Zafer Partisi Eski Genel Başkan Başdanışmanı Hasan Öztürk, partisinin mali yapısına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulunarak Cumhuriyet savcılarını göreve davet etti. Öztürk, yaptığı açıklamada Zafer Partisi’nin para trafiğinin şeffaflıktan uzak bir şekilde yürütüldüğünü öne sürdü.
Öztürk, partiye yapılan bağışların neden birkaç kişi üzerinden dolaştırıldığını sorgulayarak, yasal bağış limitlerinin üzerindeki paraların banka sistemi yerine elden, çanta ve poşetlerle taşındığını iddia etti. Büyük meblağlardaki bu bağışlar için resmi bağış makbuzu düzenlenmediğini de dile getiren Öztürk,
''Zafer Partisi'nin para trafiği neden birkaç kişi üzerinden yürütülüyor? Yasal bağış limitlerinin üzerindeki paralar neden banka aracılığıyla parti hesabına girmiyor da çanta ve poşetlerle geliyor? Neden elden aldığınız büyük miktardaki paralar için bağış makbuzu vermiyorsunuz?'' dedi.
Öztürk, açıklamasını “Cumhuriyet savcılarını göreve davet ediyorum” sözleriyle tamamladı. İddialarla ilgili Zafer Partisi yönetiminden ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ CHP'deki yolsuzluk iddialarına ilişkin; ''Dava dosyalarını bilmiyoruz, savcılığın iddialarını da bilmiyoruz ancak bir şeyi biliyoruz; sadece CHP belediyelerinde yolsuzluk yapıldığı iddiaları hayatın doğal akışına aykırı. Bir tane AK Parti belediyesinde yolsuzluk olmamış mı? Demek ki hayatın doğal akışına aykıı olan şey bu operasyonların bir bütün olarak siyasi saikli olduğu ve Anayasa’nın 10’uncu maddesinin askıya alındığı ortamda yapıldığını ifade eder ve CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel Bey’i ve kıymetli mesai arkadaşlarını ziyaret ederek ‘düşman ceza hukuku’ uygulamalarına olan muhalefetimizi ve Anayasa’nın 10’uncu maddesinin tekrar yürürlüğe girmesi konusundaki isteğimizi ve politikamızı ifade ettik. Bu çizgide desteğimizi de sürdürüreceğiz. Çünkü Türkiye’de iki farklı hukuk uygulanmasına karşıyız. İktidara farklı hukuk, muhalefete farklı hukuk olmaz. Eğer bir milletsek, bir tek hukuk olur. Aynı suça, aynı ceza olur. Farklı cezalar oluşturamazsınız. Oluşturursanız bunun adı hukuk olmaz. Biz de hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz ve bu mücadeleden de asla geri adım atmamak konusunda kararlıyız.” açıklamasını yapmıştı.