İDEV'den Van'da, "Neslimizi nikâh ile muhafaza etmeliyiz" semineri

İDEV Van İl Temsilciliği tarafından, Peygamber Sevdalıları Konferans salonunda düzenlenen programda, toplumu yeniden inşa etmenin birinci temeli, neslin muhafazasına nikah ile başlanması olduğuna dikkat çekildi.

Ekleme: 31.01.2020 15:30:09 / Güncelleme: 31.01.2020 23:03:34 / Kültür & Sanat / Van Haberleri
Destek için 

"İdeal Eğitim Seminerleri" kapsamında düzenlenen programda, İdeal Eğitim Vakfı (İDEV) Van İl Koordinatörü Recep Karabulak, selamlama konuşması yaptı.

Selamlama konuşmasının ardından program, okunan Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

Programa konuşmacı olarak katılan Emrullah Uysal, neslin muhafazası ile ilgili bilgiler aktardı.

Müslüman kardeşlerimiz ile İslam'ın güzelliğinin paylaşılması gerektiğine vurgu yaparak konuşmasına başlayan Emrullah Uysal, "Bizlerin burada toplanmamızın bir amacı var. Müslüman kardeşlerimize ulaşıp onlarla beraber İslam'ın güzelliklerini paylaşmaktır. İslam'dan önceki döneme 'cahiliye dönemi' diyoruz. Yani zulmün, haksızlığın, insan haklarının olmadığı, güçlünün güçsüzü ezdiği, kadının değerinin olmadığı, insanların köleleştirildiği, bu günkü tabiri ile despot bir Amerika'nın, despot bir Avrupa'nın ve Rusya'nın yaşantısına benzer bir yaşantı vardı. Allah-u Teala hiçbir zaman mazlum Mustazaf insanları tek bırakmadığı gibi, o dönemde Allah Resulünü alemlere rahmet olarak gönderdi. Toplum için örnek bir şahsiyet olarak gönderildi. Onun şahsiyetinde her iyiliği örneği görebileceğimiz bir lider bize gönderdi. Karanlık olan dünyayı aydınlığa çevirdi. Dünyaya huzur ve saadet geldi. Neslin, malın, aklın ve canın güvencesi olmayan bir dünyayı Allah Resulü ve sahabeler değiştirip rablerine dayandılar. Bütün insanlığın garanti ve güvencesi oldular." diye konuştu.

Herkesi koruyan ve güvence altına alan dinin İslam olduğunu dile getiren Uysal, "Yüzlerce yıl Müslümanlar bu dinlerini korudular. Dinlerini korudukça nesillerini, ailelerini ve çocuklarını korumuş oldular. Müslümanlar dinlerini korumayı bırakıp dünyaya daldıktan sonra aralarında ayrılıklar başladı. Mezhep çatışmaları, ırk mücadeleleri aralarında olmaya başlayınca ümmet olan Müslümanlar, bölünmeye parçalanmaya başladılar. Parçalanıp bölünen ümmet değersiz oldu. Kıymetsiz olan Müslümanların bu halini gören emperyalist güçler bunu fırsat bilip bizim üzerimizden hesaplar yapmaya başladılar. Bir milyar 700 binden fazla Müslümanız fakat hiçbir değerimiz yoktur. Karşımızda organizeli çalışan bir güç var. Biz Müslümanları 'nasıl münferit hale getirebilirler' hesapları yapmaya başladılar. Ve bu hesaplarında da maalesef başarılı oldular." ifadelerini kullandı.

"Bizim üzerimizde İslam sorumluluğu vardır"

Uysal; "Bizim üzerimizde tekrar bu ümmeti ayağa kaldırma sorumluluğu yüklenmiştir. Allah resulü ve ashabı nasıl ki o karanlık dönemleri aydınlığa çevirdiyse, bizlerde bu gün gayretler gösterip fedakârlık edersek yine ümmet güçlenip dirilecektir. Bunun için bize birçok görev düşüyor. Bizler mutlaka sorumluluğumuzun farkına varmamız lazımdır. Bizim Allaha, topluma, camilere ve evimize karşı sorumluluklarımız vardır. Bu sorumluluklarımızı yerine getirmemiz lazımdır. Getirebilmemiz için organizeli ve düzenli çalışmamız lazım. Bizlerde birlikte ve düzenli çalışırsak toplumumuzu yeniden inşa edeceğiz. Bunun birinci temeli neslin muhafazasıdır." dedi.

"Neslimizi nikâh ile muhafaza etmeliyiz"

Konuşmasının devamında Uysal; "Neslimizi nikâh ile muhafaza etmekle başlayabiliriz. Gençlerimizi evlendirmemiz lazımdır. Bunun için evliliğin kapısını açmamız lazımdır. Bu işe bizim başlamamız lazım. Kızımız evlilik çağına gelmiş ve bir gencimizi bulduk, bunda sadece Allah'a secde etmesi bizim için yeterli olmalıdır. Zengin ve soylu bir kişi olmayabilir, fakat dindar ise bizim için yeterlidir. Biz, bu genci evlendirdiğimiz zaman çocuğumuzu nasıl evlendiriyorsak, damadımıza o şekilde muamele etmek zorundayız. Büyük israflardan kaçınmasını sağlayacağız ve kendi kızımızı hanımımızı evlilikleri kolaylaştırmak açısında uyaracağız. Bizim ilk vazifemiz budur. Çünkü evlenmeyen gençler zinaya yöneliyor. Zinakâr bir toplumda nesilden bahsedilemez. Bu yüzden önce kendimizden başlayarak evlilikleri kolaylaştırmamız gerekiyor. Toplumun bizden bunu görmesi lazımdır. Ucuz bir evliliğinde mümkün olacağını, sosyete bir evliliğe gerek olmayacağını toplumun görmesi lazımdır. Çocuklarımızın dolaplarla süslerle mutlu olmayacağını halka ve topluma inandırmamız gerekiyor. Evlenen çiftlerin mutlaka çocukları da olacaktır. Ve biz bu çocukları programlı yetiştirmemiz lazım. Evde bir programımızın olması gerekiyor. Bizim ev halkıya mutlaka İslami bir program içerisinde olmamız şarttır. Sivil toplum kuruluşlarının ve medreselerin yapmış oldukları programlara çocuklarımız ile birlikte iştirak etmemiz lazımdır. Başkalarının çocuklarının da ahiretteki kurtuluşu içinde çaba göstermemiz lazımdır." şeklinde konuştu. (Sedat Karatay-İLKHA)