Dünya genelinde ülkelerin savunma harcamaları trilyonlarca dolara çıkarken, Kuzey Antartika'nın tam ortasında bulunan bir ülkede normal olmayan bir örnekte bulunuyor: İzlanda . NATO’nun kurucu üyelerinden biri olmasına rağmen bu ülke ne bir savaş uçağına sahip ne de daimi bir ordusu mevcut. Peki, stratejik açıdan bu denli öneme sahip bir konumdaki küçük bir ada ülkesi, günümüz çağında silahsız ve ordusuz nasıl ayakta kalabiliyor?
SİLAHSIZ NATO ÜYESİ
İzlanda’nın savunma stratejisi, askeri birlikler yerine güçlü diplomatik bağlar ve stratejik ortaklıklar üzerine kurulu. 1869 yılından bu yana aktif bir ordusu bulunmayan ülke, güvenliğini tamamen NATO çatısı altına ve ABD ile imzaladığı özel savunma anlaşmalarına emanet etmiş durumda. Ülkede ağır silahlı birlikler yerine sadece gelişmiş bir Sahil Güvenlik ekibi ve terörle mücadele birimi (Viking Squad) bulunuyor. İşin daha şaşırtıcı yanı ise; İzlanda sokaklarında görev yapan polislerin bile rutin devriyelerinde silah taşımıyor olması.
SUÇ ORANLARI YOK DENECEK KADAR AZ
Savunma ordusuna sağlanacak bütçenin tasarrufu ayrılması, İzlanda'yı dünyanın en refah toplumlarından bir yapmıştır. Askeri harcamalar yerine eğitim, teknoloji ve yenilenebilir enerji kaynaklarını önceliklendiren bu ada ülkesi, her yıl " Dünyanın En Huzurlu Ülkesi" sıralamasında ilk sırada yer alıyor.
BAŞKA SİLAHSIZ YERLER
İzlanda ordusu olmayan bir ülke olarak biliniyor olsa da, dünyanın farklı yerlerinde ordusunu bir yük olarak görüp tamamen kaldıran başka ülkelerde bulunuyor.
Örneğin, Orta Amerika'nın Kasta Rika bölgesi 1948'de anayasada alınan bir kuralla silahlı kuvvetlerine tamamen kaldırdı. Bugün Ordu'dan tasarruf ettiği bütçeyi devasa milli parklara ayırıyor ve " Pura Vida" felsefesi ile huzurlu bir yaşam sürdüklerini iddia ediyor.
Bir başka örnek olarak, Avrupa'nın kalbinde yer alan Andora ve Liechtenstein gibi küçük devletler de benzer bir politika benimsiyor. Bu ülkeler savunma görevlerini komşu ülkeleri olan Fransa ,İspanya ya da İsveç'e devrederek askeri harcamalarının yükünü azaltıyor.
Pasifik Okyanusu'nda yer alan Palau ve Marshall Adaları gibi devletlerse güvenliklerini tamamen ABD'nin güvenilmez politikalarını emanet etmiş durumda.