İran İslam Cumhuriyeti'nde düşen ABD uçağı ve kayıp pilot iddialarına ilişkin dikkat çeken yeni değerlendirmeler gündeme geldi.Zira pilotun bulunduğu nokta ile operasyonun gerçekleştiği bölge arasında yaklaşık 200 kilometrelik mesafe bulunuyor.
Paylaşılan bilgilere göre, ABD’li pilotun İran’ın merkezinde değil, Kohgiluye ve Boyer-Ahmad eyaletinin güneybatısında tespit edildiği, uçakların düştüğü bölgenin ise İsfahan’ın güneyinde olduğu ifade edildi. Bu coğrafi fark, “pilot kurtarma” operasyonu iddialarını tartışmalı hale getirdi.
Operasyona katılan uçak sayısından yola çıkarak en az 200 personelin görev yaptığı belirtilirken, bu büyüklükte bir askeri gücün yalnızca bir pilot kurtarma görevi için fazla olduğu değerlendiriliyor.
Bu durum, operasyonun aslında İran içindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ele geçirmeye yönelik bir sızma girişimi olabileceği yönündeki iddiaları güçlendirdi. Söz konusu stokun İsfahan bölgesinde bulunduğu ileri sürülüyor.
Ayrıca ABD’nin bölgede yoğun hava bombardımanı gerçekleştirmesi ve C-130 tipi uçakların imha edildiği yönündeki iddialar da bu senaryoyla ilişkilendiriliyor. İddialara göre, özel kuvvetlerin sahada bulunduğu sırada uçaklar hedef alındı ve operasyon başarısızlığa uğradı.
Washington Post'un geçtiğimiz hafta yaptığı habere göre de savaşın 5. haftasında Trump, İran'ın Isfahan'daki 91 metre derinlikteki tünellerde saklanan yaklaşık 440 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyumunu ele geçirmek için riskli bir kara operasyonu planı hazırlattı.
Pentagon'un sunduğu plan; yüzlerce komandonun bölgeye sızmasını, ağır iş makinelerinin havadan indirilmesini ve radyoaktif maddeyi taşımak için bölgeye geçici bir uçak pisti inşa edilmesini öngörüyordu.
Zaman çizelgesi de bunu gösteriyor:
2 Nisan akşamı, İran ordusu bir ABD Hava Kuvvetleri uçağını düşürdüğünü gösteren bir video yayımladı. Bu olayın ilk başta Basra Körfezi üzerinde gerçekleştiği iddia edildi ancak aslında İsfahan yakınlarında olduğu anlaşıldı. 3 Nisan sabahı, 494. Taktik Savaş Filosu’na ait bir F-15E uçağının enkazı İsfahan’ın güneyinde bulundu, ancak oldukça ıssız olan bu bölgenin coğrafi olarak tespit edilmesi zaman aldı.
3 Nisan öğleden sonra, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait HH-60 helikopterleri ve bir HC-130 yakıt ikmal uçağının İran’ın güneybatısında, Kohgiluye ve Boyer-Ahmad eyaletinde faaliyet gösterdiği görüldü. Ayrıca en az bir A-10, bir MQ-9 Reaper ve muhtemelen bir F-35 de bölgede yer aldı. Bu sırada hava savunma çatışması yaşandı; HH-60 helikopterleri ve bir A-10 hasar aldı, A-10 pilotu Basra Körfezi üzerinde fırlatma koltuğuyla atladı. Helikopterlerden birinin duman çıkardığı görüntülendi. Aynı dönemde, İsfahan yakınlarında düşen F-15E’nin pilotunun kurtarıldığı, ancak silah sistem subayının (WSO) kayıp olduğu yönünde haberler çıktı. Bölgedeki yetkililer sivillerden Amerikalı bir pilotu aramalarını istedi ve halkın arama yaptığına dair görüntüler yayıldı.
4 Nisan akşam saatlerinde, daha kuzeyde, Çaharmahal ve Bahtiyari bölgesinde yeni helikopter hareketliliği rapor edildi. Gece ilerleyen saatlerde, kayıp WSO’nun kurtarıldığı ve İsfahan yakınlarında ileri bir üsse inmiş olan yaklaşık 100 kişilik özel kuvvet birliğinin geri çekilirken bazı C-130 uçaklarını terk edip imha ettiği bilgisi yayıldı. Sabah ortaya çıkan görüntülerde iki yanmış C-130 ve birkaç MH-6 helikopterinin enkazı görüldü. Aynı saatlerde İran üzerinde çok alçak irtifada uçan bir C-295 nakliye uçağı da görüntülendi. Pilotların aslında klasik yöntemle, gece karanlığında uzun menzilli helikopterlerle alınmış olabileceği iddia ediliyor.
