İtikafı unutmayalım!

Ramazan ayı denilince akla gelen en önemli sünnetlerden birinin itikaf olduğunu hatırlatan Solhan ilçe Müftüsü Muharrem Dutar, unutulan bu güzel sünnetin ihya edilmesi gerektiğini söyledi.

Ekleme: 20.05.2019 20:05:03 / Güncelleme: 21.05.2019 02:11:06 / İlim & İrfan / Bingöl Haberleri
Destek için 

Ramazan ayının en önemli sünnetlerinden birinin itikaf olduğunu söyleyen Solhan İlçe Müftüsü Muharrem Dutar, Kadir Gecesi'ni yakalayıp değerlendirmek ve kullukta derinleşmek için itikaf sünnetinin kaçırılmaması gerektiğini ifade etti.

 İtikafın, bir Müslümanın kulluk kampına girmesi olduğunu dile getiren Dutar, Ruhunu takviye etmesi, bayrama arınmış ve temizlenmiş bir şekilde girmek için tefekkür ve tezekkür temposunu artırması olduğunu dile getirdi.  

Dutar, "Bin aydan daha hayırlı olan, senenin en zirve günü Kadir Gecesi'ni dolu dolu geçirmek için uygulanmış nebevi bir adettir. İtikâf, kulluk standardımızı yükseltmek ve imani duruşumuzu netleştirmektir. Safımızı belirleyip istikamet üzere olduğumuzu tescillemektir. Bu uygulama Müslümanı fabrika ayarları diyebileceğimiz fıtratına ve özüne yöneltecektir." dedi.  

"İtikaf amellerin en şereflisidir"

İtikafın önemine vurgu yapan Dutar, "İtikaf sözlükte; bir şeye devam etmek, insanın kendisini bir yerde alıkoyması, bir yere kapanıp ibadetle meşgul olması anlamındadır. Dinimizdeki anlamı ise bir mescitte/camide Allah’ın rızasını kazanmak için belli adap içerisinde bir müddet kalmaktır. İtikafa girene 'mu’tekif' veya 'âkif' denir. İtikaf meşru bir ibadettir. Peygamber Efendimiz(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’de hicretin ikinci yılında Ramazan orucunun farz kılınmasından itibaren ömrünün sonuna kadar her Ramazan ayının son on gününde itikafa girmiştir. Tabiinin büyük âlimlerinden İbn Şihâb ez-Zührî’nin ifade ettiğine göre itikaf, amellerin en şereflisidir. Çünkü itikafa giren kimse geçici bir zaman için de olsa dünya meşgalelerinden uzaklaşır, kendini tamamen Allah’a verir, oruçlu olur. Mescitte namazı beklemekte olduğu için daima namaz kılıyormuş gibi sevap alır. Vaktini ibadet ve taatla, Allah’ı zikrederek, Kur’an-ı Kerim okuyarak ve benzeri faydalı şeylerle geçirir. Lüzumsuz, dünya ve ahireti için faydasız şeylerden uzak durur." diye konuştu.  

İtikafın şartları

"İtikafa erkekler, içerisinde cemaatle beş vakit namaz kılınan camide girerler. Kadınlar ise evlerinin bir köşesinde, namaz kıldıkları odalarında girerler." diyen Dutar, itikafın şartlarına da değindi.

Dutar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Diğer ibadetlerin olduğu gibi itikafın da birtakım şartları vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz. Niyet; niyet diğer ibadetlerde şart olduğu gibi itikafta da şarttır. Niyet etmeksizin camide beklemek itikaf yerine geçmez. Mescit, cami; erkeğin beş vakit cemaatle namaz kılınan mescide/camide itikafa girmesi. İtikafın en faziletlisi Mescid-i Haram’da, sonra Mescid-i Nebevî’de, sonra Mescid-i Aksâ’da olandır. Diğer mescitlerdeki fazilet cemaatin çokluğuna göre değişir. Oruç; vacip olan itikaf için şarttır. Kadınların hayız ve nifastan temiz olmaları. Cünüplük oruca mani olmadığı için taharet, vacip olan itikafta bile şart değildir. Onun için itikafa giren mescit içerisinde ihtilam olursa itikafı bozulmaz."

İtikafın zamanı

İtikafın zamanı hakkında da konuşan Dutar, "Vacip ve müstehap olan itikaflar için belli bir zaman yoktur. Vacip olan itikafı adağı yerine gelince yapar. Müstehap olan itikafı ise istediği zaman yapar. Sünnet olan itikafın ise Ramazan'ın yirmisinde başlayıp sonuna kadar devam ettiği için zamanı muayyendir, belirlidir. Ayrıca vacip olan itikaf bir günden az olamaz. Müstehap olan itikaf ise her vakitte olabildiği gibi istediği kadar da yapılabilir." şeklinde konuştu.

İtikafın rüknü, hükmü ve adabı

Dutar, itikafın rüknü, hükmü ve adabına ilişkin de şunları kaydetti:

"İtikafın rüknü; belirli bir mescide/camide beklemektir. İtikafın hükmü; sevap elde etmektir. İtikafın âdâbı; itikafta hayır söylemek, sünnet olan itikafa geciktirmeden Ramazan'ın son on gününde girmek, Allah’ı zikretmeye, Kur’an-ı Kerim tilavetine, hadis ve siyer gibi faydalı şeyler okumaya devam etmek… İtikafa giren kimse bulunduğu mescitten ancak şer'i, tabiî ve zarurî bir ihtiyacı için dışarı çıkabilir. Böyle bir ihtiyacı olmadan mescitten çıkarsa itikafı bozulur." (Nihat Kanat-İLKHA)





İlgili Haberler