Güven ve istikametin ihyâsı için en güzel örnek; KURTULUŞ REHBERİMİZ HAZRETİ MUHAMMED’DİR (S.A.V)

Peygamber Sevdalıları Vakfı, Mevlid ayı dolayısıyla yayımladığı mesajda Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in, kıyamete kadar; sulh ve selametin esası, nimet ve kudretin bereketli reçetesi, huzur ve saadetin menbaı, güven ve istikametin ihyâsı olarak insanlığın umudu olduğu vurgulandı. Yayınlanan 8 maddelik mesajda; insanlığın, O’nun(S.A.V) yolunda yürümekle kurtuluşa erebileceğine dikkat çekildi.

06.04.2022 05:01:55 / manşetler
Destek için 

Peygamber Sevdalıları Vakfı, bu yılki "Hazreti Peygamberi Anlama ve Sünnetini Yaşama Mevlid Ayı" dolayısıyla yazılı bir mesaj paylaştı. Mesajda Hazreti Muhammed'in; Kur’an ve sünnetin pusulası, güzel ahlakın numunesi, vahdet ve uhuvvetin yol göstericisi, sulh ve selametin esası, nimet ve kudretin bereketli reçetesi, huzur ve saadetin menbaı, güven ve istikametin ihyâsı için en güzel örnek, sıhhat ve afiyetin şifası gibi özelliklerle birlikte kurtuluş rehberi olduğuna dikkat çekildi. 8 maddelik mesajın tamamı şöyle:

"1) KUR’AN VE SÜNNETİN PUSULASI; KURTULUŞ REHBERİMİZ HAZRETİ MUHAMMED’DİR

Eskiyen çağların, yorgun zamanların, şartlara yenik düşen ihtiyaçların aksine yegâne kurtuluş yolu; Kur’an ve Sünnetin kuşatıcılığına sığınmaktır. Kuran ve Sünnet; sabitkadem duruşuyla, çağları aşan mesajıyla, her anın ve zamanın ihtiyaçlarına verdiği cevaplar ile evrensel bir mesajdır. Zaman yaşlandıkça gençleşerek devirleri aşan bu mesaj; yüce İslam dininin kutsalı ve dokunulmaz çizgisidir. Bununla birlikte Kur’an-ı Kerim, iman ve ibadet esasları, peygamberler, kutsal mescidler (Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi, Mescid-i Aksa) bu kutsallığın birer parçasıdır. Bu kutsiyete yönelik küstahça düzenlenen sözlü ve fiili saldırılar; kabul edilemez hezeyanlardır. Ağızlarıyla Allah’ın (celle celâluhu) nurunu söndürmeye çalışanlar, dün olduğu gibi bugün de tarihin karanlık sayfalarında kaybolmaya mahkûmdurlar. İzzet ve şeref sahibi olanlar ise ancak Allah ve Resulüdür.

2) GÜZEL AHLAKIN NUMÛNESİ; KURTULUŞ REHBERİMİZ HAZRETİ MUHAMMED’DİR

Sevgi, saygı, muhabbet ve güzel ahlak; toplumları bir arada tutan samimi unsurlardır. Gönülleri birlikte çarpan kardeşlerin oluşturduğu birliktelikler, hiçbir orduya yenilmezler. Toplumsal ve manevi hastalıklara müptela bir asrın tedavisi, güzel ahlak ile mümkündür. Aziz İslam’ın kardeşlik medeniyeti; birbirini öldüren insanlardan, birbiri için ölen insanlar çıkarmıştır. “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin” (Hucurat Suresi-10) ilahi mesajı, müminlerin genel parolasıdır. Bu hakikate yakışan en uygun emsal; Asr-ı Saâdet örnekliğidir. Küfrün ve şirkin merkezinden seçkin insanlar çıkaran Hazreti Peygamber; Müslümanların tek önderi ve eşsiz rehberidir.

3) VAHDET VE UHUVVETİN YOL GÖSTERİCİSİ; KURTULUŞ REHBERİMİZ HAZRETİ MUHAMMED’DİR

Uzak diyarlarda, isimleri bilinmeyen, kendileriyle muhabbet edilmeyen ve hikâyesi bilinmeyen nice kardeşlerimiz vardır. Farklı renklerde ve farklı dillerde olsalar da onlar tek bir ümmetin fertleridirler. Aralarına mesafeler konulan, bölgelere ayrılan, kardeşliklerine sınırlar çizilen, kirli oyunlarla kardeşlikleri bozulan tüm mazlumlar; İslam coğrafyasının birer mazlum evlatlarıdırlar. Bu mahrumiyet bizlere; Filistin’de sergilenen mazlumiyeti, Arakan’da akan kanı, Doğu Türkistan’ın çığlığını, Suriyeli mazlumların çaresizliğini, Bangladeş'in fakirliğini, Yemen’in açlığını anlatır. Müslümanların bölük pörçük oluşu zalime cesaret vermektedir. Müslümanlar, tüm farklılıklarına rağmen bir olmaya her zamankinden daha çok muhtaçtırlar. Hadis-i şerifte belirtildiği gibi “Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz!” (Buhârî, Edeb, 62)

