Müslüman ülkeler arasında ittifak şarttır

Abone Ol

İslam coğrafyasını başta olmak üzere tüm dünyayı kendi emperyalist emellerine göre dizayn etme hedefinde olan haydut Amerika’nın, işgal rejimi ile birlikte İran’a yönelik başlattığı savaşta 28’inci gündeyiz. Dünyanın gelişmiş teknolojilerine sahip Amerika ve işgal rejimi tüm acımasızlıkları ve tüm imkânlarıyla savaşı sürdürüyorlar. Saldırılar sadece İran ile sınırlı değil; suçlu işgal rejimi Lübnan’a yönelik de saldırılar gerçekleştiriyor.

Yıllardır saldıran, katleden, ev ve sivil yerleşim yerlerini tuzla buz eden hep işgal rejimi ve Amerika idi. Ancak bu savaşta durum farklıdır. İran’ın çok ciddi anlamda bir hazırlığının olduğunu görmekteyiz. Bugüne kadar işgal rejimi Demir Kubbe’sine güveniyordu. Elhamdülillah bu savaşta Demir Kubbe, “Delik Kubbe” oldu. İran’ın uzun menzilli ve hipersonik füzeleri, işgal edilmiş Filistin topraklarına atılarak Müslüman gönüllere ferahlık verdi. İşgal rejimi bugüne kadar görmediği şekilde füzelere muhatap oldu.

Şükür ki, yıllardır mazlumlara dünyayı dar etmek isteyen lanetli kavime bugün dünya dar ediliyor. Daha düne kadar Filistin’e atılan bombaları sahil kenarlarında ellerinde keyif kahvesiyle içen aşağılıkların üzerine Fettah füzeleri fırlatılıyor. Siyonistler, kafalarını sığınıktan çıkaramıyorlar, psikolojileri bozulmuş. Çok ah aldılar, çok mazlumun bedduasına muhatap oldular. Bugün ceza günleridir. Aslında bugünler onların iyi günleridir. Allah’ın izniyle çok daha zorlu ve çok çetin günler onları bekliyor. Uzun yıllardır tüm Müslümanların yüreklerini binlerce kez acıttılar, yaktılar. Ve inşallah bu gelinen süreç onların sonu olacaktır. Zalimlikte sınırı aştılar, artık yok olmalarının zamanı gelmiştir. Yıkılışları, çok uzak olmayan bir süreçte olacaktır inşallah.

İşgal rejiminin yıkılışının gerçekleşmesi, aslında İslam ümmetinin arasındaki ihtilafları, sorun ve sıkıntıları bir kenara bırakıp birlik ve beraberlik içiresinde hareket etmeleriyle mümkün olacaktır. Bugün İslam coğrafyasındaki ülkelerin, Batılı güçlere ve siyonist rejime olan bağlılığı sona ererse, ümmetin birliği ve ittihadı çok kısa sürede gerçekleşebilir. İslam ümmetini teşkil eden ülkelerin hiçbiri gerçek anlamda ne Amerika’ya ne de işgal rejimine muhtaç değildir. Amerika ve işgal rejiminin amacı ve hedefi, İslam coğrafyasındaki petrol, gaz ve stratejik çıkarlardır. Ne Amerika ne de işgal rejimi hiçbir zaman İslam ülkelerinin dostu olmamıştır, bundan sonra da kesinlikle olmayacaktır. Halkları Müslüman olan ülkelerin Amerika ile yaptıkları ittifaklar, mezkûr ülkelere somut bir savunma garantisi sunmamaktadır. Son dönemlerde yaşananlar bunu çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bugün ortaya çıkan sonuçlar şunu göstermiştir ki İslam âleminin birlik olması ve ittihadı sağlaması elzemdir. İslam ülkeleri ne olursa olsun siyonistlere ve emperyalistlere boyun eğmeden İslam birliğinin oluşması için çaba ve gayret içerisinde olmalı ve kendi ülkelerindeki ajan ve hainlere yönelik tespit çalışmalarına başlamalı ve bu kişilerle çok etkin şekilde mücadele etmelidir. Aynı zamanda İslam ülkeleri silah üretimi konusunda çok ciddi yatırımlar yapmalı ve bu konuda da birbirleriyle yardımlaşma ve dayanışma içerisinde olmalıdırlar.

Konu bağlamında dün İran’ın Hatem’ül-Enbiya Genel Merkezi, ABD veya işgal rejimi olmadan Kur’an-ı Kerim temelli bir güvenlik ittifakı çağrısında bulunarak bölgedeki Arap ve Müslüman halklara bir mesaj göndermesi çok anlamlıdır. “İslam ve Kur’an’ı referans alan ortak bir sözleşmeye dayalı, kapsamlı bir güvenlik birliği kurulmalıdır. Dış güçlerle ittifak kurmak bu kadar kolayken, kardeş İslam ülkeleri arasında birlik sağlanmasının önündeki engelleri sorgulamalıyız.” şeklindeki mesajı, İslam ülkeleri ciddi anlamda önemsemelidir. İslam ülkeleri arasında Kur’an merkezli bir birliğin kurulması, Amerika ve işgal rejiminin Müslüman halklar üzerindeki şeytani emellerinin akim kalmasına ve İslam coğrafyasının feraha ermesine ve Allah’ın izniyle Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne sebebiyet verecektir.

Rabbimiz o günleri pek yakında Ümmet-i Muhammed’e göstersin.