Savaş sona mı erdi?

Abone Ol

Silahlar sustu diye savaşın bittiğini sananlar, Ortadoğu'nun tarihini henüz öğrenememiş olanlardır.

Ortadoğu semalarında silahların sesi bir süreliğine azalmış olabilir. Diplomatik açıklamalar peş peşe geliyor, ateşkeslerden ve gerilimin düşmesinden söz ediliyor. Ancak yaşananlara soğukkanlı bakıldığında şu soruyu sormak gerekiyor: Gerçekten savaş mı sona erdi, yoksa yalnızca yeni bir safhaya mı geçildi?

Çünkü ABD ile İran arasında yaşanan son çatışmalar, iki devlet arasındaki klasik bir savaşın ötesinde, bütün Ortadoğu'nun geleceğini şekillendirecek bir güç mücadelesinin parçasıdır. Bugün cephelerde sessizlik yaşanması, yarın yeni bir çatışmanın yaşanmayacağı anlamına gelmez.

Tarih bize açık bir gerçeği göstermektedir: Washington'un dostluğu da düşmanlığı da kalıcı değildir. Amerikan yönetimleri ilkelerle değil, çıkarlarla hareket eder. Menfaatler değiştiği anda, dün imzalanan anlaşmalar bir gecede çöpe atılabilir. Nitekim İran ile yapılan nükleer anlaşmaların akıbeti, bunun en somut örneklerinden biri olmuştur.

Daha da önemlisi, Siyonist hareketin tarihine bakıldığında, yapılan anlaşmaların uzun vadeli güvence oluşturmadığı görülmektedir. Ateşkesler, mutabakatlar ve diplomatik metinler, güç dengeleri değiştiğinde kolayca anlamını yitirebilmektedir. Bu nedenle Ortadoğu'da kalıcı barışın yalnızca imzalara dayanarak sağlanabileceğine inanmak, bölgenin son yüz yıllık tarihini görmezden gelmek anlamına gelir.

Bugün İran cephesinde elde edilen göreceli sükunet, Tel Aviv'deki karar merkezlerinin tehdit algısını değiştirmiş değildir. israil, kendi güvenlik doktrini gereği bölgedeki hiçbir bağımsız gücün yükselmesini kabul etmemektedir. Aynı şekilde Amerika da enerji yollarını, deniz geçişlerini ve küresel nüfuzunu tehdit edecek herhangi bir gelişmeye uzun süre sessiz kalmayacaktır.

Bundan sonra savaşların şekli değişecektir. Doğrudan bombardımanların yerini ekonomik yaptırımlar, siber saldırılar, vekâlet savaşları, etnik gerilimler ve iç siyasi krizler alabilir. Lübnan'dan Suriye'ye, Irak'tan Yemen'e kadar uzanan geniş coğrafyada yeni denklemler kurulacaktır. Körfez ülkeleri daha fazla silahlanacak, Türkiye ve Mısır gibi bölgesel aktörler ise oluşacak boşlukları doldurmaya çalışacaktır.

Ancak bütün bu gelişmelerin merkezinde hala Filistin meselesi durmaktadır. Çünkü Gazze yanmaya devam ettiği sürece Ortadoğu'da hiçbir savaş gerçekten bitmiş sayılmaz.

Gazze yalnızca bir şehir değildir; vicdanların sınandığı yerdir. Bugün İran ile Amerika arasında silahlar susmuş görünse bile, Gazze'de akan kan durmadıkça bölgedeki öfke dinmeyecek, yeni çatışmaların zemini ortadan kalkmayacaktır.

Bu yüzden asıl soru, “Savaş sona mı erdi?” değildir.
Asıl soru şudur: Gazze kuşatma altında kaldığı sürece, Ortadoğu'da hangi savaş gerçekten sona ermiş sayılabilir?

Gazze'ye ve İran'a selam, direnişe devam!