Ali Erbaş: Barışın, adaletin, iyiliğin ve güzelliğin yeryüzüne egemen olması için çalışmalıyız

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi tarafından Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen “Bağımsızlıklarının 30. Yılında Türk Cumhuriyetleri Sempozyumu”na katıldı.

09.11.2021 15:10:00 / Güncel
Destek için 

Sempozyumda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Barışın, adaletin, iyiliğin ve güzelliğin yeryüzüne egemen olması için çalışmalıyız.” dedi.

Aynı inancın, dilin, müşterek tarihin, coğrafyanın ve kültürün mensupları olduklarına dikkat çeken Başkan Erbaş, “Asırlarca ilim, irfan ve hikmetle insanlığın inkişafına zemin hazırlayan bir medeniyetin mirasçılarıyız Elhamdülillah. Bizler, Maveraünnehir havzasında tutuşturduğu adalet, merhamet ve muhabbet meşalesini yedi kıtaya ulaştıran bir milletin ahfadıyız.” dedi.

“Kültüründen uzaklaşanlar kimliğine de yabancılaşıyor”

Başkan Erbaş, bir toplumu millet yapan, ayakta tutan ve geleceğe taşıyan unsurların, o toplumun müşterek değerleri olduğunu ifade ederek, “Bunların başında inanç, dil, kültür ve tarih gibi değerler gelir. Tarihi gerçekler bize açıkça gösteriyor ki, inancını kaybedenler varlığını da kaybediyor. Dilini kaybedenler mefkûresini de kaybediyor. Kültüründen uzaklaşanlar kimliğine de yabancılaşıyor; tarihini unutanlar, coğrafyasından da uzaklaşıyor.” diye konuştu.

“Hürriyetine gölge düşen bir milletin hangi acılara göğüs gerdiğinin ve hangi ıstıraplara katlandığının en çarpıcı örneklerine yakın tarihimiz şahittir” diyen Başkan Erbaş, “Baskıcı rejimler tarafından bağımsızlığı elinden alınarak asimilasyon politikalarına maruz bırakılan evlad-ı fatihan diyarı balkanlar, ata yurdumuz Asya ve medeniyet coğrafyamızın daha birçok bölgesi buna şahittir. Dinî, millî ve kültürel kimlikleri baskılanarak ortak değerleri hiçe sayılan soydaşlarımız ve dindaşlarımız buna şahittir.” ifadelerini kullandı.

“Baskıcı rejimler aramızdaki bağı koparmaya çalıştı”

Başkan Erbaş, sözlerine şöyle devam etti:

“İşgalci ve baskıcı rejimler, uzun yıllar boyunca soydaş ve dindaşlarımızın hürriyetlerini ellerinden alarak inançlarıyla, dilleriyle, kültürleriyle aralarındaki bağı koparmaya çalışmışlardır. Yıllarca ilmin, irfanın, barışın ve huzurun yurdu olan o coğrafyalar, bir dönem kaos, kargaşa ve huzursuzluğun diyarı haline getirilmiştir. Birlik-beraberlik ve özgürlüklerine kastedilen toplumların yeniden bir araya gelmemeleri için de her türlü etkileşim yolları ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.

Ancak, bu makûs talih, esarete asla boyun eğmeyen, hürriyetini her şeyden önemli gören soydaşlarımızın imanı, iradesi ve gücüyle sona ermiştir. Bakınız dün, asil bir mücadelenin neticesinde elde edilen Karabağ Zaferi’nin sene-i devriyesini idrak ettik. Bu vesileyle dost ve kardeş Azerbaycan’ı bu kutlu zaferinden dolayı bir kez daha tebrik ediyorum.”

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Azerbaycan ziyaretine dair izlenimlerini paylaşan Başkan Erbaş, “Karabağ’a ziyaretimiz oldu. İlk olarak Şuşa’ya geçtik ve orada yaklaşık 30 yıldır ezan okunamayan camimizde, belki de tarihte ilk defa o camide çift ezan okumak bizlere nasip oldu. Caminin karşısındaki o düzlükte ise yani yakın zamanda Paşinyan’ın oyun oynadığı yerde bizler şehitlerimiz için Kur’an okuduk, dualar ettik.” ifadelerini kullandı.

“Ortak değerlerimizi nesillerimize aktarılması için gayret göstermeliyiz”

Başkan Erbaş, tarih sahnesinde güçlü kılacak en temel etkenin başta inanç olmak üzere ortak değerler ve idealler olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Bu bakımdan kendi aramızda dil, tarih, edebiyat ve mefkûre birliğini temin edecek, güçlendirecek ve geleceğe taşıyacak daha büyük adımlar atılması elzemdir. Bu noktada öncelikle ilişkilerimizin güçlü bir kurumsal temele ve ileri düzeyde işbirliğine kavuşturulması gerekmektedir. Bu adım, küresel etkiler, tehditler ve kültürel savrulmalar karşısında sağlam bir duruş sergilemek açısından çok büyük bir önem arz etmektedir. Bunun için öncelikle, ortak değerlerimizin korunması, yaşatılması ve nesillerimize en güzel şekilde aktarılması için azami gayret göstermeliyiz. Feraset ve basiretle hareket ederek barışın, adaletin, iyiliğin ve güzelliğin yeryüzüne egemen olması için var gücümüzle çalışmalıyız.”

“Din üzerinden terör ve anarşi oluşturulmasının önüne geçmeliyiz”

İnançların istismar edilmesini engellemek ve özellikle din üzerinden terör ve anarşi oluşturulmasının önüne geçmek için ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini dile getiren Başkan Erbaş, “Bu bağlamda Diyanet İşleri Başkanlığımız, kurulduğu günden beri ülkemizde ve 1971 yılından itibaren de farklı ülkelerde yaşayan soydaş ve dindaşlarımıza yönelik hizmetlerini aralıksız sürdürmektedir. Başta ülkemiz olmak üzere tüm medeniyet coğrafyamızda ilim, fikir ve hizmet müesseseleri üreterek insanlığın dini, ahlaki, maddi ve manevi ihtiyaçlarına cevap vermek için büyük bir özveriyle çalışmaktadır.” ifadelerini kullandı.(İLKHA)