Erdoğan: Basın yayın camiamızda darbeci zihniyetle samimi bir hesaplaşma yapılamadı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Vefatının 6. Yıl Dönümünde Hasan Karakaya'yı Anma Programı"nda konuştu.

31.12.2021 22:40:14 / Güncel
Destek için 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan ziyaretlerinde geçirdiği kalp krizi sebebiyle Karakaya'nın 30 Aralık 2015'te kaybedildiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:

Beraberdik. Ashab-ı Suffe'de sohbetimizi yaptık. Sohbetten sonra otele geçtik. Bir müddet sonra da Hasan Karakaya kardeşimizin kalp krizi geçirdiği haberi bize geldi. Şüphesiz ki bizler ölüme inanmış insanlarız. Hele hele Medine-i Münevvere'de Ashab-ı Suffe'de sohbeti yap, ondan sonra böyle bir kalp krizi neticesinde Hakk'a yürü. Gerçekten Hasan Karakaya kardeşimiz kaleminin ciddi manada silahşoruydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefatının 6. seneyi devriyesinde basının cesur kalemi Hasan Karakaya'yı bir kez daha rahmetle yâd ettiğini dile getirerek, Karakaya'nın ailesine, dostlarına, okurlarına, mesai arkadaşlarına başsağlığı diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazreti Peygamber'in bir hadis-i şerifinde, hayat ve ölüm arasındaki irtibatı "İnsan nasıl yaşarsa, öyle ölür. Nasıl ölürse öyle dirilir. Nasıl dirilirse öyle haşrolur." şeklinde tarif ettiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Evet, insan hangi istikamet üzere yaşarsa son nefesini de öyle verir. Emaneti nasıl teslim etmişse öyle dirilir ve ruzi mahşerde de öyle hesaba çekilir. Yine insan, bu âlemde ne biriktirmişse yarın hesap gününde de karşısında onu bulur." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hasan Karakaya'nın özellikle 28 Şubat döneminde verdiği mücadelenin, onun yiğitlik beratı olarak herkesin hafızasına kazındığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

Siyasetin ve toplumun gazete manşetleriyle hizaya çekildiği o meşum günlerde Hasan Karakaya, halkın ve hakkın sesi olmuştur. Darbeciler tehditle susturamadıkları Hasan Karakaya'nın kalemini bu kez uyduruk davalarla kırmaya çalışmış, ancak onun iradesini rehin, kalemini esir alamamışlardır. Dönemin vesayetçi basınına ve darbecileri ayakta alkışlayan yargısına rağmen Hasan Karakaya, linç edilme pahasına özgürlükleri, millî iradeyi ve milletin değerlerini savunmayı sürdürmüştür. İkbal peşinde koşanlardan, köşesini kiraya verenlerden, üç kuruşluk dünya menfaati için zulmü alkışlayanlardan, zulmü mazur gösterenlerden, zulme boyun eğenlerden asla olmamıştır. Darbecilere şirin görünmek uğruna gazete manşetlerinden 'Bırak git' çağrısı yapan korkaklara prim vermemiş, duruşunu, vakarını, gazetecilik mesleğinin haysiyetini son nefesine kadar korumuştur. Ne söylemişse, ne söyleyecekse hesapsız söylemiş. Ucu nereye varırsa varsın perdesiz konuşmuş, hakkın hatırını daima yüksekte tutmuştur. Korkmamış, ürkmemiş, sinmemiş, adam gibi adam olmuştur.

Darbecilerin yanında saf tutanların da olduğunu ve bunların gayretleri ve milletin desteğiyle siyasetten tasfiye edildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Her ne kadar zaman zaman CHP içinde 27 Mayıs'ı övenler, 28 Şubat'ı savunanlar, darbecilere alkış tutanlar, iktidarı sandık yerine yabancı güç odaklarına şirinlik yapmakta arayanlar, milletin inancıyla ve değerleriyle kavga edenler çıksa da artık bunların hiçbir hükmü kalmamıştır. Kardeşlerim milletimiz bu kifayetsiz muhterislere gücün, yetkinin ve egemenliğin bilakayduşart kendi uhdesinde olduğunu son 20 yıldaki 15 seçimin her birinde açıkça göstermiştir. 15 Temmuz ise milletin iradesini gasbetmeye kalkanlara karşı neleri göze alabileceğini göstermesi açısından tarihi bir dönüm noktasıdır.

Öte yandan, siyaset ve toplum tarafından tüm bu gelişmeler yaşanırken, üzülerek ifade etmek isterim ki basın yayın camiamızda darbeci zihniyetle samimi bir hesaplaşma yapılamadı. O günlerde gazete manşetlerinden darbeciler adına siyasete ihtar çekenler, korundu kollandı, hiçbir şey olmamış gibi pişkince köşe başlarını işgal etmeyi sürdürdü. Dahası bu kalemşörler cumhuriyet mitinglerinden Gezi olaylarına, 17-25 Aralık'tan 15 Temmuz darbe teşebbüsüne kadar demokrasimize yönelik tüm girişimlerde tetikçilik yapmaktan geri durmadı. Gün oldu çapulcuları savundular. Gün oldu teröristlere sözcülük ettiler. Gün oldu Türkiye'yi karaladılar. Gün oldu yabancı güçlere, ülkemize müdahale çağrısı yaptılar. Ama her seferinde gizlemeye çalıştıkları faşist karakterlerini ellerine geçirdikleri ilk fırsatta ortaya dökmekten çekinmediler. 2023'e giden süreçte medyamızın bu iç hesaplaşmayı da yapacağına, bu habis zihniyetten kendisini bir an önce kurtaracağına inanıyorum. Ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz adına bunu içten bir temenni olarak burada özellikle ifade ediyorum."(İLKHA)