Dünya

Oscar Ödüllü Yönetmen Hamdan Ballal’ın ailesine işgal rejimi ve yerleşimci saldırısı!

Batı Şeria’nın güneyinde yaşam mücadelesi veren Oscar ödüllü Filistinli yönetmen Hamdan Ballal’ın ailesi, işgal rejimi askerleri ve Filistin topraklarını gasbeden yerleşimcilerin şiddetine maruz kaldı.

Abone Ol

Mesafir Yatta’da Bitmeyen Zulüm
İşgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kenti sınırlarında yer alan Mesafir Yatta bölgesinde, Filistinli yerel halk, topraklarını zorla ele geçiren siyonistlerin ve işgal rejimi askerlerinin sistematik saldırılarıyla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Bölgedeki baskı ve şiddet sarmalı, Filistinlilerin günlük yaşamının bir parçası haline gelmiş durumda.

"No Other Land" Yönetmeninin Ailesi Hedef Alındı
Bu şiddet eylemlerinin son kurbanı, Filistin halkının işgal altındaki direnişini ve yaşamını anlatan Oscar ödüllü "No Other Land" belgeselinin yönetmenlerinden Hamdan Ballal’ın ailesi oldu. Toprak gasbeden Yahudi yerleşimcilerin çağrısı üzerine olay yerine gelen işgal rejimi askerleri, yönetmen Hamdan Ballal’ın kardeşi Muhammed Ballal’ı ve ailesini darbederek fiziksel saldırıda bulundu.

Saldırı Anları ve Tanıklıklar
Ballal kardeşler, yaşadıkları dehşet dolu anları ve bölgedeki mülk gaspçıları tarafından gerçekleştirilen sürekli saldırıları Anadolu Ajansı'na (AA) detaylarıyla aktardı. Yapılan açıklamalarda, bölgedeki Filistinlilerin topraklarını koruma çabalarının işgal rejimi ve yerleşimciler tarafından nasıl engellenmeye çalışıldığı bir kez daha gözler önüne serildi.

"O esnada öleceğini düşünmüş"
Pazar günü, çobanlık yapan Yahudi yerleşimcilerin koyun gütmek bahanesiyle evlerinin önüne kadar geldiğini söyleyen Hamdan, yerleşimcilerin işgal askerlerini aradığını ve gelen iki askerin yerleşimcilerle konuştuktan sonra kardeşinden kimlik istediğini kaydetti.

Hamdan, kimliğini evden getirebileceğini söylemesine rağmen askerlerin kardeşinin boğazını sıktığını vurguladı.

Askerlerin boğazını sıkması nedeniyle bir müddet nefessiz kalan kardeşinin durumuna dair “O esnada öleceğini düşünmüş.” diyen Hamdan, askerler bıraktıktan sonra kardeşinin hemen hastaneye kaldırıldığını aktardı.

"Hastaneye götürüldüğünde çok kötü durumda ve nefes alamıyordu. Oksijenle müdahale ettiler. Birkaç saat sonra kendine geldi." diyen Hamdan, eve döndükten sonra askerlerin tekrar gelerek iki kardeşini ve bir kuzenini alıkoyup Susya askeri karakoluna götürdüğünü söyledi.

Alıkoyulan kardeşleri ve kuzeninin 3 saat boyunca elleri arkadan kelepçeli ve gözleri bağlı karakolda tutulduğunu belirten Hamdan, sonrasında Yahudi yerleşimcilerin sık kullandığı ve Filistinliler için tehlikeli olan bir yola bırakıldıklarını aktardı.

Hamdan, "O sürede biz çok endişelendik. Başlarına bir şey gelmesinden korktuk. Şansları yoldan geçen birinin onları görmesi ve aracına alarak buraya getirmesi oldu." dedi.

Yahudi yerleşimcilerin Mesafir Yatta’yı hedef alan saldırıları ardı arkası kesilmeksizin sürüyor
Hamdan, Filistin topraklarını gasbeden siyonistlerin koyun otlatma bahanesiyle sürekli evin yakınlarına gelerek hayvanlarına ve ağaçlara zarar verdiğini söyledi.

Hayatlarının Yahudi yerleşimci saldırıları nedeniyle son dönemde çok zorlaştığına işaret eden ve yerleşimcilerin sık sık evlerinin yakınlarına gelerek “Eğer burayı terk etmezseniz gece geleceğiz evinizi mahvedeceğiz" tehditleri savurduğunu belirten Hamdan, İsrail işgalinin karanlık yüzünü uluslararası kamuoyuna duyurmasından ötürü ailesinin cezalandırıldığına dikkati çekti.

Hamdan, geleceğe ilişkin ne düşündüğü sorusuna ise şu şekilde cevap verdi:

"Bütün Filistinliler, bir gün özgürlüklerini kazanacakları umuduna sahip. Fakat Gazze’deki soykırım ve Batı Şeria’da yaşananlardan sonra kimsenin bunları durdurmaya çalışıyor olmaması, bizim geleceğe ilişkin umudumuzun azalmasına neden oluyor.”

Hamdan, sözde işgal hükümeti ve yerleşimci örgütler tarafından desteklenen kişilerin kendilerini tehdit etmelerinin korkmalarına neden olduğunu fakat gidecek başka yerleri olmadığını söyledi.

İşgal askerlerinin saldırısına uğrayan Muhammed Ballal da Filistin topraklarını gasbeden siyonistlerin sistematik saldırılarına maruz kaldıklarını ifade ederek saldırıların yemek yedikleri esnada yerleşimciler tarafından çağrılan işgal askerleri tarafından gerçekleştirildiğini belirtti.

Muhammed, boğazının sıkıldığı ve darbedildiği saldırı anını şöyle anlattı:

“Herkesin kimliğini istedi. 'Çoğu küçük çocuklar' dedim. Sonra bana bağırmaya, vurmaya başladı. 'Burası yerleşimcilere ait burada duramazsın' dedi. Sonra silahını çıkarıp beni vurmaya çalıştı. Videosu var. Ben de eşyalarımı alıp kaçtım.”

"Zor nefes alıyordum ve vücudumun her yeri ağrıyordu, darp izleri vardı. Rapor da aldım. Sonra 2 gün evde kaldım ve bugün geri döndüm.” diyen Muhammed, bu tür olayların her gün yaşandığına ve işgal askerinin bu konuda hiçbir şey yapmadığına hatta yerleşimcilere destek verdiğine işaret etti.

İşgal altındaki Batı Şeria'da yer alan Mesafir Yatta'da Filsitinlilerin işgal ordusunun uyguladığı yıkım ve sürgün politikasına karşı gösterdiği mücadeleyi anlatan "Başka Toprak Yok", 2025 yılında "En İyi Belgesel Oscarı"nı kazanmıştı.