Normalleşme Beklentisi

Abone Ol

“Normalleşmeyi bu ülke ne zaman görecek?” diye hep soruyor, sorguluyoruz. Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Hak yerini bulunca!

Ardı arkası kesilmeyen operasyonlardan bir normalleşme çıkacağını veya bütün bunların oraya doğru yol almak için yapıldığını düşünüyoruz. Bir gün umarız böyle de olur. Ama her müdahaleden sonra aradan biraz zaman geçiyor ve bakıyoruz ki normalleşmede yine sınıfta kalmışız.

Nerede bir hırsız, yolsuz ve ahlaksız varsa; bu milletin sadece servetini değil, zamanını, vaktini ve algılarını da çalmıştır.

Bu millete rol model diye sunulanların kriterleri değişmedikçe normalleşmenin mümkün olmadığını söylemek zor değildir.

Basın bir silah olarak kullanıldıkça ve medya patronlarının ahlaki hiçbir kriteri olmadıkça normalleşmenin imkânı da olmayacaktır.

Televizyona yorumcu veya haberci almak yerine, adeta pavyona konsomatris ya da bara barmen/barmaid alıyormuş gibi bir anlayış hâkimdir.

Bu millete rol model diye sunulan pespayelerin sonradan hırsız ve arsız olduklarının anlaşılması, toplumda yeni hayal kırıklıkları oluşturuyor. Ardından da “Acaba yeni bir normalleşme olur mu?” beklentisi ortaya çıkıyor.

Bu millet için yorum yapacak, halka haber sunacak, toplumu bilgilendirecek kişiler için belli kriterler belirlenmelidir. Bu kriterler de kesinlikle millî ve manevi değerlerimizle çelişmemelidir.

Değerlerimizin ağırlığını taşıyan insanlar rol model olarak öne çıkarılmalıdır. Öyle her fakülte bitireni vitrine koyma yanlışından vazgeçilmelidir.

Bizi ayakta tutan sağlam değerlerimizdir. Bu değerlerle kaim olanlardan istifade edilmeli ve onların öne çıkması sağlanmalıdır.

Ekranları yarı üryan ya da pespaye kişiliklerle dolduranlar, sonradan ortaya saçılan rezilliklerin de aynı zamanda sorumlularıdır.

Temiz toplum için temiz ekran şarttır. Normalleşme için normal insanların rol model olarak seçilmesine ve öne çıkarılmasına ihtiyaç vardır.

Normalleşmeye bence ekranlardan başlamak lazım. Televizyonlar, gelişigüzel herkesi ekranlara taşımamalıdır. “Yataktan kaçmış” görünümlü çürümüşlerin peşine bu milleti takma yanlışından vazgeçilmelidir.

Onurlu, ahlaklı, eli yüzü düzgün, kıyafetine dikkat eden insanların görüşlerinden istifade edilmelidir.

Hayatı şehvete düşkünlük, üstünlük taslama ve daha fazla mala sahip olma hırsıyla şekillenmiş kişi ve kişiliklerin bu millete vereceği bir aydınlanma yoktur. Bir kez daha ifade etmiş olalım.