4) SULH VE SELAMETİN ESASI; KURTULUŞ REHBERİMİZ HAZRETİ MUHAMMED’DİR

Bütün dünyada sulh ve selametin yolu, tüm coğrafyaların hak ve hukukuna riayet etmekle mümkündür. Dünya üzerindeki bütün coğrafyalarda kan ve gözyaşının müsebbibi; işgalci emperyalist terör devletleridir. Ulusal çıkarları uğruna dünyayı ateşe veren bu şer odaklarından asla hayır ve menfaat beklenilmemelidir. Yaktıkları ateş; kendi ülkelerine ve halklarına da zarar vermektedir. Mazlum coğrafyalarda yakılan bu ateş; emperyalist ülkelerde cinnet ve kaosu arzulayan katiller, sevgisiz ve duygusuz bireyler, sadist ruhlu canavarların yetişmesine zemin hazırlamaktadır. Hazreti Peygamber’in (aleyhissalatu vesselam) insanlığa sunduğu kurtuluş reçetesi ise tüm dünyada sulhun teminatıdır.

5) NİMET VE KUDRETİN BEREKETLİ REÇETESİ; KURTULUŞ REHBERİMİZ HAZRETİ MUHAMMED’DİR

Uluslararası küresel sermayenin haksız kazançları ve israf kültürünün sonuçları ciddi bir ekonomik kriz doğurmuştur. Tüm dünyayı etkisi altına alan bu ekonomik kriz daha çok mazlum, mağdur ve mahrum coğrafyaları etkilemektedir. Bir ekmeğe muhtaç olan kardeşlerimizin yardımına koşmak İslamî ve insanî sorumluluğumuzdur. “Size ne oluyor da Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır…” (Hadîd Suresi-10) Her iki cihanda da asıl mutluluğun yolu; bencilce ve sınırsızca bir harcamada saklı değildir. Fani dünyada mutlu olmanın formülü; sadece Allah’ın (celle celâluhu) rızası için paylaşabilmenin hazzına varabilmektir.

6) HUZUR VE SAADETİN MENBAI; KURTULUŞ REHBERİMİZ HAZRETİ MUHAMMED’DİR

Dünya hayatının en güzel süsü olan evlatlarımız ve kendilerinde huzur bulduğumuz eşlerimiz; sağlıklı bir toplumun geleceği ve teminatıdır. Toplumun maddi ve manevi inşası; dinamik ve diri nesillerin eliyle mümkündür. Salih evlatlar birer sadaka-i cariye hükmündedir.  Onlar, güzel amellerin defterini kapatmayan hayırlı sadakalar gibidirler. Topluma ahlaksızlığı aşılayan ifsat yöntemlerine karşı uyanık olunmalıdır. Aile hayatındaki huzursuzlukların ve boşanmalarda görülen artışın sebebi, gayrimeşru ahlaksız ilişkilerdir. Fertlerin ve toplumların iki cihandaki saadeti; ailelerine İslamî bir terbiye vermek ve ailelerini gayrı ahlakî ilişkilerden muhafaza etmekle mümkündür.  Bu mücadelede her bir Müslümana sorumluluklar düşmektedir.

7) GÜVEN VE İSTİKAMETİN İHYÂSI İÇİN EN GÜZEL ÖRNEK; KURTULUŞ REHBERİMİZ HAZRETİ MUHAMMED’DİR

Bir toplumda güven ortamının tesis edilmesi, tüm bireylerin faydasınadır. Emniyet ortamının zedelendiği toplumlarda güven ortamının yerini huzursuzluk ve güvensizlik alır. İslam hukukunda korunması gereken beş temel esas vardır. Bunlar; can, din, akıl, mal ve nesildir. “Zarurat-ı Diniyye” veya “Zarurat-ı Hamse” denilen bu beş temel ilkenin korunması hem bireyin hem de toplumun/devletin sorumluluğundadır. İnsanların birbirlerinin haklarına saygılı olmadığı toplumlarda suç ve suçlular artmaktadır. Üstad Bediüzzaman’ın ifadesiyle; “Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silahıyla cihad edeceğiz.” sözü, toplumun eğitilmesine yönelik güzel tespitlerdir. Hazreti Peygamber’in insan yetiştirmede kullandığı eğitim metotları, bizim için takip edilmesi gereken en güzel ve en ideal yöntemdir.

8) SIHHAT VE AFİYETİN ŞİFASI; KURTULUŞ REHBERİMİZ HAZRETİ MUHAMMED’DİR

İslam’ın hayat sunan temel prensiplerinde, tüm maddi ve manevi hastalıkların şifası mevcuttur. Hayatın birçok alanına hükmeden internetin toplumda oluşturduğu büyük tahribatlardan biri de teknoloji bağımlılığı ve sanal oyunlardır. Toplumda gittikçe artan depresif belirtiler, saldırganlık, cinnet, kaos hali; internet ve teknolojiye olan bağımlılığın en önemli göstergeleridir. Maddi imkânların artmasıyla birlikte birçok eve bilgisayarın girmesi, sınırsız internet paketleri, akıllı cep telefonları vb. unsurlar; her geçen gün internet bağımlılığını artırmaktadır. Bağımlılıktan kurtulmanın yolu; sağlam bir nebevî eğitimden geçmektedir. Geleceğimizi tehlikeye atan teknoloji bağımlılık hastalığına karşı nebevî eğitimle seferberlik ilan edilmelidir." (İLKHA)