Yıllarca muhafazakar kesimi "mahalle baskısı" yapmakla suçlayan seküler/sol mahallenin maskesi, gazeteci Cüneyt Özdemir’in çarpıcı itiraflarıyla bir kez daha düştü.
YouTube kanalındaki yayında geçmişte yaşanan başörtüsü tartışmalarına değinen Cüneyt Özdemir, o dönem bir tartışmada karşı tarafla ters düştüğünü belirterek, "Benim başörtüsüyle ne derdim olabilir, annem başörtülü" dediğini aktardı. Ancak Özdemir'in bu insani çıkışı, özgürlükçülük iddiasındaki kendi seküler çevresinde adeta bir infiale yol açtı.
Özdemir, uğradığı baskıyı şu sözlerle dile getirdi:
"Bu en çok benim çevremde rahatsızlık yarattı, çevrem bunu kabul edemedi. O çevre yüzünden yıllarca annemin başörtüsünden utanmak zorunda kaldım. Utandırdılar beni, söyletmediler."
Yıllarca Türkiye'de muhafazakar kesimi ötekileştirmek, onları "baskıcı" göstermek için "mahalle baskısı" kavramını dillerinden düşürmeyenlerin, aslında kendi mahallelerinde nasıl katı ve acımasız bir sansür mekanizması işlettiği bu itirafla bir kez daha gözler önüne serildi.
Farklılıklara saygı, hoşgörü ve düşünce özgürlüğü gibi kavramları tekelinde tuttuğunu iddia eden beyaz seküler çevrelerin, iş en temel ailevi ve dini değerlere geldiğinde nasıl bir linç kültürüne sığındığı, Özdemir’in "Utandırdılar beni, söyletmediler" feryadıyla tescillenmiş oldu.
Uğradığı yoğun mahalle baskısına rağmen zaman içinde bu dayatmayla yüzleştiğini belirten Özdemir, kendi içsel barışını sağladığını ifade etti. Geç de olsa bu prangadan kurtulduğunu belirten gazeteci, "Sonradan bu işle barıştım, kendi içimde bir şey yakaladım" diyerek dayatılan o dogmatik çevrenin sınırlarını nasıl aştığını ifade etti.



