ÖĞRENDİM Kİ...

Abone Ol

Öğrendim ki; susmak, bazen konuşmaktan çok daha fazlasını anlatırmış. Uzun cümleler kurmaktansa, kısa bir "İyiyim" cümlesi; yaşanan kırgınlığı ve "Fark etmez" kelimesinin ardındaki beklentiyi fazlasıyla özetlermiş.

Öğrendim ki; insani ilişkilerde sevmek bazen bir aldatmaca olabiliyormuş. Çünkü sevgi, her zaman bağ kurmak için değil; bazen kendine alan açmak, karşındakini ikna edip teslim almak ve sonrasında kendi kurallarını koyup yönetmek için kullanılabiliyormuş. "Samimiyet" denilen şeyin aslında önceden yapılmış bir hesap ve hazırlık olduğunu anlamak, biraz geç de olsa gerçekleşiyormuş.

Öğrendim ki; iyi niyet, kolaylıkla suiistimal edilen bir duyguymuş. Sen anlayış gösterdikçe karşı taraf sınırlarını genişletiyor, sen alttan aldıkça o, üste çıkmayı alışkanlık haline getiriyor. Ve bu durum, "kardeşlik" denilen bağın sessizce çürümesine neden oluyor.

Öğrendim ki; bazı insanlar seni değil, onlara sağladığın faydayı seviyormuş. Onlara yararlı olduğun sürece varsın. Çünkü onların derdi sen değilsin; onların kardeşliği sana değil, senden elde ettikleri menfaatedir.

Öğrendim ki; insan, art niyeti açıkça görse kendini korur; bu sebeple art niyet çoğu zaman yüksek sesle gelmiyor. En nazik, en narin kelimelerin arasına gizleniyor; küçük imalar ve ince hesaplarla, "Ben senin iyiliğini istiyorum" cümlesinin arkasına saklanıyor.

Öğrendim ki; herkesi kendin gibi sanmak en büyük yanılgıymış. Senin iyi niyetli olman, karşındakinin de öyle olduğu anlamına gelmiyormuş. Sen durumu düzeltme derdindeyken, kim bilir karşındaki en başından beri bozma niyetindedir.

Öğrendim ki; gerçeği fark ettiğin an, hayatını yeniden kazanıp yeni bir başlangıç yapabilirsin. Çünkü insan, yeni bir başlangıçla kimin gerçekten yanında olduğunu, kimin de yanındaymış gibi davrandığını öğreniyor.

Öğrendim ki; bazı insanlar hayatına gerçek bir dost olmak için girmiyor; sana bir şey öğretmek ve acı bir ders bırakmak için geliyorlar: "Bir daha tenekeye altın muamelesi yapmamayı" öğreterek gidiyorlar.

Öğrendim ki; her uzatılan el beni ayağa kaldırmak için değilmiş; bazen ne kadar ağır olduğumu tartmak içinmiş.

Öğrendim ki; modern çağda ilişkiler birer yatırım aracına dönüştürülmüş. Efendimiz (s.a.v.)"Ey Allah’ın kulları, kardeş olun!" emrinin yerini; "Bana ne katabilir, ondan nasıl istifade edebilirim?" diyen stratejik bir çıkar ilişkisi almış.

Öğrendim ki; bir insanda bulunan kusurlar, art niyetli biri için tedavi edilmesi gereken bir eksiklik değil; zamanı gelince aleyhte kullanılacak bir silahmış.

Öğrendim ki; hayat, maskeleri düşürmek için yeterince uzun ama bu maskelerle vakit kaybetmeyecek kadar kısadır. Art niyeti fark ettiğimiz an o kişiyle aramıza koyduğumuz mesafe, kendimize olan saygımızın en büyük kanıtıdır.

Öğrendim ki; kalbi temiz tutmak bir tercihse, o kalbe kimin gireceğine karar vermek de en büyük özgürlüktür.