Dünden bugüne Kudüs

Siyonist işgale karşı direnişin sembolü olan mukaddes Kudüs şehri, kadim tarihiyle her zaman hak ve batıl mücadelesinin mekanı oldu.

11.05.2021 07:20:11 / Dünya
Destek için 

Kudüs işgal altında ve işgalin kalıcı hale gelmesi için siyonist işgal rejimi yeni projeleri devreye sokmaya çalışıyor.

Siyonist işgale karşı direnişin sembolü olan mukaddes Kudüs şehri, tarih kadar eskidir.

4 bin 500 yıl öce Kenanlılar bu şehirde egemendi, daha sonra 200 yıl kadar Mısır'daki firavunların yönetiminde kaldı. Ardından Hazreti Davut ve Hazreti Süleyman öncülüğünde İsrailoğulları 73 yıl kadar bu şehrin yönetiminde yer aldı. Hazreti Süleyman'ın vefatının ardından, Babil Kralı 2'nci Nabukadnezar Kudüs'ü ele geçirdi.

Daha sonra sırasıyla Persliler, Yunanlılar ve Romalılar bu şehirde hüküm sürdü. Persliler şehri Romalılardan geri aldı ve daha sonra yine Romalılara karşı kaybederek şehirden çekildi. Halife Hazreti Ömer bin Hattab 636 yılında bu şehri Müslümanların egemenliği altına aldı. Daha sonra Emeviler, Abbasiler, Fatımiler ve Selçuklular şehri yönetse de Haçlı seferleriyle şehir, Batılıların eline geçti.

Selahaddin Eyyubi liderliğindeki Müslümanlar bu şehri Hıttin Savaşı'yla tekrar ele geçirmeyi başardı. Daha sonra Eyyubiler bu şehri Sicilyalı haçlı ordularının komutanı Kral Frederick'e terk etmek zorunda kaldı. Frederick'in 13 yıl yönetiminin ardından Eyyubiler şehri yeniden fethetse de Kudüs, Moğolların istilası ile yine Müslümanların idaresi dışına çıktı.

Moğolları yenen Memlükler şehirde bir süre egemen olduktan sonra, 300 yılı aşkın süre Kudüs Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenliğinde kaldı. Ardından İngilizler tarafından işgal edildi ve bir süre sonra siyonist işgalin önü açılmış oldu.

14 Mayıs 1948'de Siyonistler, Batılıların da desteği ile sözde devletlerini ilan ettiler. Karar, son İngiltere birliklerinin bölgeyi terk ettiği ertesi gün yürürlüğe girdi. Bugünden sonra Filistinli Müslümanlar, 15 Mayıs'ı "Nakbe" yani "felaket" günü diye anmaya başladı.

Evet, 70 yılı aşkın zamandır siyonist işgal sürüyor. Hem de her geçen gün daha büyük acılar yaşatarak. Müslümanların canına, iffetine, mukaddesatına el uzatan siyonistler, kendileri için va'd edilmiş topraklar olarak gördükleri Fırat ve Nil arasındaki bölgeyi tamamen işgal etmek arzusundan hiçbir zaman vazgeçmeyecek. (İLKHA)