Diyarbakırlı vatandaşlar: Gençlerin evliliğinin önündeki engelleri kaldırmalıyız

​Türkiye İstatistik Kurumu'nun son verilerine göre, Türkiye genelinde 2016'da erkelerde 27,6, kadınlarda 24,5 olan evlilik yaşı ortalamasının, son yılda erkeklerde 3 yıl artarak 30,2'ye, kadınlarda ise 2 yıl artarak 26,5'e çıktığı açıklandı.

Ekleme: 04.03.2020 12:09:16 / Güncelleme: 04.03.2020 12:12:28 / Güncel / Diyarbakır Haberleri
Destek için  Haberin Videosunu İzle

Evlilik yaşı ortalamasının yükselmesindeki en büyük etkenin aile büyüklerinin, evlenecek çocukları için birçok maddi talepte bulunmaları olduğunu belirten Diyarbakırlı vatandaşlar, bu durumunun gençlerin evliliğini ertelediğini söyledi. 

Eski dönemlerde evlilik sürecinde ailelerin, damat adayının maddi boyuttan çok ahlakına, dinine, edep ve saygılı olmasına bakarken günümüzde ise kız tarafının maddi durumları göz önünde bulundurduklarını belirten vatandaşlar, gençlerin evlenmesi yönünde aile büyüklerinin yardımcı olması gerektiğini dile getirdiler.

Diyarbakır halkı, damat adaylarında; dinine bağlı, ahlaklı ve saygılı olmaları gibi ölçülerin aranması gerektiğini söyledi.

Ekonomik sebeplerden gençlerin evlenemediğini belirten Diyarbakırlılar, evlenemeyen gençlerin harama bulaşıp zina gibi büyük günahlar işlediğine dikkat çekti.

 

"Dizilerde ve filmlerde abartılı bir şekilde zengin hayatı gösteriliyor"

Şimdiki gençlerin lüks bir hayatı arzuladıklarını belirten Mehmet Bey, "Öncelikle baktığımızda ahir zaman içerisinde gençlerimizin lüks hayat yaşadığını görüyoruz. Lüks hayat içerisinde yaşadıkları için maalesef hayatı tozpembe bir şekilde görüyorlar. Örneğin; dizilerde ve filmlerde abartılı bir şekilde zengin hayatı gösteriliyor. Gençlerimiz de bunları izledikten sonra dünyanın bundan ibaret olduğunu zannediyor. Fakat gerçek hayatta böyle bir dünya yok. Bunu bilmeleri gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Günümüzde evlenecek damat adaylarının dini ve ahlaki kriterlerine bakılmadığını belirten Mehmet Bey, "Günümüzde kız istemeye gittiğiniz zaman, aile büyükleri damat adayının ahlakı, dini yaşantısı, saygısı, sevgisi gibi şeylere bakmadan 'İşi var mı? Parası var mı? Bir dairesi var mı?' gibi şeyleri soruyor ve kızını veriyor. Daha sonra damat adayı istediği gibi çıkmayınca pişman oluyor. Bundan dolayı biz kız evladı verilince damat adayının dini, ahlakı ve karakteri sorulur. Neticede rızkı veren Allah'tır. Bu bağlamda gençlerimizin 18, 19 ve 20 yaşlarına gelene kadar evlenmeleri gerekiyor. Şunu da söylemek gerekiyor: Günümüzde hayat şartları gerçekten çok zorlaşmış. Kira, geçim ve ev masrafları gibi sıkıntılardan dolayı gençler evlenmekten korkuyor. Ama herkesin yardımcısının Allah olduğunu da unutmayalım. Rabbim herkese bir kapı açar." dedi.

Gençlerin evlenemediği için büyük günahlara bulaştığını belirten Mehmet Bey, "Gençlerimiz evlenmediği için, zinaların da arttığını maalesef görüyoruz. Evli olan biri gidip kolay kolay zina yapmaz. Evlenen genç, evine bağlı olur. İşine gücüne bağlı kalır. Buradan bütün büyüklerimize sesleniyorum! Evlilik için gençlere kolaylık sağlayın." çağrısında bulundu.

"Düğün masrafları, altın fiyatları ve beyaz eşya fiyatlarından dolayı gençler evlenemiyor"

Evliliğin önündeki engelin, maddiyattan kaynaklandığını belirten Diyadin Aslan, "İşsizlikten dolayı gençler evlenemiyor. Düğün masrafları, altın fiyatları, beyaz eşyaların yüksek fiyatları ve evin döşeme masraflarından dolayı da gençler maalesef evlenemiyor. Günümüzde bir evlilik için sadece masraf olarak 100 bin liradan fazla para gidiyor." şeklinde konuştu.

