HAMAS Siyasi Büro Üyesi Musa Ebu Merzuk: “KUTSALLARIMIZ İÇİN TETİKTEYİZ”

İşgalci siyonist zindanlardan kaşık ile kazdıkları tünelden kaçan 6 Filistinli esirin bu özgürlük mücadeleleri İslam ümmetine moral kaynağı olmuştu. Konuyla ilgili gazetemize konuşan HAMAS Siyasi Büro Üyesi Musa Ebu Merzuk, özgürlüğün yolunu kendi elleriyle açan esirlerin bu kaçışının tüm özgürlük aşıklarını sevince boğduğunu ifade ettikten sonra, “Bizler tüm esirlerimizi, vatanımızı ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere tüm kutsallarımızı kurtarmak için tetikte olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

15.09.2021 07:05:37 / Doğruhaber
Destek için 

DIŞ HABERLER SERVİSİ

6 Filistinli esirin geçtiğimiz hafta siyonist işgal rejimi hapishanesinden kaşık ile kazdıkları tünelden kaçması dünya gündemine oturmuştu. Kaçan bu esirlerden 4’ünün yakalanması üzüntü ile karşılansa da işgal rejimine yaşattıkları bu utanç verici durum, başta diğer esirler olmak üzere İslam alemine moral kaynağı olmaya yetmişti.

Bu konu ile ilgili gazetemize özel bir röportajda bulunan HAMAS’ın önemli isimlerinden HAMAS Siyasi Büro Üyesi Musa Ebu Merzuk önemli açıklamalarda bulundu. 

“TUTSAKLIĞA DENK GELECEK HİÇBİR İŞKENCE YOKTUR”

Esaretin ve zindanın zorluklarından bahseden Ebu Merzuk, “Şunu bilmemiz gerekiyor ki özgürlüğe denk gelecek hiçbir şey yoktur. Hangi yol ile olursa olsun bir esirin özgürlüğünü elde etmesi müminleri ve özgürlük aşıklarını mutlu etmektedir. Tutsaklığa da denk gelecek hiçbir işkence yoktur. Yani insanoğluna tutuklanma, başkalarından ayrılma ve özgürlüğüne el koymadan daha ağır gelen başka bir şey yoktur.” sözleri ile işgal zindanlarında uzun yıllardan beridir tutuklu bulunan esirlerin çektiklerini bir nebze olsun açıklamaya çalıştı.

“TÜM BUNLARI GÖZE ALAN ESİRLERİMİZ BİRER DİRENİŞÇİDİR”

İşgal zindanlarında sadece özgürlükler değil yaşam hakları dahi ellerinden alınmaya çalışılan Filistinli esirlerin çektiklerini ve bu eziyetler karşısındaki direnişlerini dile getiren Ebu Merzuk, “İşte tüm bunları göze alan esirlerimiz birer direnişçidir. Filistin halkına onuru, yüceliği, izzeti ve geleceğe dair umutları kazandıran işte bu esirlerimizdir.” ifadelerini kullandı.

“İŞGAL SONA ERENE KADAR GÜNDEMİMİZDE ŞEHADET VE ESARET SÜREKLİ OLACAKTIR”

Siyonist rejimin Filistin’deki işgalini sonlandırana kadar direnmeye devam etmeleri gerektiğini ifade eden Ebu Merzuk, “Filistin halkı direnmeye ve direnişçi olmaya devam ediyorsa şüphesiz yeni esirlerimiz de şehitlerimiz de olmaya devam edecek ve gündemimizde şehadet ve esaret sürekli olacaktır. Ancak çok iyi bilinmelidir ki bizler Kudüs uğruna, vatanımıza geri dönüş uğruna ve özgürlüğümüz uğruna her şeyimizi feda etmeye hazırız.” ifadeleri ile tüm dünyaya karşı tavırlarını net bir şekilde ortaya koydu.

“ESİRLERİN ÖZGÜRLÜĞÜ TÜM ÖZGÜRLÜK AŞIKLARINI SEVİNCE BOĞMUŞTUR”

Yaklaşık 1 hafta önce kazdıkları tünelden kaçan Filistinli esirlere değinen Ebu Merzuk: “Bu bahsettiğimiz esirler özgürlüğün yolunu kendi elleri ile açtılar ve bunun sonucunda da tüm özgür gönüller tüm Müslümanlar ve Müminler bunu sevinçle karşıladı. Bu esirlerin özgürlüğü tüm özgürlük aşıklarını sevince boğmuştur.” ifadeleri ile sevincini dile getirdi.

