Küresel ekonomik tabloda dikkat çekici bir dönüşüm yaşanırken, yeni veriler Orta Doğu’daki çatışmanın en büyük kazananının Rusya olduğunu ortaya koydu. Buna göre petrol satışları Rusya bütçesine günde yaklaşık 150 milyon dolar ek gelir sağlıyor ve bu durum Moskova’yı yaklaşan bir bütçe krizinden kurtardı.
Sektör verileri ve Financial Times analizlerine dayanan hesaplamalara göre Moskova, ihracat vergilerinden 1,3 ila 1,9 milyar dolar arasında beklenmedik gelir elde etti. Bunun nedeni, Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasının ardından Hindistan ve Çin’in Rus petrolüne yönelmesi oldu.
Tahminlere göre ek gelirlerin toplamı Mart ayı sonuna kadar yaklaşık 5 milyar dolara ulaşabilir. Özellikle Rus Urals petrolünün varil fiyatı 70–80 dolar bandına yükselirken, son iki ayda ortalama 52 dolar seviyesindeydi.
Bu durum, İran İslam Cumhuriyeti ile savaşın başlamasından önce petrol fiyatlarının düşmesi ve ABD baskısı nedeniyle Hindistan’a yapılan satışların azalmasıyla zor günler yaşayan Moskova için önemli bir dönüşüm anlamına geliyor.
Bu gelişmede yalnızca coğrafya değil, siyasi faktörler de etkili oldu. Washington, küresel arzın devamını sağlamak ve fiyatları düşürmek amacıyla Hindistan üzerindeki baskıyı azalttı ve bazı yaptırımları görmezden geldi.
Bu ortam, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “yeni bir fiyat gerçekliğinden” söz etmesine yol açtı. Putin ayrıca Rus enerji ihracatının Avrupa’ya yeniden başlayabileceğini ima etti.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın perşembe günü yayımladığı rapora göre, Rusya’nın ham petrol ve petrol ürünleri ihracatı şubat ayında %11,4 düşerek günlük yaklaşık 6,6 milyon varile geriledi. Bu, 2022’deki Ukrayna krizinden bu yana en düşük seviyelerden biri oldu.
Analistler, Rusya’nın mevcut kazançlarının büyük ölçüde Orta Doğu’daki çatışmanın ne kadar süreceğine bağlı olduğunu belirtiyor.
Kiev Ekonomi Okulu Enerji ve İklim Araştırmaları Başkanı Boris Dodonov, mevcut yüksek fiyatların Rusya’nın bu çeyrekte bütçe hedeflerini karşılamasına ve hatta bir miktar tasarruf yapmasına yardımcı olabileceğini söyledi.
Putin, enerji piyasalarının “yeni bir fiyat gerçekliğine” doğru ilerlediğini söyleyerek Rus enerji ihracatının Avrupa’ya yeniden başlayabileceğine işaret etti.
Kremlin ayrıca Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında “verimli görüşmeler” yapıldığını açıkladı. Trump daha sonra bazı ülkeler için “bazı yaptırımların geçici olarak kaldırılabileceğini” ifade etti. Bu durum ise Washington’un müttefikleri arasında Moskova’yı izole etme çabalarının zayıflayabileceği yönünde endişe yarattı.
Batılı müttefiklerde endişe
Bu gelişmeler ABD’nin Batılı müttefikleri arasında da kaygıya yol açtı. Büyük bir enerji şirketinin hazırladığı araştırmada, Orta Doğu’daki arz krizinin sürmesi halinde Avrupa hükümetlerinin Rus sıvılaştırılmış doğal gazına yönelik yasakları ertelemek zorunda kalabileceği uyarısı yapıldı.
Bu durumun, Moskova’yı izole etmek için yürütülen yıllarca süren politikaları zayıflatabileceği belirtiliyor.
Araştırma ayrıca Körfez ülkelerinin krizi yatıştırmak ve Avrupa’daki pazar paylarını korumak için hızlı hareket etmeleri gerektiğini önerdi.
Hindistan ve Çin Rus petrolü için yarışıyor
Kpler verilerine göre Rus petrol tankerleri şu anda Hint Okyanusu’nu doldurmuş durumda. Hindistan’ın Rus petrolü ithalatı %50 artarak günlük 1,5 milyon varile ulaştı.
Uzmanlar, krizin devam etmesi halinde Çin ile Hindistan arasında Rus petrolü için rekabet oluşabileceğini söylüyor.
Şirketin Yeni Delhi’deki baş analisti Sumit Ritolia, “Mevcut sevkiyat takvimi sürerse Hindistan’ın Rus petrolü ithalatı ay içinde günde yaklaşık 2 milyon varile ulaşabilir” dedi.
Ritolia ayrıca “Bu çatışmanın en büyük kazananı Rusya” ifadelerini kullandı.
Küresel enerji piyasasında büyük sarsıntı
Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, küresel petrol ve gaz piyasalarında ciddi bir dalgalanma yarattı. Analist Vaibhav Raghunandan’a göre her ay yaklaşık 60 milyon ton ham petrol ve 7 milyon ton sıvılaştırılmış doğal gaz piyasadan çekilme riski taşıyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bir hafta sonra Hindistan ve Çin’in Rus petrolü ithalatı %22 arttı.
Carnegie Russia Eurasia Center araştırmacısı Sergey Vakulenko, krizin uzaması halinde Çin ve Hindistan’ın Rus petrolü için rekabete girebileceğini söyledi.
Fiyat artışı Rusya’nın gelirlerini yükseltiyor
Kpler verilerine göre Orta Doğu’daki savaşın başlamasıyla birlikte denizde bekleyen Rus petrolü yaklaşık 11 milyon varil azalarak 125 milyon varile düştü.
Rus petrolü şu anda önceki üç ay ortalamasına göre varil başına 20–30 dolar daha yüksek fiyatla satılıyor. Analistler ayrıca Hindistan’da Rus petrolünün Brent petrolüne göre yaklaşık 5 dolar primle satıldığını belirtiyor.
Vakulenko’ya göre petrol fiyatının ortalama 10 dolar yükselmesi, Rus petrol ihracatına 2,8 milyar dolar ek gelir sağlıyor. Bunun 1,63 milyar doları vergi olarak devlet bütçesine gidiyor, yani günlük yaklaşık 54 milyon dolar ek gelir anlamına geliyor.
Bu hesaplamalara göre Rus hükümeti, savaşın ilk 12 gününde günde 110–160 milyon dolar arasında ek gelir elde etmiş olabilir. Bu da 1,3 ila 1,9 milyar dolar anlamına geliyor. Aynı tempo sürerse ek gelirler bir ayda 3,3 ila 5 milyar dolara ulaşabilir.
Üretimi artırma ihtimali
Analistlere göre kriz uzun sürerse Rusya petrol üretimini artırabilir. Moskova şu anda OPEC+ kotasının yaklaşık 300 bin varil altında üretim yapıyor.
Financial Times’a göre Emerging Markets Oil and Gas Consulting Partners kurucusu Ronald Smith, Rusya’nın kısa sürede günlük en az 400 bin varil ek üretim kapasitesine sahip olduğunu, ancak bu miktarın piyasaya girmesinin birkaç ay sürebileceğini söyledi.
Bununla birlikte bu durum Moskova’nın kontrolü dışındaki faktörlere de bağlı. Analistlere göre bu sürecin devamı, Washington’un yaptırımları ne kadar gevşeteceğine ve Rusya’nın üretimini artırma kapasitesine bağlı.