Konuk Yazar

Altın Vuruş

15.06.2021 05:59:54 / Konuk Yazar

Bu tabiri genelde yüksek dozda uyuşturucu kullanıp hayatına son veren bağımlıların ölüm haberleri verilirken duymuşsunuzdur.

Yavaş yavaş bedenini manevi ölüme sürükleyip, bedende hazzın zirvesini yaşama adına ölmek acınacak ve ibret alınacak bir durumdur.

Bu tanımlamayı bir kenarda tutarak, manevi yönden ele alıp "Altın Vuruş" tabirine farklı bir bakış açısı kazandıralım.

Hayatımızın farklı evreleri vardır. Dünyalık olarak bazı hayallerimiz olduğu gibi, ahiret için dünyamıza yön verme gibi hayallerimiz de olmuştur çoğumuzun.

Dikkat edersek mutlaka "Altın vuruş" hikayelerine denk gelmişizdir. Belki bizim başımızda da öyle haller vaki olmuştur.

Sözgelimi evlilik ya da hayatı düzene koymak için memurluk ya da güzel geliri olan birçoğu için "Altın vuruş" mesabesindedir. Ya da manevi olarak disiplin ve düzene girmek için "etkileyici rüya görme", "çok yakınlarından birinin ölmesi", "Kıl payı ölümden kurtulmak" gibi "Altın vuruş" diyeceğimiz kurtuluş reçetesi de beklenen umutlardandır.

Mümin ve bilinçli bir bireyin "Beşikten Mezara kadar ilim öğreniniz" hadisine binaen ilim yolculuğumuz son nefese kadar devam eder gider.

Yıllar önce taziye vesilesiyle gittiğimiz köy odasında bir hocamızın şu sözü de buna işaret ediyordu. "Birçok sohbete gitmişizdir, ayet-hadis çok dinlemişiz, bazılarının şunu dediğini ya da kendimizin işte falan günde, falan yerde hocanın şu sohbeti şu nasihati beni etkiledi ya da" beni uyandırdı" dediğimiz olmuştur. Mutlaka bir tanesi bir yerde etki eder küçük görmeyelim" babında.. Aslında o hatırat ya da hayatta yaşanılan her tür durumlar "Altın vuruş" olarak adlandırdığımız türdendir.

Yıllar önce ilme yönelmeme, okumayı artırmama vesile olan da yine bir "Altın vuruş" cümlesi idi.

Allah selamet versin gurbette beraber aynı ortamı paylaştığımız kıymetli bir büyüğüm "Bir gün ilim kapınıza kadar gelecek siz onu elinizin tersiyle iteceksiniz" demişti. Şükürler olsun bu vesileyle okumaya, kendimizi ve rabbimizi tanımaya doğru adımlar atmaya başlamıştık.

Kitap okumayı severim, bu gazetenin okurlarının çoğunluğunun kitap okumayı sevdiğini tahmin ediyorum. Bazen iş icabı ya da farklı gerekçeler ile bizi bu anlamda engellese de kaldığımız yerden tekrar devam etmeye çalışırım. Kitap okuyunca farklı kitaplar ufuk açtığı gibi bazen birbirine yakın kitaplar da sıkılma gibi durum ya da vesveseler geliyor. Kitabı okuyunca içinde gizlenen bir ya da birkaç yerdeki "Altın vuruş'u" görünce "İşte bu" dediğim oluyor.

Bazen de zalime karşı yapılan "Altın Vuruş"lar da vardır.

Peygamberlerin hayatında da bunları bulmak mümkündür. Hz. İbrahim ile Nemrut arasında yaşanan atışma da Hz. İbrahim'in Nemrut'a "Benim Rabb'im güneşi doğudan doğurup,  batıdan ise batırıyor. İlah iddiasında isen haydi " güneşi batıdan doğur, doğudan batır" demesi gibi...

 Uhud’da Ebu Süfyan ile Hazreti Ömer arasında geçen atışma da Ebu Süfyan bu "Bedir'in intikamıdır, şimdi aynı olduk" demesi üzerine Hz. Ömer’in "sizin ölüleriniz cehenneme, Bizimkiler ise cennete gitti" demesi de bunun bir örneğidir. Yakın zamanda dindar avına çıkıp, işkence altında bir işkenceci polisin bir dindara "seni bizim elimizden kim kurtaracak" demesine, "Beni buradan Allah kurtaracak, peki seni Allah'ın elinden kim kurtaracak" demesi de öyle.

Yine Ortaokulda başörtüsü için mücadele eden bir veliyi sözde küçük düşürmek için programa alan Şirin Payzın'a ağzının payını verip "Kur'an-ı Kerim beni azap  ile tehdit ediyor, Hadi bu tehdide karşı beni savunun" demesi de bir  "Altın vuruş' tur".

Farklı açılardan bakarak bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Hayırlı yönden Rabbimize yakınlaştıracak, manen bizi yükseltecek "Altın vuruş''lara sahip olma duasıyla...

Ayhan Erkmen

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Tüm Yazarlar