ABD-israilin İran’a karşı yürüttüğü savaş, enerji fiyatlarının ötesinde dünyanın dört bir yanındaki tüketicileri giderek daha fazla etkilemeye başladı. Hürmüz Boğazı çevresindeki aksaklıklar gübre maliyetlerini artırıyor ve küresel gıda fiyatlarında sert yükselişi tetikliyor. Patates ise son haftalarda gıda güvenliği ve tedarik zinciri üzerindeki baskıya dair artan uyarılar nedeniyle vadeli işlem fiyatlarının yükselmesiyle birlikte bu krizin son kurbanı haline geldi.
Patates vadeli işlem fiyatları neden yükseliyor?
Trading Economics verilerine göre, patatese bağlı finansal kontratlar son bir ayda yüzde 700’den fazla yükseldi ve mayıs ortası itibarıyla yıllık bazda yüzde 34’ün üzerinde artış gösterdi.
Bu yükselişin temel nedeni, Orta Doğu’daki savaşın gübre tedariki, enerji maliyetleri ve tarımsal ticaret yolları üzerindeki etkilerine ilişkin endişeler oldu. Patates, üre ve amonyak gibi azot bazlı gübrelere yoğun şekilde ihtiyaç duyan bir ürün olarak biliniyor. Küresel ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, aynı zamanda azot bazlı gübre sevkiyatları için de kritik öneme sahip.
Sektör tahminlerine göre, çatışmaların tırmanmasından bu yana gübre fiyatları yaklaşık yüzde 80 arttı.
Birleşmiş Milletler tahminlerine göre küresel gübre ticaretinin yaklaşık üçte biri normal şartlarda Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Buna üre, potasyum ve fosfat sevkiyatları da dahil. Analistler, piyasaların giderek daha yüksek tarım maliyetleri ve gelecekte daha zayıf hasatlar riskini fiyatlamaya başladığını söylüyor.
En büyük endişe ne?
Analistler, mevcut artışın kısa vadede doğrudan bir kıtlık oluşturmasını beklenmediğini belirtiyor. Piyasalar şu an için patates arzının tamamen bozulmasından ziyade, tarım, gübre ve nakliye maliyetlerinin artacağı beklentisine tepki veriyor.
Ancak gübre akışındaki ve enerji piyasalarındaki aksaklıklar sürerse, baskının daha geniş gıda sektörüne yayılabileceği ifade ediliyor. Özellikle patates kızartması, cips ve dondurulmuş ürünler gibi işlenmiş patates ürünlerinin; endüstriyel tarıma, enerji yoğun üretime ve küresel tedarik zincirlerine bağımlılıkları nedeniyle daha kırılgan olduğu belirtiliyor.
Avrupa’da patates kızartması fiyatları artacak mı?
Avrupa’nın, çiftçilerin son yıllarda artan talebi karşılamak amacıyla üretimi genişletmesi nedeniyle şu anda patates arz fazlası yaşadığı bildiriliyor. Bu durum tüketicileri perakende fiyatlarındaki ani artıştan şimdilik koruyor.
Buna rağmen yatırımcılar, mevcut arz fazlasına karşın küresel ticaret ve enerji piyasalarındaki bozulmaların uzun vadeli etkilerine odaklanmaya devam ediyor.
Avrupa Birliği, 2022’de Ukrayna savaşının tırmanmasının ardından Rusya ile enerji bağlarını kesme kararı aldığı için zaten yüksek yaşam maliyetleriyle mücadele ediyordu. Bu durum Avrupa’yı küresel piyasalardaki dalgalanmalara daha açık hale getirdi.
İran savaşı ise baskıyı daha da artırdı. Birlik, artık fosil yakıt ithalatı için çok daha yüksek maliyet ödüyor. Bu da benzin ve motorin fiyatlarını yükselterek gıdaların mağazalara taşınma maliyetini artırıyor ve market fiyatları üzerinde ek baskı oluşturuyor.
Başka temel gıda fiyatları da etkilenebilir mi?
Analistler ve uluslararası kuruluşlara göre Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar daha geniş bir tarımsal emtia grubunu da etkilemeye başladı.
Food and Agriculture Organization, küresel gıda fiyatlarının art arda üç aydır yükseldiğini ve bitkisel yağ fiyatlarının 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını açıkladı. Buğday, pirinç ve mısır fiyatları da boğaz çevresindeki istikrarsızlığa bağlı yükselen enerji ve taşımacılık maliyetleri nedeniyle arttı.
Ekonomistler, uzun sürecek bir aksamanın özellikle enerji şoklarına açık ekonomilerde ekmek, süt ürünleri, et ve işlenmiş gıdalar dahil birçok ürünü etkileyebileceğini belirtiyor.
Dünya bir gıda kriziyle mi karşı karşıya?
Zengin ekonomilerde tüketicilerin etkileri daha çok yüksek market faturalarıyla hissedeceği tahmin ediliyor. Ancak daha yoksul ülkelerde sonuçların çok daha ağır olabileceği belirtiliyor. Çünkü yükselen yakıt ve gübre maliyetleri ekim süreçlerini tehdit ediyor, hasadı zayıflatıyor ve temel gıdaları daha erişilmez hale getiriyor.
Yara International CEO’su Svein Tore Holsether, Körfez’de tırmanan çatışmaların küresel tarımsal üretimi tehlikeye attığını ve sonunda gıda için uluslararası bir rekabet savaşına yol açabileceğini söyledi.
Benzer bir uyarı, yardım kuruluşu World Central Kitchen’ın kurucusu José Andrés tarafından da yapıldı. Andrés, savaş kaynaklı gübre tedarik kesintilerinin uzun süreli küresel bir gıda krizini tetikleyebileceğini ve özellikle yoksul ile ithalata bağımlı ülkelerin en ağır darbeyi alacağını ifade etti.
United Nations Development Programme’a göre, Orta Doğu’daki çatışmanın daha geniş ekonomik sonuçları, özellikle ithal enerjiye bağımlı ülkelerde olmak üzere 162 ülkede 30 milyondan fazla insanı yoksulluğa sürükleyebilir.