RTÜK Başkanı Şahin: Dezenformasyon ülkelerin milli güvenlik meselesidir

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, "Dezenformasyon ülkelerin milli güvenlik meselesidir. Hatta ve hatta bunu da aşarak küresel ve uluslararası bir güvenlik sorunu haline gelmiştir." dedi.

Ekleme: 31.03.2022 18:30:14 / Güncelleme: 31.03.2022 18:30:14 / Güncel / Ankara Haberleri
Destek için  Haberin Videosunu İzle

Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED), Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) desteğiyle Ankara'da "Görsel ve İşitsel Medyada Dezenformasyonla Mücadele Çalıştayı" düzenledi.

Bir otelin konferans salonunda gerçekleştirilen çalıştay, yalan yanlış yapılan haberlerin kamuoyunun algısına olan etkileri tüm açıklığıyla ortaya konuldu.

Alanında uzman isimlerin yer aldığı 2 oturumda gerçekleştirilen çalıştayın açılış konuşmasını RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin yaptı.

Şahin, dezenformasyon, ülkelerin milli güvenlik meselesi olduğunu hatta bunu da aşarak küresel bir güvenlik sorunu haline geldiğini söyledi.

Konuşmasında dezenformasyon ile ilgili bilgi veren Şahin, "Türk Dil Kurumu sözlüğünde dezenformasyon, en yalın tanımıyla 'bilgi çarpıtma' olarak yer alır. Bu kavram 'Hakikat Sonrası' da denilen bu zamanda çok belirginleşmiş, fazlaca ön plana çıkmıştır. Dezenformasyonun baş kaynağı ya da aracı ise maalesef medyadır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak sorumluluk alanımız olan görsel ve işitsel medyada dezenformasyon konusuna dikkatliyiz. Dezenformasyon artık hakikatin önüne geçti, medya alanları yalan ve yanlış bilgilerle dolmuştur.  Yazılı basınla başlayan ‘yalan haber’ olgusu dijitalleşmeyle birlikte maalesef çok fazla ilerlemiştir. Artık yalan haber tanımı bile masum kalırcasına dönüşüm geçiren yeni durumun adı ‘dezenformasyon’ oldu. 'Sahte haberler', 'manipülasyon' medyada maalesef kol gezmektedir. Medya mecralarının çeşitlenmesi ve dijitalleşmesiyle birlikte yalanın, üretilmiş haberlerin, dezenformasyonun hızla yayıldığını görüyoruz. Yalanın yayılma hızının gerçek bilginin dolaşımından katbekat fazla olduğu her fırsatta görüyoruz. Üzülerek görüyoruz ki, günümüzde dijital medya araçları üzerinden sık sık dezenformasyon kampanyalarına maruz kalıyor. Yalan ve çarpıtılmış haberler sebebiyle kişi ve kurumlar yıpratılıyor." dedi.

"İslam sistematik olarak dezenformasyon kampanyalarına maruz kalıyor"

Şahin, "Dezenformasyon ülkelerin milli güvenlik meselesidir. Hatta ve hatta bunu da aşarak küresel ve uluslararası bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Batının İslamofobi dediği bizlerinse konunun İslam karşıtlığı ya da düşmanlığı olduğunu bildiğimiz durumda da aynı dezenformasyon argümanlarına başvuruluyor. Müslümanlar hak etmedikleri şekilde terörist ilan ediliyor. İki hafta önce düzenlediğimiz 2. Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu’nda bilim adamlarımız konuyu ele aldılar. Varılan ortak sonuçlardan birisi İslam’ın sistematik olarak dezenformasyon kampanyalarına maruz kaldığıydı. Dijital faşizm ve yalan haber furyası İslamofobinin en temel kaynaklarındandır. Dezenformasyon, bugün hem demokrasiyi hem toplumsal barışı hem de tüm insanlığı zehirliyor. Bakınız; son dönemde görsel ve işitsel medyada bilerek ya da farkında olmadan ortaya konulan dezenformasyonlara ilişkin yayıncılarımızı sürekli olarak bizler uyarmaya çalışıyoruz." ifadelerine yer verdi.

"Hakikatin algı operasyonlarıyla gizlenmesine tahammülümüz yoktur"

Yayınlar yoluyla kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine izin vermediklerini söyleyen Şahin, devamında şunları söyledi:

6112 sayılı yasamızda açıkça yazmaktadır. Yayın hizmetleri gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas alması lazım. Diyalogdan yanayız ama iyi niyetli ikazlarımızı dikkate almayanlar hakkında da yaptırım gücümüzü kullanmaktan geri durmuyoruz. Anayasal bir kurum olan RTÜK, Yasadan aldığı yetkileri gerekli durumlarda kullanmak zorunda kalabiliyor maalesef. Maalesef diyorum çünkü ceza, son başvurduğumuz bir yol. Yayınlar yoluyla kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine, gerçeklerin üstünün yalanlarla örtülmesine kesinlikle izin veremeyiz. Hakikatin algı operasyonlarıyla gizlenmesine tahammülümüz yoktur.

"RTÜK olarak medya okuryazarlığını dijital okuryazarlığa çeviriyoruz"

Ortak amacın yalanın, dezenformasyonun her türlüsünü bertaraf etmek olması gerektiğini söyleyen Şahin, "Bunu hiç kimse ya da hiçbir kurum tek başına yapamaz. Dezenformasyonla mücadele; resmi kurumlar, teknoloji şirketleri, sivil toplum örgütleri, bilim insanları, medya kurumları ve gazetecilerin bir araya gelmesiyle, ortak bir akılla ancak mümkün olabilir. İş birliğiyle dezenformasyonla ortak mücadele ederek mutlaka ama mutlaka sonuca ulaşacağımıza inancım tamdır. Kamuoyunun sağlıklı bir biçimde oluşması ve kamuoyunun sağlıklı bir şekilde bilgilendirilmesi için, güvenilir bir medya ve yerel bir medya şarttır. Kişilerin dijital okuryazarlık seviyelerinin yükseltilmesi için de ortak çalışmalar yapmak gerekmektedir. RTÜK olarak medya okuryazarlığını dijital okuryazarlığa çeviriyoruz. Hudutlarımızı da aşarak Yunus Emre Enstitümüzle birlikte düzenlediğimiz zincir Dijital Medya Okuryazarlığı ve Türkçe Çalıştaylarında farkındalık faaliyetlerini başarıyla sürdürüyoruz. Tüm vatandaşlarımıza 'yeni medya okuryazarlığı becerisi'ni kazandırmaya çalışıyoruz." şeklinde belirtti.

Yapılan açılış konuşmasının ardından Görsel ve İşitsel Medyada Dezenformasyonla Mücadele Çalıştayı 2 oturum şeklinde devam etti.

Çalıştayın 1’nci oturumda RTÜK Başkan Yardımcısı İbrahim Uslu moderatörlüğünde "Medyada Etik İlkeler ve Medyanın Güvenilirliği" konusu TRT Genel Müdür Yardımcısı Hasan Öymez, Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Esra Oğuzhan Yeşilova, 24 TV Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel ve Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Kenan Kıran tarafından işlendi.

2’nci oturum ise YTB Kurumsal İlişkiler ve İletişim Daire Başkanı M. Nedim Aslan moderatörlüğünde "Yalanla Mücadele ve Medyanın Denetimi" konusu Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, AA Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Özkır, Gazeteci Erem Şentürk ve Gazeteci Nil Gülsüm Gül Kurt tarafından işlendi. (İLKHA)













Haberin Videosunu İzle
İlgili Videolar