Çin'in Ankara Büyükelçiliği önünde Doğu Türkistanlı aileler eylem başlattı

​Komünist Çin rejimi tarafından baskı ve asimilasyon politikalarına maruz kalan toplama kampı mağdurlarının yakınları, Çin'in Ankara Büyükelçiliği önünde eylem başlattı.

25.05.2022 18:15:13 / Güncel / Ankara Haberleri
Destek için  Haberin Videosunu İzle

70 yıldır komünist Çin zulmü altında inleyen Doğu Türkistan'da acı dinmiyor. Ailelerin parçalandığı, milyonlarca insanın toplama kamplarında ve cezaevlerinde tutulduğu, İslam'ı hatırlatan her türlü ibadet ve sembolün yasak olduğu Doğu Türkistan'dan kaçarak Türkiye'ye yerleşen Doğu Türkistanlı Müslümanlar, memleketlerinde kalan ve haber alamadıkları yakınlarına kavuşmak istiyor.

Çin'in Sincan polis merkezindeki belgelerin medyaya yansıması üzerine, akrabalarının akıbetinden endişe duyan Türkiye'deki Doğu Türkistanlı Müslümanlar, Çin'in Ankara'daki büyükelçilik binası önünde toplandı.

Dünya medyasına düşen belgelere göre, Çin'in 'Meslek Eğitim Merkezleri' olarak lanse etmeye çalıştığı toplama kamplarında çocuk ve yaşlı her yaştan kişiler bulunuyor. Belgeler arasında, bu tutukluların kaçmaya yeltenmesi halinde vurulması gerektiği hakkında kesin emirler de yer alıyor. Bu belgelerden sonra Çin Toplama Kampı Mağdurları Platformu tarafından elçilik binası önünde eylem başlattı.

Yapılan eylem ile ilgili İLKHA'ya bilgi veren Çin Toplama Kampı Mağdurları Platformu Başkanı Mirzahmet İlyasoğlu, "Toplama Kampı Mağdurları Platformu olarak dün itibariyle Çin Ankara Büyükelçiliği önünde bir eylem gerçekleştiriyoruz. Şu an Birleşmiş Milletler Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Doğu Türkistan'daki ziyaretlerine başlamıştır. BBC'de yayımlanan belgelerde, sadece Doğu Türkistan'daki bir ilçeden 21 bine yakın insanın tutuklandığı ve oradaki insanların 2 bin 300'ünün ele geçen fotoğrafları bütün dünyanın gündeminde. Bundan dolayı da bu platformda olan arkadaşların kimisinin annesi, babası, kardeşi, çocuğu ve dedesi o toplama kamplarında. Kimisi katledildi, kimisinden haber alınamıyor, kimisi de 10-15 sene hapis cezasına çarptırılmış durumda." dedi.

Konuşmasının devamında İlyasoğlu, "Biz Çin'e, bunların gerçek olduğunu, Çin Büyükelçiliğine yayıyoruz. Eğer Çin bunun aksi olduğunu iddia ediyorsa çıkıp gelsinler. Benim kardeşim, eniştem ve Türkiye'de yüksek lisansını bitirerek oraya geri dönen 4 arkadaşım nerede? Bunları söylesinler. Bir video kadar yakınız. Eğer bunun aksini söyleyemiyorsa demek ki Çin yalan söylüyor. Biz Michelle Bachelet'ten bu gerçekleri ortaya koyarak şu an dünyada 8 ülke tarafından soykırım olarak kabul edilen Doğu Türkistan'daki Uygur soykırımının aynı şekilde Birleşmiş Milletler'de de soykırım olarak ilan edilmesini, 21. yüzyılda insanların yüz karası olan o toplanma kamplarının bir an önce kapatılmasını, insanların serbest bırakılmasını ve suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istemek için Çin Büyükelçiliğinin önündeyiz." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'a seslenen İlyasoğlu, konuşmasının devamında şunları söyledi:

Buradan biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak da aynı zamanda ilk önce Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan, Sayın Dışişleri Bakanımızdan, TBMM'deki İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanımız Hakan Çavuşoğlu'ndan ve bütün heyetlerinden bu gündemi aynı şekilde Türkiye siyasetinde gündemde tutmasını istiyoruz. Neden dünyada gündem olurken Türk siyasetinde bunun yeri yok? Biz aynı zamanda Türkiye'nin vatandaşı değil miydik? Biz bu ülkenin Müslüman kardeşi değil miydik? Ben bu ülkenin vatandaşı değil miyim? Neden Türkiye'den vatandaşlığını almış olan 700'e yakın toplama kampında olan Uygur vatandaşı geri getirilmiyor? Neden oradaki toplama kamplarını şiddetli bir şekilde kınayamıyoruz? Dışişleri Bakanımızın Pakistan'daki İslam İşbirliği Teşkilatı konferansında söylediği gibi 'Uygurların durumunu görmezden gelmek doğru değildir.

"Toplama kamplarının bir an önce kapatılmasını ve bunun gündem yapılması için burada eylemimize devam ediyoruz"

Son olarak İlyasoğlu, "Çin; çocukları öldürmesini, kadınlara tecavüz etmesini, çocukların iç organlarını çalmasını ve daha doğmamış bebekleri kadınların karınlarından almasını çok iyi biliyor. Aynı zamanda Çin hükumetinin de İnsan Hakları Sözleşmesine imza atmış olan bir ülke olarak bu sözleşmenin kurallarını yerine getirmesini, bunu sadece biz değil bütün dünyadaki liderlerin Çin'e karşı bunu talep etmesini ve Türkiye Cumhuriyetinin de bu soykırımı tıpkı 8 ülkenin tanıdığı gibi tanıyarak bu toplama kamplarının bir an önce kapatılmasını ve bunun gündem yapılması için burada eylemimize devam ediyoruz." dedi.

(İLKHA)









Haberin Videosunu İzle
İlgili Videolar