New York Times, kapsamlı bir araştırma dosyasında ABD Başkanı Donald Trump’ın İran İslam Cumhuriyeti'ne savaş başlatma kararının perde arkasını ortaya koydu. Araştırma, Trump’ın 11 Şubat’ta soykırımcı israil Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray’daki gizli görüşmesinden “sıfır saatine” kadar geçen süreci detaylandırıyor.
Salı günü yayımlanan araştırma, ABD yönetimi içinden aktarımlara dayanıyor ve hassas tartışmalara katılan yetkililerle yapılan görüşmelere yer veriyor. Çalışma ayrıca “Rejim Değişikliği: Donald Trump’ın İmparatorluk Başkanlığı İçinden” adlı yakında yayımlanacak bir kitaba da temel oluşturuyor.
Araştırma, istihbarat değerlendirmeleri, askeri uyarılar, siyasi bölünmeler ve Trump’ın kişisel kanaatlerinin nasıl iç içe geçerek savaş kararını şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Beyaz Saray’daki toplantıların izini süren çalışma, ciddi çekincelere rağmen kararın adım adım savaş seçeneğine yöneldiğini gösteriyor.
Gizli görüşme: Sürecin başlangıcı
11 Şubat’ta Netanyahu, Washington’daki karar alma sürecinin en hassas anlarından birinde Trump ile Beyaz Saray’daki durum odasında gizli bir toplantı yaptı. Bu görüşme, Netanyahu’nun aylar süren baskılarının ardından geldi ve ABD yönetimi içinde İran’a karşı doğrudan askeri müdahale tartışmalarını yeni bir aşamaya taşıdı.
Toplantıya Mossad Başkanı David Barnea ve üst düzey askeri yetkililer de dahil olmak üzere sınırlı sayıda ABD’li ve israilli yetkili katıldı. Amaç, sızıntı riskini en aza indirmekti.
Netanyahu yaklaşık bir saat süren sunumunda İran’a yönelik hızlı ve kesin bir saldırı planı sundu. İran’ın balistik füze programının haftalar içinde yok edilebileceğini savundu ve Tahran’ın vereceği tepkinin sınırlı kalacağını öne sürdü.
israil tarafı ayrıca İran içinde protestoların yeniden alevlenebileceğine dair istihbarat sundu ve askeri saldırıyla eş zamanlı bir iç karışıklığın “rejim değişikliği”ne zemin hazırlayabileceğini ileri sürdü. Sunumda, aralarında Rıza Pehlevi’nin de bulunduğu alternatif lider figürlerinin yer aldığı bir video da gösterildi.
ABD içindeki görüş ayrılıkları
Bu görüşmenin ardından Beyaz Saray’da günler ve haftalar süren yoğun tartışmalar başladı. Yönetim içinde hızlı askeri müdahaleyi savunanlar ile geniş çaplı savaş riskinden endişe edenler arasında belirgin ayrılıklar oluştu.
Trump, Netanyahu’nun planına olumlu yaklaşarak “iyi görünüyor” dedi. Netanyahu ise bu ifadeyi olası bir “yeşil ışık” olarak yorumladı.
ABD istihbarat kurumları israilin planını dört başlıkta değerlendirdi:
İran liderliğine suikast
Bölgesel etkinliğin zayıflatılması
İç ayaklanma
Rejim değişikliği
ABD değerlendirmesine göre ilk iki hedef mümkün, son iki hedef ise gerçekçi değildi.
CIA Direktörü John Ratcliffe, rejim değişikliğinin gerçekçi olmadığını açık şekilde Trump’a iletti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı JD Vance da benzer şüpheler dile getirdi.
Askeri uyarılar ve Trump’ın yaklaşımı
Genelkurmay Başkanı Dan Caine, israilin planlarını abartılı bulduğunu belirterek temkinli bir değerlendirme sundu. ABD’nin mühimmat stoklarının azalabileceği, özellikle Ukrayna ve israile verilen destek nedeniyle kaynakların sınırlı olduğu uyarısında bulundu.
Caine ayrıca Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanmasının zor olacağını ve İran’ın boğazı kapatma ihtimaline dikkat çekti. Ancak Trump bu ihtimali düşük görerek hızlı ve kesin bir savaş senaryosuna inandı.
Yönetim içindeki çatlaklar
Savunma Bakanı Pete Hegseth askeri müdahalenin en güçlü savunucularından biri olurken, Dışişleri Bakanı Rubio daha temkinli bir çizgi izledi.
Başkan Yardımcısı Vance ise savaşın bölgesel kaosa, ağır kayıplara ve siyasi risklere yol açabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca mühimmat tüketimi ve İran’ın öngörülemeyen tepkilerine dikkat çekti.
Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles da ekonomik ve siyasi sonuçlardan endişe etti ancak sonunda karara karşı çıkmadı.
Şubat sonuna doğru İran liderliğinin hedef alınabileceğine dair yeni istihbarat ortaya çıktı. Bu durum, “belirleyici darbe” fırsatı olarak değerlendirildi.
26 Şubat’ta yapılan kritik toplantıda tüm görüşler netleşti. Trump, katılımcıların görüşlerini aldıktan sonra kararın kendisine ait olduğunu vurguladı.
Toplantı sırasında Ratcliffe, İran liderliğine yönelik yeni bir fırsat penceresi olduğunu aktardı. Katılımcılar Trump’ın eğilimini fark ettikleri için güçlü bir itirazda bulunmadı.
Trump toplantının sonunda: “Devam etmeliyiz” diyerek kararını açıkladı.
Ertesi gün, Air Force One uçağında askeri son tarihten dakikalar önce savaş kararını onayladı. Böylece haftalar süren tartışmalar sona erdi ve askeri operasyon süreci başlatıldı.