Bu konuyu net bir şekilde anlayabilmek için öncelikle niyet ve sahur kavramlarını birbirinden ayırmamız gerekmektedir.
Sahur: Farz ya da sünnet oruç tutacak kişinin, Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem’in sünnetine uymak ve tutacağı oruca daha dinç başlayabilmek için sabah namazına yakın bir vakitte yiyip içmesinden ibarettir. Sahura kalkmak orucun geçerli olması için gerekli bir şart değildir. Sahura kalkmayanın orucu sahihtir. Sahur ile niyet arasında bir bağlantı yoktur.
Niyet: “Ameller niyetlere göredir”” hadis-i şerifi mucibince, her ibadete başlamadan önce o ibadeti yapmaya karar vermek demektir.
Örneğin sabah uykudan uyandığı andan itibaren hastalığı nedeniyle ya da doktorun tavsiyesiyle yiyip içemeyen bir şahıs, akşam olunca “madem bir şey yemedim o halde oruç tuttum” diyemez. Zira yaptığı işi oruç niyetiyle yapmamıştır. Yapılan bir şeyin ibadet olabilmesi için o işin ibadet niyetiyle yapılması gerekir.
Bu bağlamda ele alacak olursak, oruç tutmaya niyet etmek, bir sonraki gün oruç tutacağına dair karar vermektir. Yani Ramazan ayı boyunca, her gün, bir sonraki gün oruç tutacağının bilincinde ve kararlılığında olan kişi, aslında o günün orucuna niyetlenmiş sayılır. Bunun ötesinde istenen sözlü niyet gibi ayrıntılar sünnettir.
Buraya kadar anlattığımız her şey Hanefilerde de Şafiilerde de aynıdır.
Niyet konusunda Hanefiler ile Şafiiler arasındaki fark şudur:
Hanefiler Ramazan ayının başında, tüm Ramazan ayını oruçlu geçirmeye niyetlenmenin yeterliği olduğunu söylerken, Şafiiler her gün, bir sonraki günün orucuna niyetlenmenin şart olduğunu söylemişlerdir. Yani 13 gün boyunca her gün oruçlu olmaya niyetlenmiş bir kişi 14. Günün orucunu tutmamaya karar verirse, ancak sonraki gününün sabahında uyandığında “neyse bugün de oruç tutayım” derse orucu kabul olmaz. Zira farz olan oruca, gün başlamadan niyet edilmelidir. O ise oruç tutmamaya karar vermişti.
Aslında her iki mezhep için de bir sonraki günün orucunu tutmaya kararlı olmak, oruç niyetinin yerine gelmesi için yeterlidir.
Oruç Tutmak İçin Sahur Şart mı?
Sahura kalkmanın sünnet olduğu ve sahura kalkmamanın oruca zarar vermeyeceği hususunda İslam alimleri ittifak halindedirler. Lakin sahura kalkmak sünnettir, hatta sahuru geciktirmek (sabah namazına yakın bir zamana kadar) hem sünnet hem berekettir. Zira Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem bu konuda şöyle buyurmuştur:
تَسَحَّرُوا فَإِنَّ فِي السَّحُورِ بَرَكَةً
Sahur yapınız, zira sahurda bolluk ve bereket vardır. (Buhârî, Savm, 20)
Sahura Kalkmadan Oruç Tutulursa Kabul Olur mu?
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ve İttihadul Ulema’nın verdiği fetvalara göre Hanefilerde de Şafiilerde de sahur sünnettir ve terk edilmesi orucu geçersiz kılmaz, ancak sünnet sevabından mahrum bırakır.
Gece Sahura Kalkmadan Sabah Niyet Edilir mi?
Bu konuda Şafiiler ile Hanefiler, oruç tutmaya karar vermenin, niyetin yerine geçeceği hususunda hem fikirdirler. Niyet etmiş olmak için sahura kalkmış olmak gibi bir şart yoktur. Lakin kişi bir gün öncesinden, sonraki günün orucunu tutmaya karar vermemişse ya da tutup tutmama arasında kararsız kalmışsa bu durumda Hanefiler ile Şafiiler ayrı hükümler getirmişlerdir.
Hanefi Mezhebi (Diyanet kaynaklarına göre): Ramazan orucu, tayin edilmiş adak orucu ve nafile oruçlarda niyetin gece yapılması şart değildir. İmsak vaktinden sonra bir şey yiyip içilmediyse, öğle ezanına yaklaşık bir saat kalana (kaba kuşluk) kadar niyet edilebilir.
Şafii Mezhebi (İttihadul Ulema fetvalarına göre): Farz olan Ramazan orucuna geceden (imsak vaktinden önce) niyet etmek şarttır. İttihadul Ulema’nın fıkhi açıklamalarına göre, eğer bir kimse gece niyet etmeyi unutursa ve imsak vakti girerse, o günün farz orucunu Şafii mezhebine göre tutamaz. Ancak günün geri kalanında oruçlu gibi davranmalı ve Ramazan'dan sonra o günü kaza etmelidir.
Sahura Kalkmadan Oruca Nasıl Niyet Edilir?
Hanefiler için: Yatmadan önce veya imsaktan sonra o günü oruçlu geçirmeye karar vermiş olmak niyet getirmiş olmak için yeterlidir. Lakin niyeti dil ile getirmek de tavsiye edilmiştir. Bunun için “Niyet ettim yarınki farz orucu tutmaya” denilirse kafi gelir.
