Gelecek Partisi

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi adını verdikleri yeni partiyi tanıttı.

Ekleme: 13.12.2019 15:34:38 / Güncelleme: 13.12.2019 15:34:38 / Güncel / Ankara Haberleri
Destek için 

Yeni kurduğu Gelecek Partisi'ni kamuoyuna tanıttığı toplantıda konuşan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümet sistemini eleştirerek şu ifadeleri kulandı:

Ülkemizde yıllarca uygulanan Parlamenter Sistem'in de, 2016 Referandumuyla benimsenen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin de demokratik kriterleri karşıladığını söylemek mümkün değildir. Başkanlık Sistemi, hemen her alanda yürütmenin yasama ve yargı üzerindeki etkisini artırma ve yürütmeye mümkün olduğunca fazla güçdevretme düşüncesiyle inşa edilmiştir. Yeni sistemle birlikte; karar alma süreçlerinde ve yetki kullanımında yaşanan daralma yönetimde ciddi bir verimlilik, etkinlik ve güven sorunu ortaya çıkarmanın yanında, demokratik standartlarda da sert bir düşüşe yol açmıştır.

"DEMOKRATİK PARLEMENTER" SİSTEM

Davutoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devam etmesi halinde demokratik toplum düzenini sürdürmenin mümkün olamayacağını söyledi. Davutoğlu, “Ülkemizin tarihi tecrübesi ve mevcut yapısını göz önünde bulundurarak, her türlü vesayetten arındırılmış ​demokratik bir Parlamenter Sistemi​ savunuyoruz” diye konuştu.

SEÇİM BARAJI KONUSU

Davutoğlu bununla birlikte parti programlarında, yeni bir seçim yasası ve siyasi partiler yasası hazırlamak olduğunu söyledi. Bu noktada seçim barajına karşı olduklarını da dile getirdi.

DIŞ POLİTİKA KONUSU

Davutoğlu, Türkiye'nin dış politikasına ilişkin olarak da “ABD ile inişli çıkışlı seyreden ilişkilerimiz kurumsal ve süreklilik arz eden bir çerçeveye oturtulacak, NATO bünyesindeki ittifak ilişkilerimiz ve AB üyeliği yönündeki stratejik perspektifimiz korunacak. Türkiye, Batı ile yaşadığı sorunları yine Batı içerisindeki tartışmaların öncüsü olarak, orada müttefikler bularak daha etkin bir şekilde çözebilir. Buna ilaveten, başta Rusya ve Çin olmak üzere Asya derinliğindeki ilişkilerimiz güçlendirilecektir” dedi.

EKONOMİ

Türkiyenin ekonomik bir kriz içerisinde olduğunu söyleyen Davutoğlu, iktidarı sadece kendilerini iktidarda tutmanın dışında bir hedefleri olmamakla eleştirdi yüksek işsizlik oranlarına dikkat çekti.

HSK İKİYE AYRILACAK

Davutoğlu parti programlarına ilişkin detayları paylaşırken Hakimler ve Savcılar Kurulu'nu ikiye ayırmak istediklerini dile getirdi. Davutoğlu, “Yargının hızlı ve etkin çalışması ve adil kararlar verebilmesi için esaslı bir reform yapılacaktır. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), ‘Hâkimler Kurulu' ve ‘Savcılar Kurulu' olarak ikiye ayrılacaktır. HSK'nın disiplin kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulmasını engelleyen hüküm değiştirilecektir” dedi.

Davutoğlu, sağlık ve eğitim haklarını doğumdan ölüme kadar temel insan hakları bağlamında ele aldıklarını söyledi. Davutoğlu sağlık konusu stratejik bir başlık olarak ele aldıklarını ifade etti.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, eğitimi de insan devşirme alanı değil nitelikli insan yetiştirme alanı olarak gördüklerini söyledi.

Gelecek Partisi: Tüzüğü

Madde 1- Gelecek Partisi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Siyasi Partiler Kanunu ve diğer ilgili tüm yasal mevzuat çerçevesinde, işbu tüzük hükümlerine göre kurulmuş ve faaliyet gösteren siyasi bir kuruluştur.

