İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından ilan edilen bu stratejik adımlar, İstanbul'un karmaşık yapısı ve devasa nüfus yoğunluğu dikkate alınarak hazırlandı. Şehrin her bir köşesindeki ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki kurumlar, artık dış tehditlere karşı sadece bir bekçi veya nöbetçi öğretmenle değil, devletin tüm ilgili kurumlarının entegre olduğu teknolojik ve sosyal bir savunma ağıyla korunacak. İstanbullu velilerin çocuklarını okula gönderirken yaşadıkları endişeler bu yeni eylem planıyla en aza indirilecek.

Okullar Yeniden Acildi 18 Milyon Ogrenci Ders Basinda 784

Her Okul İçin "Güvenlik Kurulu" Zorunluluğu

İstanbul'da hayata geçirilecek en kritik müdahalelerden biri, istisnasız her okulda oluşturulacak çok disiplinli 'güvenlik kurulu' modeli olacak. Bu yeni yapının başkanlığını okul müdürü üstlenirken, kadroda okulun rehber öğretmeni, o mahallenin asayişinden sorumlu en yakın kolluk kuvveti amiri ve Aile Bakanlığından yönlendirilen bir sosyal hizmet uzmanı bulunacak. Bu uzman ekip, İstanbul'un zorlu şartlarında okul çevrelerini tamamen "risk esaslı" bir analizden geçirecek. Giriş ve çıkışlarda yaşanan devasa kalabalıkların yönetimi, binlerce okul servisinin kullandığı kaotik güzergahların denetimi, devasa okul komplekslerindeki denetimsiz kör noktaların tespiti ve okul çevresindeki potansiyel tehlike arz eden alanların iyileştirilmesi doğrudan bu kurulun inisiyatifinde olacak.

Bakanlığın Yedi Basamaklı İstanbul Reçetesi

İçişleri Bakanı Çiftçi'nin açıkladığı ve İstanbul okullarının güvenlik anayasası olacak olan yedi aşamalı plan oldukça net mesajlar içeriyor. Planın başlangıç noktasında, okullara yönelik mevcut risk ve tehdit algılarının tamamen yenilenmesi var. İkinci aşama, okulların etrafındaki duvar, jiletli tel, kamera ve aydınlatma gibi fiziki güvenlik yatırımlarının zirveye taşınmasını emrediyor. Üçüncü ve dördüncü adımlar, suç daha oluşmadan müdahale etmeyi sağlayan bir erken uyarı sistemi ile şüpheli profil takip mekanizmasının kurulmasını kapsıyor. Beşinci adım, okul rehberlik birimleri ile emniyet istihbaratı arasındaki koordinasyonu (rehberlik-güvenlik eşgüdümü) sağlarken, altıncı adımda İstanbul'daki devlet kurumları arasında kusursuz bir iletişim hedefleniyor. Yedinci ve son aşama ise milyonlarca İstanbullu öğrenciye acil durumlarda hayat kurtaracak farkındalık ve reaksiyon eğitimlerinin verilmesini içeriyor.

Kaynak: Haber Merkezi