Ebu Merzuk konuşmasının devamında: “Nitekim bu durum da bize başta özgürlük yolunda ısrarla ve azimle elde edilen bir zaferi sonra da bu siyonist işgalci çetenin çökmüş olduğu ve esirlerin azimleri ve ısrarları karşısında hiçbir gücünün olmadığını göstermiştir.” dedi.

BU ESİRLERİMİZİ TEKRAR KURTARMAK ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZDİR

HAMAS hareketi olarak tüm esirleri kurtarmak için ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını ifade eden Ebu Merzuk,” Ancak bunların da başında bu tekrar tutuklanan esirlerimiz gelmektedir. Onları bu zindanlardan çıkarma konusundaki ısrarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Siyonist işgal zindanlarındaki eziyet ve işkencelere değinen Ebu Merzuk, “Sizin de gördüğünüz üzere işgalcilerin zindanları diğer zindanlara benzememektedir. Nitekim bunu hem kaçtıkları süreçte aileleri ve diğer esirlere yaptıkları işkenceler ile hem de yakalandıktan sonra uğradıkları vahşi işkencelerde açıkça gördük.” ifadelerini kullandıktan sonra: “Bizler zindanın bir gezi yeri olmadığını, işkence ve eziyetlerin dava ve duruşmaların sürekli olacağını çok iyi biliyor ve işgalcinin Filistinli halkımız ve esirlerimize yaptığı eziyetlerden ötürü buna alışmış bulunmaktayız.” dedi.

HAMAS Siyasi Büro Üyesi Musa Ebu Merzuk, bu yoldan asla vazgeçmeyeceklerini ifade ettikten sonra: “Bizler tüm esirlerimizi, vatanımızı ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere tüm kutsallarımızı kurtarmak için tetikte olmaya devam edeceğiz.” Sözleri ile duruşlarını ifade etti.

SİYONİST ÇETE ESİRLERİ DARP ETTİ

İşgal rejimi hapishanesinden geçtiğimiz hafta 5 arkadaşıyla birlikte kaçtıktan 4 gün sonra yakalanan Zekeriya ez-Zebidi’nin ağır işkencelere maruz kaldığı basına yansımıştı. Gelen son bilgilere göre Zebidi’nin ağır işkenceler nedeniyle bilincini kaybettiği belirtildi.

Filistin Esirler Cemiyeti aynı zamanda işgalci siyonistlerin, çarşamba günü bir hapishaneden diğerine nakledilen Filistinli esirleri de ağır şekilde darp ettiğini açıklamıştı.

FİLİSTİNLİLER SOKAKLARA DÖKÜLDÜ

Filistinli esir Zekeriya ez-Zebidi, işgal rejimi hapishanelerinde gördüğü işkenceler sebebiyle yoğun bakıma alındı. Zekeriya ez-Zebidi 'nin vücuduna elektrik verilmesi nedeniyle bilincini kaybettiği bildirildi. Zebidi ve arkadaşlarının ağır işkence görmesinin ardından Filistinliler Cenin'de sokaklara döküldü.

FİLİSTİNLİ ESİRLER AÇLIK GREVİNE BAŞLAYACAK

Öte yandan Filistin Esirler İşleri Dairesi’nden yapılan açıklamada, 1380 esirin, önümüzdeki Cuma gününden itibaren "Hakkı Savunma Savaşı" adlı açık açlık grevine başlayacağı duyuruldu.  Esirler Enformasyon Ofisi ise "Cezaevleri idaresinin baskıcı uygulamalarına devam etmesi durumunda Esir Hareketi'nin de stratejik bir mücadele başlatması beklenmektedir.” ifadelerini kullandı. 

İŞGAL REJİMİ BAŞKA ZİNDANLARA NAKLETTİĞİ FİLİSTİNLİ ESİRLERE İŞKENCE EDİYOR

Filistin Esirler Cemiyeti, çarşamba günü bir hapishaneden diğerine nakledilen Filistinli esirlerin ağır şekilde darp edildiğini açıkladı. Cemiyetten yapılan açıklamada, "Gilboa Hapishanesi'ndeki 3'üncü bölümden Şatta Hapishanesi'ne nakledilen yaklaşık 90 mahkum, nakil sürecinde ağır şekilde dövüldüler ve taciz edildiler." ifadelerine yer verildi.

Mahkumlara yönelik ihlal ve saldırıların Şatta Hapishanesi'nde de saatlerce devam ettiği ifade edildi.