Nedir bu Kürt nefreti!

Kürdün bugününden nefretini bir nebze de olsa anlayabiliyoruz.

Ekleme: 16.12.2022 12:01:53 / Güncelleme: 16.12.2022 12:01:53 / Güncel
Destek için 

Mustafa Karakaş

Irkçılık hortlatıldığında, bireyin din ile bağı zayıflar ve birey artık etnisite merkezli düşünür. Birey farkında olsun olmasın ümmet duygusu ile bağları kesilmiştir.

Artık dini olanın, ahlaki olanın yerini ırki olan doldurur.

Bir sapmadır bu.

Elbette hak vermiyoruz ama hadi bugünün bataklığında büyüdüğünüz için ırkçılık yapıyorsunuz.

Peki ırkçılığı geçmişe bulaştırmaya hakkınız var mı?

Yani tamam siz faşistsiniz, insanlık damarlarınız kurumuş olabilir.

Peki bundan 1000 yıl önceki tarihsel gerçekliğin damarlarını kurutmaya ne hakkınız var.

Bu artık ırkçılık ya da sapma değil; delirme halidir.

Neyden bahsettiğimiz çözemediğinizi biliyorum

Somutlaştırıyorum

Rudaw’da geçen bir habere göre Bahar yayınları tarafından çevirisi yapılan İslam Tarihçisi İbn’ül Esir’in (1160 – 1233) 12 ciltlik “El Kamil fi’Tarih” isimli eserine sansür uygulanmış.

Sansürün sebebi Kürtler!

Eserde Eyyubilerin kürtlüğünü ifade eden cümle sansürlenmiş

Araştırmacı – Sosyolog Adnan Fırat Bayar, Arapça ve Türkçe çevirilerini karşılaştırdığında Arapça aslında var olan Eyyubilerin aşiretinin “Kürtlerin en soylu hanedanı” olduğu ifadesi Türkçe tercümede  “şerefli bir kabile” olarak tercüme edilmiş. Yani Eyyubilerin Kürt olduğu özenle saklanmış

Bayar, daha önce de MEB tarafından çevirisi yapılan İbn-i Haldun’un Mukaddime’sinden yine Eyyubiler’den “Kürt” olarak bahsedilen bölümün çeviride sansüre maruz kaldığını ortaya çıkarmıştı.

Ayıp değil mi bu?

Tarihe geçmişe ihanet değil mi bu?

Bir taraftan bin yıllık kardeşleriz diyeceğiz ama diğer taraftan Kürtlerin adının geçtiği yerlere sansür uygulayacağız.

Yayınevi tarihi tahrif etmiştir.

Bu gibi durumlarda tarihsel metinleri tahrif ettiği için dahası kardeşliğe ve birliğe zarar verdiği için tercümeyi yapan, eseri yayınlayan yayınevi ceza alırsa bir ihtimal geçmişin üzerinden buldozerle geçmek isteyen bu ırkçı kafa geriletilir.

Irkçı zihnin geriletilemediği dahası yanında Kürdün olmadığı bir Türkiye’nin de “büyük Türkiye” olması imkansızdır!