Gençlerin geç evlenmesi durumunda kötü ortamlara bulaşma ihtimalinin yüksek olduğunu belirten Aslan, "Bir genç evlenmediği zaman birçok kötü şeyi yapabiliyor. Bunlardan en önemlisi evlenmediği zaman zina gibi kötü bir yolu deniyor. Daha sonra düzenli bir hayatı olmadığı için arkadaş ortamı kötü insanlardan oluşabiliyor. Yine uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar da edinebiliyor." ifadelerini kullandı.

"Kızlarını; namuslu, dindar, ahlaklı ve evine bakabilecek kişilere versinler"

Aile büyüklerinin evlilik için zenginliğe önem verdiklerini belirten Fırat Bey, "Gençlerin evlenmemesinin en büyük nedeni beklentilerdir. Onun dışında gençlerde hep 'daha iyi bir aday ile evleneyim' düşüncesi var. Bunların dışında ailelerin evlatları üzerindeki ekonomik isteklerinin de olduğunu söyleyebiliriz. Eskiden baktığımızda aileler kızlarını verirken 'çocuk düzgün, ahlaklı ve namuslu mudur' diye sorarlardı. Şimdi ise 'zengin mi?'  diye soruyorlar. Sordukları ve olmasını istedikleri tek şey zenginliktir. Zenginse başka şey umurlarında değildir. Ben ailelere şöyle sesleniyorum! Kızlarını namuslu, dindar, ahlaklı ve evine bakabilecek kişilere vermeyi tercih etsinler. İşin, gücün ve zenginliğin evliliği kurtaran bir şey olmadığını bilsinler." şeklinde konuştu.

"Evlilik güzel bir sünnettir"

Evliliğin Peygamber Efendimizin sünneti olduğunu hatırlatan Hacı Mehmet, "Öncelikle evlilik güzel bir sünnettir. Bir gencin yaşı 20'ye kadar gelince evlenmesi gerekiyor. Evlenmemesi durumunda kötü şeylere meyledebilir. Bu kötü şeyleri yapmaması için mutlaka evlendirilmesi gerekiyor. Aile büyüklerinin de gençlerimizin evlenmesi için her türlü kolaylığı yapması gerekiyor. Bizim gibi işsiz aileler için evlilik çok büyük bir yük olmuş vaziyettedir. Bir düğün için oğlumu evlendirmeye kalkışsam en az 100 bin liraya mal oluyor. Ben kendi evimi zor geçindirirken oğlumu evlendirmek isteyince maalesef bu büyük yükle karşılaşıyorum. Aile büyükleri damat adaylarında ahlaklı, imanlı, dinine bağlı ve saygılı olması gibi özelliklerine bakıp kızlarını vermelidir." ifadelerini kullandı.

"Gençler işsizlikten dolayı da evlenemiyor"

Düğün masraflarının çok fazla olduğunu belirten Boyacı Ömer, "Gençler günümüzde maddi sıkıntılardan dolayı evlenemiyor. İşsizlikten dolayı da evlenemiyor. Bunun yanında hayat şartlarının zorluğu da etkiliyor. Bu tür engellerden dolayı gençlerimiz maalesef evlenemiyor. Evlilik önünde bir diğer büyük engelin kız isteme esnasında aile büyüklerinin damat adayından çok şeyi istemesidir. Baktığımızda aileler geçimini çok zor şartlarda yerine getirirken bitmek bilmeyen düğün masraflarını nasıl karşılasın? Bunun yaşanmaması adına aile büyüklerinin daha dikkatli olması gerekiyor." dedi.

"Erkek tarafından fazla eşya istiyorlar"

Ebeveynlerin çocuklarını evlendiremediği vakit çok fazla dertlendiğini belirten Side Hanım, "Anne babalar bugün çocuklarını evlendirmediği vakit o dertle ve o acı ile kalıyor. Çocuklarını evlendirecek gücü olmayınca anne babalar çok üzülüyor. Kız istemeye gidildiğinde altın başta olmak üzere her şeyi fazla istiyorlar. Oysaki kızı verecek aileler altın noktasında erkek ailesine 'gücünüz nispetinde getirin' demesi çok daha iyi olacaktır. Maalesef bunu yapmıyorlar. Gençlerimiz de bu tür sıkıntılardan dolayı günümüzde evlenemiyor." ifadelerini kullandı. (Cihat Altun/Bilal Kaymaz-İLKHA)

Haberin Videosunu İzle
İlgili Videolar İlgili Galeriler