HÜDA PAR: Sokak köpekleri toplumsal tehdit haline geldi

HÜDA PAR Genel Merkezi tarafından yayınlanan ‘Gündem Değerlendirmesinde’ bu hafta gıda fiyatlarındaki yükselişe, başıboş köpek sorununa, BM’nin Afganistan kararına ve işgal rejiminin provokasyonlarına yer verildi.

Ekleme: 06.12.2021 13:44:03 / Güncelleme: 06.12.2021 13:44:03 / Güncel
Destek için 

HABER MERKEZİ

HÜDA PAR gündemin öne çıkan başlıkları hakkında değerlendirmelerde bulundu. HÜDA PAR Genel Merkezi tarafından yayınlanan ‘Gündem Değerlendirmesinde’ iç gündeme ilişkin gıda fiyatlarındaki yükselişe, başıboş köpek sorununa değinilen dış gündeme ilişkin ise BM’nin Afganistan kararına ve işgal rejiminin provokasyonlarına yer verildi.

GIDA FİYATLARI DÜNYA GENELİNDE SON ON YILIN ZİRVESİNDE

Gıda fiyatlarının tüm dünyada yükselişe geçtiğine dikkat çekilen açıklamada, “BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından derlenen dünya geneli gıda fiyat endeksine göre Kasım ayında gıda fiyatları son on yılın zirvesine ulaştı. Gıda endeksinde buğday ve süt ürünlerine olan talep, fiyatları yukarı taşıyor. Değişen iklim koşullarına bağlı olarak yaşanan kuraklık, pandemi şartlarının etkisiyle arz talep dengesinde oluşan zorluklar, tedarik zincirlerindeki aksamalar, ekilebilir tarım arazilerinin giderek azalması gibi birtakım faktörler insanlığı gıda sorunu tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Türkiye’de de gıda fiyatlarında yaşanan fahiş artışlar gündemdeki yerini koruyor. Bu durum, tarımsal faaliyetlerin yanı sıra hayvancılık alanında da kendi kendine yeterli duruma gelmenin önemini ortaya koyuyor. Bu alanda geleneksel yöntemler; kuraklık sorunu ve girdi maliyetlerinin ciddi oranda artmış olması nedeniyle sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Tarımda girdi maliyetlerinin azaltılmasına dönük tedbirler almak, destekleme ve teşviklere ağırlık vermek, kuraklığa karşı tahıl ambarı sayılan bölgeler için sulama imkanları geliştirmek, GAP gibi projelerin özellikle sulama ayağını tamamlamak ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacağı gibi önemli bir soruna dönüşen gıda sıkıntısına da çare olacaktır.” İfadelerine yer verildi.

ÜRETİCİ İLE MARKET ARASINDAKİ FİYAT FARKI DUDAK UÇUKLATIYOR

Haftalık gündem değerlendirmesinde artan fiyatlarla ilgili şu ifadelere yer verildi: “Türkiye’de bir yandan gıdada artan fiyatlar diğer yandan üretici ile market rafları arasındaki fiyat farkları güncelliğini koruyor. Girdi fiyatlarının sürekli yükselmesi üretim maliyetlerini artırmaktadır. TÜİK rakamlarına göre Kasım ayında yurtiçi üretici enflasyonu bir önceki aya göre %9,99, bir önceki Kasım ayına göre ise %54,62 olarak gerçekleşti. Bu durum ne üreticiler ne de vatandaş açısından sürdürülebilir değildir. Diğer taraftan bu ÜFE rakamlarıyla üretici ve market fiyatları arasındaki %300 ile %900’lere varan farkı izah etmek mümkün değildir. Stokçuluk ve fırsatçılığın, sektörü ele geçirdiği görülmektedir. Üreticiyi de vatandaşı da sömüren fırsatçılar için ivedi tedbirler alınmalı, kâr marjlarına belli bir limit konulmalı ve güçlü bir denetim mekanizması kurulmalıdır.”

