Abant İzzet Baysal Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Rengim Sine Nazlı, son dönemde artan şiddet olaylarını değerlendirerek toplumsal yapıya ilişkin dikkat çeken uyarılarda bulundu.
Nazlı, şiddetin yalnızca bireysel vakalarla açıklanamayacağını belirterek, dijital kültürün ve toplumsal algıların bu süreci derinleştirdiğini ifade etti. Toplumun “mükemmel görünme” çabasıyla bir “vitrin toplumuna” dönüştüğünü söyleyen Nazlı, bu durumun sorunların gizlenmesine ve birikmesine yol açtığını vurguladı.
Aile yapısındaki değişime de dikkat çeken Nazlı, bazı ebeveynlerin çocuklarını eleştiriden uzak şekilde “kusursuz” gördüğünü, bazılarının ise ebeveynliği yalnızca maddi ihtiyaçları karşılamak olarak değerlendirdiğini belirtti. Nazlı, çocuk yetiştirmenin gözlem, farkındalık ve anlayış gerektirdiğinin altını çizdi.
Dijital görünürlük şiddeti tetikliyor
Şiddetin dijital platformlarda sıradanlaştığını ifade eden Nazlı, özellikle gençler arasında “görünür olma” arzusunun riskli davranışları artırdığını söyledi. Gençlerin sadece gerçek dünyada değil, algoritmaların yönlendirdiği dijital ortamlarda büyüdüğünü belirten Nazlı, “Kalabalıklar içinde yalnızlar” değerlendirmesinde bulundu.
Nazlı, şiddetin kahramanlaştırıldığı ve suçun görünürlükle ödüllendirildiği bir ortamın oluştuğunu belirterek, bu durumun toplumsal çürümeyi hızlandırdığını ifade etti. Sorunun tek bir nedene indirgenemeyeceğini vurgulayan Nazlı, çözüm için aile, eğitim sistemi ve dijital platformların birlikte ele alınması gerektiğini dile getirdi.