Tam da dünyanın tepesine çöreklenen lanetlilerin cürümlerini konuşurken şu güzelim memleketi ne hale getirdiklerini de göz ardı etmemek lazım.
Hatta çok açık ve net biçimde yüksek sesle dile getirmek zorundayız:
Uzaktaki mücrimlerin burayla alakası üzerine gidilmeli. Fakat bu ülkenin rezillerinin o iğrençlikler adasına gidip gitmemesinin veya oradaki mel’unla görüşüp görüşmesinden, samimi yazışıp yazışmamasından ziyade, onlarla ortak yönlerine dikkat etmeli.
Bu ülkede İslamın aziz şiarlarına, şehidlerine, ulemasına, evliyasına, Peygambere(sav), Kabe’ye, iffete hakaret edenleri kim koruyup kolluyorsa, kim mazlum Filistin’in değil de soykırımcı zalimlerin yanında ise, nikahsız ilişkilerin, fuhşun, cinsi sapkınlıkların yayılması için kimler çaba harcıyorsa, teşvik ediyorsa, yorumlarıyla, sanatlarıyla, konumlarıyla destekliyorsa bunlar da o esfeli safilin güruhundandır. Bundan tereddüt edenin Allah’a cc imanı şüphelidir.
İnsanlarla köpekleri eşit gören, itlerin parçaladığı insanlara zerre kadar acımayı bırakın, “onlar da dikkat etsinler” diyecek kadar, gerçekte köpek ve insan düşmanı mamaperestler de o esfeli safilin potasındadır. Bunların asıl niyetinin “hayvanlara merhamet” olduğunu zannedenlerin hayvanlara merhameti yoktur.
Köprünün altından bunca şeyler geçtiği halde başörtülü kadını ahırdan, tarladan, temizlikten başka bir yerde gördüğü zaman, içindeki öfkeyi dışa vurup da tükürüklerin hedefi olunca, boynunu çeviremeyen domuzlar gibi yüz seksen derece dönüp “yanlış anlaşıldım, benim ninem de başörtülü” diye ağız organından dışkılayanlar da o esfeli safilinle aynı familyadandır.
Kurtulmak deyince sadece ülkenin Osmanlıdan sıyrılmasını ve perdeler arkasında okus pokusla, hile ve İngiliz hokkabazlığı ile batının eteğine iliştirilmesinden başka bir şey anlamayan ve laik düzenin kendilerine verdiği cesaretle arada bir şeriata küfredenler ve bunlara hiç öfkelenmeyenler de o esfeli safilin ile aynı formattandır.
Konu aile mevzuuna gelince, coğrafyanın neredeyse tüm hatunlarını, İslamın kadına bakışı hakkında kafası karşık hale getirenler, toplumun en kritik ayarlarını darmadağın ederek yine kadını sömürenler ve kadın üzerinden koca bir diyarın insan kaynağını yok etmeye son sürat devam edenler de o esfeli safilin ile aynı hain sınıftandır.
Uyuşturucu bağımlılığı yurdun her tarafını tutuştururken, buna götüren sebepleri ortadan kaldırmak yerine, idealsizliği, umursamazlığı, başıboşluğu yayarak yangına körükle gidenler de, kumarı vergilendirildiği zaman meşru, alkolü ruhsatlandırıldığı zaman makbul, faizi ekonomik sorunlara çözüm gibi takdim etmek de batılı azgınları memnun eden şeylerdendir.
Artık failleri küreselci olsun olmasın, NATO ve İklim Zirvesi gibi batı menşeli ne varsa hepsi suçun bir parçası sayılmak zorundadır.
Mutlaka fark etmişsinizdir. Son zamanlarda batıda ihtida edenlerin sayısı hızla artıyor. Hem de şöhretli isimler birer birer müslüman olduklarını açıklıyorlar. Çok yakın zamanda Amerika’da ve Avrupa’da çok şaşırtıcı isimlerin müslüman olduklarını göreceğiz. Buna emin olun.
Yolun sonuna geldiler ve İslamın yegâne kurtarıcı ruh ve disipline sahip olduğu hakikatini bariz biçimde görüyorlar.
Bu hidayet fırtınası öyle bir dalga oluşturacak ki, önünde ne siyon emperyalizmi, ne de piyon laisizmi durabilecek.
Ve kimde bu batılı sapıklara benzer bir şeyler varsa, zihin otomatik olarak eşleşmeyi bulacaktır: “Haa bunlar da o sapık kesimden..”
O zaman arınma vakti.
Daha fazla dibe inmeden, daha fazla utanmadan, daha fazla çelişmeden, daha fazla yozlaşmadan, daha fazla tükenmeden, bitmeden öze dönme vakti.
Mevlâ, ferâset, basiret versin, dirâyet versin.
Hakkı hak olarak gösterip hakka uymakla, batılı batıl olarak batıldan uzaklaştırmakla rızıklandırsın. Amin