Yapay zeka teknolojilerinin biyoloji alanında hızla gelişmesi, bilim dünyasında yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Özellikle zehirli proteinler ve virüsler tasarlayabilen biyolojik yapay zeka sistemlerinin, gelecekte biyolojik silah geliştirilmesini kolaylaştırabileceği endişesi giderek büyüyor.

Tartışmaların merkezinde ise “koni salyangozları” olarak bilinen ölümcül deniz canlılarından elde edilen toksinler yer alıyor.

Bu salyangozların zehrinde bulunan “konotoksin” adlı proteinler, insan sinir sistemini felç edebiliyor ve bazı türleri ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Üstelik bu toksinlere karşı geliştirilmiş bir panzehir de bulunmuyor.

2024 yılında Çinli araştırmacıların konotoksin tasarlayabilen bir yapay zeka modeli geliştirdiklerini açıklaması, biyogüvenlik çevrelerinde dikkat çekti.

Nature’ın aktardığına göre, üst düzey bir ABD hükümet çalışanı bu çalışmayı potansiyel biyogüvenlik tehdidi olarak değerlendirdi. Endişelerin temelinde, yapay zeka sisteminin açık kaynaklı protein modelleri üzerine inşa edilmesi bulunuyor.

Çin’deki Chongqing University araştırmacıları ise çalışmanın amacının ilaç geliştirmek olduğunu savundu. Araştırma ekibi, bazı konotoksinlerin kronik ağrı gibi hastalıklarda kullanılabilecek terapötik potansiyele sahip olduğunu belirtti.

Ancak olay, yapay zekânın biyoloji alanında kötüye kullanılabileceği yönündeki küresel tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.

“Tespit edilemeyen toksinler üretilebilir”

Bilim insanlarına göre yapay zeka artık yalnızca protein analizi yapmakla kalmıyor; yeni proteinler, virüsler ve biyolojik moleküller de tasarlayabiliyor.

AlphaFold gibi sistemler sayesinde araştırmacılar, birkaç komutla özel proteinler oluşturabiliyor.

Bazı uzmanlar bunun gelecekte çok daha tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini düşünüyor.

İsviçre’deki University of Zurich’nden yapısal biyolog Martin Pacesa, “Ricin seviyesinde veya daha ölümcül, neredeyse tespit edilemeyen toksinler geliştirilebilir” uyarısında bulundu.

Araştırmacılara göre en büyük tehditlerden biri, yapay zeka destekli sistemlerle mevcut virüslerin daha ölümcül hale getirilmesi veya tamamen yeni patojenlerin tasarlanması ihtimali.

Özellikle SARS-CoV-2 veya grip benzeri virüslerin bağışıklık sisteminden kaçma özelliklerinin artırılabileceği belirtiliyor.

Uzmanlar ikiye bölündü

Bilim dünyasında yapay zeka biyogüvenliği konusunda ortak bir görüş bulunmuyor.

Bazı uzmanlar biyolojik yapay zekâ araçlarına sıkı kısıtlamalar getirilmesini isterken, bazıları bunun bilimsel araştırmaları yavaşlatacağını savunuyor.

2024 Nobel Ödülü sahibi protein tasarımcısı David Baker, bugüne kadar faydaların risklerden daha ağır bastığını ancak yapay zeka yetenekleri arttıkça risklerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bazı araştırmacılar ise artık asıl odak noktasının saldırıları engellemek değil, tespit etmek olması gerektiğini düşünüyor.

DNA güvenlik sistemleri de aşılabiliyor

Birçok biyolojik araştırma, DNA ve RNA sentezi yapan şirketler aracılığıyla yürütülüyor. Bu şirketlerin bazıları, toksin veya tehlikeli patojen üretimine yol açabilecek genetik siparişleri tarama sistemlerinden geçiriyor.

Ancak Microsoft araştırmacılarının yayımladığı çalışma, yapay zeka kullanılarak bu güvenlik sistemlerinin aşılabileceğini ortaya koydu.

Araştırmacılar, toksin ve viral proteinleri yeniden tasarlayarak genetik taramalardan kaçabilen “sentetik homologlar” oluşturdu.

Yapılan testlerde bazı tasarımların güvenlik yazılımlarını aşmayı başardığı görüldü. Daha sonra güvenlik sistemleri güncellense de uzmanlar yarışın giderek hızlandığına dikkat çekiyor.

Araştırmacılar ayrıca küçük DNA parçalarına bölünmüş genetik dizilerin hala tespit edilmesinin zor olduğunu belirtti.

Muhabir: Muhammed Mahsum Tuna