HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığı tarafından NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen operasyonlara tepki gösterilen yazılı açıklamada, “Yetkilileri hukukun dışına çıkmamaya, yürütülen işlemler hakkında kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmeye ve mağduriyet oluşturan uygulamalara derhal son vermeye çağırıyoruz.” ifadelerine yer verildi.
Ankara’da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek Türkiye’nin birçok ilinde gerçekleştirilen operasyonlara dair haberlerin endişeyle takip edildiği belirtilen açıklamada, “23 Haziran 2026 tarihinde Ankara’nın Haymana ilçesinde IŞİD’e yönelik olduğu belirtilen operasyonda bir eve düzenlenen baskında Muhammed Kavi (25) hayatını kaybetmiş, eşi ise ağır yaralanmıştır. Basına servis edilen haberlerde Muhammed Kavi ve eşinin güvenlik güçleriyle çatışmaya girdiği ve bu sırada vuruldukları belirtilmiştir. Olay sonrasında Kavi ailesinin yaptığı açıklamada ise evde silah bulunmadığı ve çatışma yaşanmadığı ileri sürülmüştür. İsnat edilen suç ya da örgüt üyeliği iddiası ne olursa olsun, hiç kimsenin hayat hakkı, hukukun dışına çıkılarak elinden alınamaz. Haymana’da meydana gelen bu elim olayın tüm ayrıntılarıyla açıklığa kavuşturulması ve şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması, adaletin gereğidir.” denildi.
Açıklamanın devamında, “Sosyal medyada ve farklı mecralarda NATO’ya yönelik düşüncelerini ifade edenlere, protesto gösterileri düzenleyenlere karşı cadı avı başlatılması kabul edilemez. Sosyal medya hesaplarına yönelik uygulanan sansüre bir an önce son verilmelidir. Brüksel’deki NATO Karargâhı önünde protesto gösterileri düzenlenebilirken, Ankara’ya 784 kilometre mesafede bulunan Elazığ’da dahi, valilik tarafından zirveyi protesto etmek için düzenlenebilecek etkinliklere yasak kararı alınması, büyük bir garabettir.” ifadeleri yer aldı.
NATO Zirvesi tedbirlerinin toplumu sindirme harekâtına dönüşmesinin vatandaşın devlete olan güvenini zedelediği belirtilen açıklamanın sonunda, şu ifadelere yer verildi: