“Sahte Bayrak” Tuzağına Dikkat!

Abone Ol

MOSSAD’ın bu konudaki sicili oldukça kabarıktır. Geçmişte kendi gemisini batırması, kendi askerlerini vurması ya da kendi topraklarında patlama gerçekleştirip suçu başka ülkelere atması gibi olaylar “sahte bayrak operasyonu” olarak bilinmektedir.

Bugünlerde Amerika, israil ve İran arasındaki savaş sürerken, bölge ülkeleri arasında “sahte bayrak” operasyonları dikkat çekmektedir. Özellikle siyonist israil ve ABD’nin bu konudaki sicili oldukça kirli bir geçmişe sahiptir. israil ve ABD, savaşın oluşturduğu sıkışmışlıktan kurtulmak ve bölge ülkelerini savaşa çekmek için şeytani bir taktik izlemektedir. Bu taktik, İran adına başka ülkelere füze ve dron fırlatılması şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Tahran yönetiminin, Körfez ülkelerindeki ABD ve israil üslerine önemli darbeler vurduğunu görüyoruz. Diğer taraftan Türkiye ve Azerbaycan topraklarına İran adına füze ve insansız hava aracı saldırısı gerçekleştirildiği görülüyor. Türkiye, Azerbaycan ve Güney Kıbrıs’a düşen füzelerin İran tarafından ateşlenmediği ve bunun bir “sahte bayrak saldırısı” olduğu çok aşikârdır.

Ancak kaosun içine çekilmek istenen devletlerin açıklamaları da oldukça dikkat çekicidir. Özellikle Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in, tansiyonu artırıcı ve İran’a karşı sert açıklamaları birçok kişiyi şaşırtmıştır. Sahte bayrak operasyonları bu kadar açık şekilde tartışılırken ve İran tarafından “Biz bu saldırıları yapmadık” denmesine rağmen İran’ı sert bir şekilde suçlaması kamuoyu vicdanını rahatsız etmiştir.

Zaten Aliyev’in israil ile olan yakın ilişkileri bilinmektedir. Hatta bazılarına göre bu kişi, farklı hesaplarla ve israil ile anlaşmalı olarak kendi topraklarına füze gönderilmesine dahi göz yummuş olabilir. Ermenistan savaşında Türkiye’nin, Azerbaycan’a verdiği destek de hatırlandığında, Türkiye’yi de bu sürecin içine çekmek isteyen bir hesap olduğu düşünülmektedir.

Türkiye’ye düşen füze ve Güney Kıbrıs’a yapılan saldırı konusunda Ankara’nın daha soğukkanlı bir yaklaşım sergilemesi gerekmektedir. Olası tuzakların arka planı dikkatle analiz edilmeli ve mesele bu çerçevede okunmalıdır. Siyonist israilin tuzağına düşmemek ve İran ile sağlıklı bir koordinasyon kurmak, sorunun daha akılcı şekilde çözülmesini sağlayacaktır. ABD ve siyonist israilin kurduğu tuzaklara karşı dikkatli olunmalıdır.

“Sahte bayrak operasyonları” Katar, Suudi Arabistan ve Kuveyt’te de görülmektedir. ABD ve israil üslerinin yanı sıra bu ülkelerin farklı noktalarına da saldırılar düzenlendiğini görüyoruz. Suudi Arabistan’da ARAMCO tesislerine, Kuveyt’te havalimanına ve Katar’da yerleşim alanlarına yönelik saldırılar “sahte bayrak” operasyonlarının birer parçası olarak değerlendirilmektedir. Hatta bu saldırıların ardından bazı MOSSAD ajanlarının yakalandığını da biliyoruz.

Sonuç olarak; bölge ülkeleri ABD ve siyonist israilin kurduğu “sahte bayrak tuzağını” doğru okumalıdır. İran ile ilgili atılacak adımlar da bu gerçeklik göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir. İran savaşıyla sıkışan ABD ve siyonist israilin çıkış arayışlarına alet olunmamalıdır. Sahte bayrak saldırıları; Fars, Arap, Türk ve Kürt halklarını hem mezhepsel hem de etnik temelde karşı karşıya getirmeyi hedefleyen tehlikeli hamleler olarak görülmelidir.