SOKAK KÖPEKLERİ TOPLUMSAL TEHDİT HALİNE GELDİ

Son günlerde arta başıboş köpek saldırılarına da değinilen gündem değerlendirmesinde, “Sokak hayvanlarının yaptığı saldırılar her geçen gün daha fazla insana zarar vermekte ve can güvenliklerini tehlikeye atmaktadır. Özellikle sabahın erken saatlerinde okula gidip gelen çocuklar sık sık saldırıya uğramaktadır. Bu durum, sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de söz konusudur. Geçtiğimiz günlerde yine ölüm ve yaralanma ile neticelenen saldırı vakaları yaşanmıştır. Meskun mahallerde artan sahipsiz hayvan yoğunluğu, insan sağlığı ve güvenliği açısından tahammül edilemez bir boyuta ulaşmıştır. Parklar artık çocuklar için güvenli alanlar olmaktan çıkmış, sahipsiz hayvanların toplanma yeri haline gelmiştir. Gece saatlerinde yürüyüş yapan, hava aydınlanmadan işe giden, sabah namazı için camilere ulaşmaya çalışan vatandaşlar tedirgin olmakta, kendilerini korumakta zorlanmaktadır.” Denildi.

Açıklamanın devamında, “Vatandaşların kendilerini sokakta güvende hissetmemesinden daha kötüsü; yetkililerin bu konuda bir türlü önlem almaması hatta bu konuya duyarsız kalmasıdır. Mevzuat, sokak hayvanlarını sokağa tescillemekte ve barınma mekânlarında tutulmalarını engellemektedir. Bu durum, hem insanlar için hem de sokak hayvanları için tehlike üreten bir sonucu doğurmaktadır.  Yapılması gereken; meskûn mahallerden uzakta kalıcı barınakların inşa edilmesi ve bu barınaklarda kalacak köpeklerin sayılarının kontrol altında tutulmasıdır. Mevcut kanunların bu yönde düzeltilmesi, artık ertelenemez bir ihtiyaç haline gelmiştir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

BM’NİN AFGANİSTAN İSLAM EMİRLİĞİ’NİN TEMSİLİNE RET KARARI!

Dış gündeme ilişkin konuların da yer aldığı gündem değerlendirmesinde, “Afganistan İslam Emirliği’nin Birleşmiş Milletler (BM) için aday gösterdiği büyükelçi adaylarının örgütte ’şimdilik’ temsil edilmeyeceği bildirildi. 20 yıllık işgalle birlikte siyasi ve ekonomik istikrarsızlığa mahkûm edilen Afganistan’ın toparlanma sürecinde maruz kaldığı baskı kabul edilemez. Afganistan'ın ABD ve Avrupa’da tutulan milyarlarca dolarlık parasına el koyan Batı şimdi de mevcut yönetimin uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesini engellemektedir. İşgal ve savaştan kurtulan Afganistan’da normalleşmenin tam anlamıyla sağlanabilmesi için ülkenin el konulan varlıklarının ivedilikle serbest bırakılması, uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesinin önündeki engellerin kaldırılması gerekmektedir. İslam ülkeleri, siyasi ve iktisadi ambargolara karşı Afganistan’a destek olmalı ve uluslararası platformlarda Afganistan’ın lehine hareket etmelidirler.” ifadelerine yer verildi.

İŞGAL REJİMİ PROVOKASYONLARA DEVAM EDİYOR!

İşgal rejiminin provokasyon ve saldırıları arttırdığına dikkat çekilen açıklamada, “İşgal rejimi Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, El-Halil kentinde bulunan Harem-i İbrahim Camii’ne girerek bir provokasyona daha imza atmıştır. Son dönemlerde Filistin halkı üzerindeki baskıyı artıran işgal rejimi Harem-i İbrahim'in ve kentin Yahudileştirilmesini hedeflemektedir. İşgal rejiminin provokatif eylemlerine karşı çıkan Filistinliler ise ya katledilmekte ya da esir edilmektedir. İşgal rejimiyle normalleşme adımları atarak işgali meşrulaştırmaya çalışan bölge ülkeleri yaşanan süreçten sorumludur. Uluslararası hukuku ihlal ederek soykırım faaliyeti gerçekleştiren işgal rejimi meşrulaştırılmamalı, hak ihlallerinin bedeli ödetilmelidir. Aksi halde işgal rejimi sadece Filistin’de değil tüm bölgede saldırganlık politikasına devam edecek, bölge ülkelerinde iç karışıklığı destekleyecektir. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın işgal rejimine karşı kınama açıklamaları yeterli değildir, İslam mabetlerini hedef alan işgalcilere karşı caydırıcı adımlar atılmalıdır.” denildi.

İlgili Haberler