Aslında MH-6 helikopterleri ve C-130/C-295 uçaklarıyla bölgeye intikal eden birliklerin, yer altı tesislerine yönelik bir operasyon gerçekleştirmesi planlanmıştı.
Ancak 2 Nisan’da bir F-15E’nin düşürülmesi, İran hava savunmasının beklenenden güçlü olduğunu gösterdi. Bu noktada operasyonun iptal edilmesi beklenirdi. Buna rağmen görev devam ettirildi.
4 Nisan gecesi sahaya inen özel kuvvetler muhtemelen İran’a ait İHA’lar tarafından tespit edildi. Çöl bölgesine iniş yapan büyük nakliye uçakları ve helikopterler, termal sistemlerle kolayca fark edilmiş olabilir. İran güçlerinin hızla bölgeye yönelmesi üzerine operasyon iptal edildi ve birlikler geri çekildi. Geride kalan uçak ve helikopterler ise imha edildi. Sonrasında ortaya atılan “pilot kurtarma” hikayesinin, başarısız bir operasyonu örtmek için oluşturulmuş olabileceği değerlendiriliyor.
Ayrıca 2 Nisan’da ABD Kara Kuvvetleri Komutanı General George’un görevden alınması da dikkat çekici bulunuyor. Bu kararın, söz konusu operasyonla bağlantılı olabileceği yönünde yorumlar yapılıyor.
Eski CIA analisti: “Pilot değil, nükleer hedef vardı”
İskoç siyasetçi George Galloway’in sunduğu The Mother of All Talkshows (MOATS) programına katılan eski CIA analisti ve BERG Associates kurucusu Larry C. Johnson, ABD’nin son askeri operasyonuna ilişkin dikkat çeken iddialar ortaya attı. Johnson, resmi açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirterek operasyonun arka planında çok daha büyük bir hedef bulunduğunu öne sürdü.
Johnson’a göre, kamuoyuna “pilot kurtarma operasyonu” olarak sunulan girişim aslında İran’daki Natanz nükleer tesisine yönelik daha geniş çaplı bir askeri planın parçasıydı. Analist, operasyonun planlandığı gibi ilerlemesi halinde sahada doğrudan nükleer hedeflere yönelik bir müdahalenin yürütülüyor olacağını ifade etti.
Operasyon sırasında yaşanan aksaklıkların bu planı şimdilik durdurduğunu belirten Johnson, sahadaki kayıpların ise resmi açıklamalarda yer aldığından çok daha büyük olduğunu söyledi. Müşterek Özel Harekat Komutanlığı’na (JSOC) ait iki C-130 uçağı ve çok sayıda helikopterin imha edildiğini söyleyen Johnson, yalnızca bir pilotu kurtarma gerekçesiyle yaklaşık 400 milyon dolarlık hava aracının kaybedilmesinin “mantık dışı” olduğunu vurguladı.
Bölgeden gelen görüntülerin de resmi verilerle örtüşmediğini dile getiren Johnson, en az bir C-130’un düştüğünü, iki Pave Hawk (Black Hawk), dört MH-6 Little Bird helikopteri ve bir A-10 Warthog uçağının ya vurulduğunu ya da bölgede terk edildiğini söyledi.
Operasyonda kullanılan hava unsurlarının kapsamına dikkat çeken Johnson, özellikle kısa menzilli Little Bird helikopterlerinin varlığının bölgede yoğun çatışma yaşandığını gösterdiğini ifade etti. Ayrıca bu tür bir operasyon için C-130 uçaklarının yakıt ikmali desteği sağladığını belirterek, operasyonun kapsamının “basit bir kurtarma görevini çok aştığını” söyledi.
Johnson, yaşananların ABD’nin İran’daki nükleer altyapıya yönelik olası bir saldırı hazırlığının parçası olabileceğini söylerken operasyon sırasında ölen ve yaralanan asker sayısının net olmadığını ancak kayıpların ciddi boyutta olduğunu dile getirdi.