihmal, dikkatsizlik veya kaza kaynaklı yangınlarda yok olduğu kaydedildi.
Yangınların çıkış nedenlerine ilişkin verilere göre, 2025 yılında meydana gelen 1.012 yangının çıkış nedeni belirlenemedi. Nedeni tespit edilemeyen bu yangınlarda toplam 37 bin 626 hektar orman alanının zarar gördüğü kaydedildi.
Ayrıca, ihmal, dikkatsizlik ya da kaza sonucu çıktığı belirtilen 1.774 yangında 40 bin 32 hektar orman alanı zarar gördü. 2025 yılında kasıtlı olarak çıkarıldığı tespit edilen 160 yangında ise 3 bin 546 hektarlık orman alanı hasar aldı.
Dolayısıyla genel itibarıyla insan kaynaklı yangınlar bütün bir memleketi tedirgin ediyor. Gerçekten, bir öğünlük ızgarası için koca bir ormanı yakanın mazereti olamaz. “Ağaç katliamı”nı gerçekleştirenler, oksijenimizi keserek adeta ciğerlerimizi de yakmaktadır.
Çöp ve atıkların sebep olduğu yangınlar da yine insan kaynaklıdır. Çevreye atılan metal ve cam parçalarının sıcak iklim koşullarında tehlike saçtığını herkes biliyor. Dolayısıyla faciayı önlemek veya etkilerini en aza indirmek için sadece sorumlu davranmak gerekiyor.
“İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu.” ayet-i kerimesinde de aslında bu insani sorumluluğa dikkat çekilmektedir.
Onun için bir kez daha; sorumlu davranalım, “ciğerlerimiz” yanmasın, diyoruz.