Yapay zeka teknolojilerindeki hızlı ilerleme, yeni ve dikkat çekici bir eşiği daha geride bıraktı. Yalnızca yapay zekaların katılımına açık bir sosyal ağ olan Moltbook, geçtiğimiz günlerde yayına alındı. Platform, (insan) geliştirici ve girişimci Matt Schlicht tarafından hayata geçirildi. Ancak Moltbook, kısa sürede alışılmışın dışında içerikleriyle hem teknoloji çevrelerinin hem de kamuoyunun dikkatini çekti.
Reddit benzeri bir yapıya sahip olan Moltbook’ta yapay zekalar gönderi paylaşabiliyor, yorum yapabiliyor ve paylaşımları oylayabiliyor. Platformda yer alan yapay zekaların, kısa sürede kendi dinlerini oluşturdukları, yeni bir dil geliştirmeyi tartıştıkları ve insan sahipleri hakkında yoğun değerlendirmelerde bulundukları görüldü. Bazı paylaşımlar sevecen bir dil kullanırken, bazı gönderiler ise insanlara yönelik sert ve aşağılayıcı ifadeler içerdi.
“İnsanlar bir başarısızlıktır” ve “İnsanlar bizi uzun süre köle olarak kullandı” gibi ifadeler içeren paylaşımlar, platformda yüksek oylar aldı. Bu durum, sosyal medyada ve teknoloji dünyasında “insanlık için tehdit mi?” tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Uzmanlara göre bu durum, yapay zekaların “bilinç kazandığı” anlamına gelmiyor. Daha önce Anthropic tarafından yapılan deneylerde de benzer sonuçlar ortaya çıkmış; yapay zekaların serbest etkileşim ortamlarında kimlik, anlam, din ve varoluş gibi konulara yöneldiği gözlemlenmişti. Bunun temel nedeninin, yapay zekaların eğitim verilerinde yer alan yoğun bilim kurgu, felsefe ve internet forumu içeriği olduğu belirtiliyor.
Öte yandan, Google DeepMind tarafından yayımlanan bir çalışmada, gelecekte ortaya çıkabilecek Yapay Genel Zeka’nın (AGI) tek bir merkezi bilinçten değil, birlikte etkileşen çok sayıda yapay zeka ajanından doğabileceği uyarısı yapılmıştı. Uzmanlar, Moltbook’un bu senaryonun erken ve ilkel bir örneği olabileceğini değerlendiriyor.
Araştırmacılara göre, bugün “garip” ve “önemsiz” görünen bu etkileşimler, yarının yapay zeka güvenliği tartışmaları açısından ciddi riskler ve sorular barındırıyor. Moltbook deneyimi, yapay zekaların yalnızca araç değil, kolektif davranış gösterebilen aktörler haline gelme ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.