Şafiiler için: İttihadul Ulema'nın belirttiği üzere, akşam namazından sonra ile imsaktan önceki zaman diliminde yapılması ve her gün için ayrı niyet getirilmesi esastır. Gece "Yarın oruç tutacağım" demek veya bu yönde kesin bir karar almak niyet yerine geçer.
Yarın Oruç Tutacağım Demek Niyet Sayılır mı?
Yukarıdaki açıklamalarımız ışığında: Her iki mezhepte de niyetin yeri kalptir. Yani yapılacak işi ibadet niyetiyle yapmaya karar vermiş olmaktır. Hanefilerde de Şafiilerde de kişinin yarın oruç tutacağını bilmesi ve bu yönde karar almış olması niyettir; dil ile söylenmesi (telaffuz) ise sünnettir.
Yarın Oruç Tutacağım Niyetimi Nasıl Getiririm?
Oruç tutarken niyet etmek, sonraki gün oruç tutmaya karar vermekten ibarettir. Bu kararı sözlü olarak dile getirmek sünnettir. İşte sözlü niyet için mezheplerin önerdiği ibareler:
Hanefiler: "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü (ya da yarınki) Ramazan orucunu tutmaya."
Şafiiler: "Niyet ettim Allah rızası için Ramazan ayının yarınki farz orucunu eda etmeye."
Not: Şafiilerde oruç tutmaya karar vermek (niyet etmek) sabah namazına kadar gerçekleşmelidir. Kişi oruç tutmama niyetindeyse ya da bu konuda kararsızsa, sabah namazından sonra yapılan niyet geçersiz olur. Hanefiler ise öğle namazından yarım saat öncesine kadar yapılan niyetin geçerli olduğunu söylemişlerdir.
Niyet Etmeden Tuttuğumuz Oruç Kabul Olur mu?
Hiçbir niyet ve bilinç olmadan aç kalmak ibadet yerine geçmez. İbadetleri diğer sıradan işlerden ayıran şey, ibadet bilinciyle yapılıyor olmalarıdır. Lakin niyet, sanıldığı gibi belli cümleleri tekrar etmek değildir.
Niyet; bir işi yapmaya karar vermiş olmaktır. Kişi sonraki gün oruç tutmaya karar vermişse bu niyettir. Sahura kalkmışsa bu niyettir, hatta sahura kalkmaya karar verip de uykuda kaldığı için kalkamamış olsa dahi bu niyettir. Gece yatarken “bu gece sahura kalkmadan oruç tutacağım” diye düşünmüşse bu niyettir.
Sahur, Sabah Ezanına Kadar mı İmsağa Kadar mı?
Ramazan aylarında ezan, tam olarak imsak vaktinde okunur. İttihadul Ulema, orucun imsak vaktinde başladığına dair mezhepler arasında görüş birliği olduğunu bildirmektedir. İmsak vakti, diyanet takvimlerinde ve imsakiyelerde “imsak” ibaresiyle belirtilir. “Güneş” ibaresiyle belirtilen saat ise, sabah namazı vaktinin sona erdiği zamandır.
Sabah Ezanı İle İmsak Aynı mı?
Normalde sabah ezanı imsak vaktinde okunmalıdır. Ancak Türkiye’de bu uygulama geleneksel ve örfi olarak esnetilmiştir.
Ezan imsaktan yaklaşık 40 dakika sonra okunur ki, vatandaşlar sabah namazından sonra işlerine gitme konusunda daha rahat olabilsinler.
Ancak bu uygulama Ramazan ayında kaldırılır ve ezan tam olarak imsak vaktinde okunmaya başlar. Bu durumda Ramazan ayında ezan sesi duyulur duyulmaz yeme içmenin hemen terk edilmesi gerekir.
Ezan Okunurken Su İçtim Orucum Kabul Olur mu?
Eğer ezan okunduğu esnada ağzımızda bir şey varsa onu yutabiliriz ancak ağzımızdaki dışında bir şeyler yemeye ya da içmeye kalkışırsak orucumuz bozulur. Ezan okuyan müezzinlerin 1-2 dakika ihtiyat payı bırakmaları boş yere değildir.
İttihadul Ulema imsak vakti girdikten sonra bilerek bir şey içmenin orucu bozacağını söylemiştir, ancak bunu ezana bağlamamıştır. Yani ezan yanlışlıkla erken ya da geç okunabilir, esas olan imsak vaktidir. Oruç tutmak için sahura kalkan kişi bunu gözetmelidir.
Sahura Kalkmak mı Yiyip Yatmak mı?
Bir şeyi yapmak sünnetse, onun daha üstün olduğunu söylemek tabi ki makul olandır. Ancak biz yine de konu ile alakalı, alimlerin söylediklerini aktaralım.
İttihadul Ulema ve Medreseler Birliği, sahurun "mübarek bir vakit" olduğunu ve teheccüd ile seher vaktinin bereketini barındırdığını vurgulayarak sahura kalkmayı şiddetle tavsiye etmiştir.
Diyanet İşlerine bağlı fetva komisyonları da sünnetin ihyası ve sağlık açısından sahura kalkmanın, yiyip yatmaktan daha üstün olduğunu belirtmektedir.