Gelecek Partisi’nin Genel Merkezi Ankara’dadır.

Gelecek Partisi’nin kısaltılmış adı Gelecek Partisi’dir.

Gelecek Partisi’nin amblemi, Yeşil ve Beyaz renklerden oluşan,

Şeklindeki beş köşeli “Çınar Yaprağı” dır.

Amaçlarımız ve Değerlerimiz

Madde 2- İstiklal Meşalemizin Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından 1919’da yakılmasının 100. Yılında kurulan Gelecek Partisi’nin amacı insana, zamana ve mekâna hakkıyla hitap eden kapsayıcı bir yenilenmeyi başlatmaktır.

Bu geleceğe yürürken partimizin temel ilkesi insan-odaklılıktır. Siyasetimizin öznesi ve muhatabı sadece ve sadece insandır. İnsani kimliği ikinci konuma iten hiçbir kimlik anlayışı siyasetimizi yönlendiremez ve şekillendiremez. Başta devlet olmak üzere bütün siyasi mekanizmalar, kurallar, kurumlar ve teamüller insanın mutluluğuna hizmet ettikleri ve insan onuruna saygı gösterdikleri ölçüde meşruiyet kazanırlar. İnsanı, onun temel haklarını ihmal eden veya ikincil konuma indirgeyen hiç̧ bir devlet baki olamaz.

Bu çerçevede Partimizin temel amacı insan onurunun korunmasıdır. Bu hedefi, siyasal bilincimizin ve devlet ahlakımızın temelini dokuyan ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ ilkesinin çağdaş siyaset dilindeki karşılığı olarak görüyor ve gelenek ile çağdaşlığı bu çerçevede bir zıtlık içinde değil, ayrılmaz bir bütünlük içinde değerlendiriyoruz.

İnsan onuru iç siyasi, ekonomik ve kültürel düzenimizin de, dış politikamızın da temelini teşkil etmektedir. İnsan onurunu zedeleyen hiç bir uygulama ve politika meşru görülemez ve gösterilemez.

İnsan onuru ancak ve ancak insanın tercih ve irade gücünü yansıtan özgürlükler ile hayat bulabileceğinden, partimizin siyaset anlayışının odağında insan hak ve özgürlükleri yer alacaktır.

İnsanın hayat alanını oluşturan mekâna saygı insana saygının ayrılmaz ve tamamlayıcı bir parçasıdır. Doğal (çevre) ve mamur (şehir) mekâna saygı geçmiş nesillerden devralınan ve gelecek nesillere aktarılacak olan bir emanet bilincinin yansımasıdır. Doğanın ve çevrenin korunması gelecek nesillere olan bir borcumuzdur ve bu ülkenin havası, suyu, toprağı, güneşi, ırmakları, dağları, ormanları ve ovaları vatandaşlarımızın mekân bilincine ve devletimizin sorumluluk alanına emanettir.

Partimizin siyaset yapımında yöntem ilkesi milletimizin her bir ferdini hiçbir ayrım gözetmeksizin partimizin doğal üyesi kabul eden kapsayıcılık ilkesidir. İnsan onuru ile taçlandırılan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı kimliği taşıyan herkes mutlak anlamda eşittir. Etnik, dini ve mezhebi kimlik ayrımlarına dayalı yaklaşımlara karşı toplumun her kesimini ve her bireyini kapsayan bir siyasi anlayışın sözcüsüyüz. Farklılıkların güven ve huzur ortamında bir arada yaşamasının teminatı olan kapsayıcılık ilkesi bağlamında çoğunlukçuluğa karşı çoğulcu bir yaklaşımı hayata geçireceğiz.

Siyasi uygulama ilkemiz ortak akıl ve katılımcılıktır. Demokratik kültür oy verme işlemi ile başlayan ve biten bir yetki devrine değil hayatın her alanına sirayet etmesi gereken bir davranış biçimine dayanır. Ortak aklın gelişmesini teşvik eden düşünce özgürlüğü, seviyeli eleştiri ve samimi özeleştiri ahlakı siyasi hareketimizin zihni temelidir. Bu anlamda demokratik kültürün toplum katmanlarına yayılması önceliklerimizin başında gelmektedir.

Siyasal sistem tercihimiz hayatın her alanına yansıyan katılımcı demokrasidir. Cumhuriyetimizin demokrasi ile taçlanması geri döndürülemez bir kazanımdır. Cumhuriyetimiz ortak aidiyetimizin, demokrasi bu ortak aidiyet alanındaki doğal ve güzel farklılıklarımızın korunmasının teminatıdır.

Toplumsal düzenin temeli olan adaletin bütün yönleri ile toplumsal ilişkilere egemen olması, bağımsız ve tarafsız yargı düzeninin sağlanması insan-odaklı siyasetimizin ana amacını oluşturmaktadır.

Güç yozlaşmasından kaynaklanabilecek her türlü sapmaya karşı yegâne siyasi teminat olan demokratik hukuk devleti ilkelerini hayata geçireceğiz. Güçler ayrılığı ilkesine dayanan yeni anayasal düzenimizde demokratik hukuk devleti ve milli irade perspektifiyle denetlenmeyen hiç bir güç olmayacaktır.

Siyasi davranış ilkemiz ahlaki tutarlılık ve şeffaflıktır. Her türlü açık ve örtülü yolsuzlukla mücadele ve siyasi etik konusunu ahlaki dokumuzun korunması, adil gelir dağılımına dayalı sosyo-ekonomik dengenin sağlanması ve demokrasi ile kalkınma arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi açısından bir zorunluluk ve ön şart olarak görüyoruz.

Bu temel üzerinde Cumhuriyetimizin 100. Yılına yürürken ülkemizin hem muhtevası hem de yapım süreci açısından katılımcı, çoğulcu, özgürlükçü, demokratik ve sivil bir anayasaya kavuşması en temel önceliğimiz olacaktır. Özgürlük, eşitlik ve adalet değerleri üzerine inşa edilecek yeni anayasal düzenimizin en temel ilkesi, ahlaki referansı ve ruhu insan hakları ve onuru olacaktır.

Kamu yönetiminde en temel ilkelerimiz ehliyet ve liyakattir. Bu ilkelerin hayata geçirilebilmesi için bürokrasiye giriş̧ objektif kurallara ve adil süreçlere, bürokraside kalma ve yükselme ise objektif kriterlerle ölçülebilir performansa bağlayan bir ‘kamu istihdamı ahlakı’ egemen kılınacaktır.

Ekonomi alanında temel hedefimiz verimliliği, üretkenliği ve gelir dağılımında adaleti sağlayacak sürdürülebilir kalkınmadır. Ekonomik kalkınma ile demokratik hukuk devleti ilkeleri arasındaki kaçınılmaz bağı göz ününde bulundurarak girişim özgürlüğünü teminat altına alan açık ve şeffaf hukuk kurallarını hayata geçirerek uzun dönemli ve kalıcı yatırımları ülkemize çekeceğiz.

Dış politikadaki temel ilkemiz çok boyutlu barış diplomasisidir. Dış politikamızda tarihi ve stratejik derinliğimize dayalı olarak bu ilke doğrultusunda milletimizin uluslararası alanda onurlu bir yer edinmesi temel hedefimizdir. İstiklal Savaşımızın temel ilke ve ruhundan hareketle dış politikamızda her zaman mazlumların ve mazlum milletlerin yanında yer alarak insan onurunu koruyan değer-odaklı bir yaklaşım benimsenecektir.

Türkiye, zengin kültürel birikimi, özgürlükçü demokrasi tecrübesi, güçlü ekonomisi, insan odaklı siyaset anlayışı, sağlam sosyal dokusu, dinamik insan unsuru, etkin dış politikası ile insanlık aleminin onurlu bir üyesi ve küresel düzenin yükselen gücü olmayı hak etmektedir. Gelecek Partisi olarak amacımız zihinlerimizi özgürleştirmek, psikolojilerimizi yenilemek, toplumsal bağlarımızı güçlendirmek ve ortak geleceğimiz konusunda atılması gereken adımları programımızda belirlediğimiz çerçevede atmaktır.