MOLLA HALİL-İ SİİRDİ

Ahlakı, İslami yaşantısı ve ilmi hizmetleriyle bölge halkının gönlünde taht kuran, ayrıca yazdığı 25 eseriyle tüm İslam âleminde takdir edilen bir âlim Molla Halil-î Siirdî...

31.05.2010 14:43:00 / Araştırma

M. Ali Erdoğan / İstanbul

Hicri 1167(1753) yılında Hizan’ın Külpik Köyünde Hz. Ömer(ra)’in soyundan gelen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Molla Halil’in babası Molla Hüseyin, çevresinde takva ve cömertliğiyle bilinen bir zattı. Molla Halil daha küçük yaşlardayken babası onu büyük mutasavvıf Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin yanına götürmüş, İbrahim Hakkı hazretleri Molla Halil’e “Allah sana çok ilim, salih amel ve uzun ömür versin.” şeklinde dua etmiştir.

İLİM TAHSİLİ

Babası, Molla Halil’in yetişmesinde büyük emekler sarf etti. Oğlunun gerekli olan ilk eğitimini verdikten sonra onu, yetiştirmeleri için bölgedeki çeşitli hocaların yanına verdi.

İlk olarak Külpik’te Molla Hüseyn-i Karasevi’nin medresesinde Kuran-ı Kerim ve Tecvid derslerini alan Molla Halil, bu medresede bir yıl içerisinde Kuran-ı Kerim’i hıfzetmiştir.

Daha sonra Molla Halil yıllarca ilim tahsiliyle meşgul olmuş ve onlarca hocadan dersler okumuştur. Hizan âlimlerinden Molla Abdurrahman El-Belakî’nin yanında bir takım Fıkıh ve Diwan kitabını ders olarak okumuş ve Bitlis’e geçmiştir. Burada Molla Ramazan El-Havzini’den epey bir müddet ders aldıktan sonra sırasıyla Tillo’da Molla Muhammed El-Hafız, Halenze’de Molla Mahmud, Müks’te(Bahçesaray) Molla Muhammed El-Kevnasi, Hizan’da Molla Hadi El-Arvasi, Hoşap’ta Molla Hüseyn-i Hoşabi, Cizreli meşhur alim Şeyh Ferruh gibi kendi alanlarında mahir alimlerden çeşitli ilimleri ders aldıktan sonra Hoşab’a tekrar dönüp üç farklı müderristen Muhtesaru’l-Maani isimli kitabı ders almış, bu şekilde birçok hocadan istifade       etmiştir.

Son olarak o zamanlar İslam beldelerinin en önemli ilim merkezlerinin başında gelen, şu anda Irak Kürdistan’ında bulunan İmadiye kasabasına giderek, son okuyacağı ilimleri Molla Yahya-yî Muzurî ve İmadiye Müftüsü, o bölgenin Reis’ul-ulema Şeyh Mahmud-i Behdina’dan ders almış ve Şeyh Mahmud’dan İcazet almıştır.

İLİM MERKEZİ MEYDANA GETİRDİ

Molla Halil ilim tahsilini bitirdikten sonra ders vermeye ve kitap telif etmeye başlamış, ders verdiği medreseleri o bölgenin ilim merkezi haline getirmiştir.

Hizan’daki Meydan Medresesi’nde on yıl ders verdikten sonra babasının isteği üzerine Siirt’e yerleşip Fahriye Medresesi’nde ders vermeye başlamış, vefatına kadar bu medresede ders vermeye devam etmiştir.

Fahriye Medresesi’nde Molla Halil’in eğitiminde yüzlerce hatta binlerce ilim, irfan ehli zatlar yetişmiş, çeşitli bölgelerde İslam’a hizmette bulunmuşlardır.

Tillolu Şeyh Hamid, Şeyh Hasan, Molla Muhammed El-Havzini, Molla Ebubekir Es-Sihri ve Üstad Bediüzzaman’ın hocalarından Molla Mustafa El-Bedevi, Molla Halil’in yanında eğitim görüp, icazet almış tanınan zatlardır.

Çocuklarını da ilminden istifade ettiren Molla Halil’in oğullarından Molla Mahmud, Molla Mustafa, Molla Abdullah yaşadıkları dönemin önemli âlimleri arasında yer almışlardır.

ZÜHD VE TAKVA EHLİ BİR İNSANDI

Üstad Molla Halil, ilmi kişiliğinin yanı sıra maneviyatı yüksek bir insandı. Bölge âlimleri onun hakkında “Molla Halil’in tasavvuf, irşad ve manevi yönü Mewlana Halid-i Bağdadi’den aşağı değildir. Fakat ilmi yönü diğer meziyetlerini gölgelemektedir”         demektedirler.

Molla Halil tasavvuf hilafetini o zamanlar Irak Kürdistan’ında ikamet eden meşhur mutasavvıf Seyyid Ahmed Er-Reşidi hazretlerinden almıştır.

Kaynaklarda belirtildiğine göre: o dünya malına düşkün değildi. Nitekim günlük iaşesini karşılayacak nafakası dışında herhangi bir malı yoktu.

Botan Miri Bedirxan Beg(Bey) Seyda Molla Halil’i çok severdi. Bundan dolayıdır ki Siirt’in Kasrik Köyü’nü ona hediye etmiş, Seyda kabul etmemişti.

Yine Molla Halil’in istisnasız her hafta bir defa baştan sona Kuran-ı Kerim’i hatim ettiği kaynaklarda verilen bilgiler arasındadır.

ESERLERİ

Molla Halil Fahriye Medresesi’nde ders verdiği yılların başlarında eser yazmaya başlamıştır.

Günümüzde Seyda Molla Halil’in tespit edilmiş 25 eseri vardır. Tabi bu eserlerin çoğu basılmamış olup bazı kütüphanelerde ve torunlarının yanında muhafaza edilmektedir. (1)

Molla Halil başta Kuran-ı Kerim’in iki tefsiri olmak üzere Usul-u hadis, Usul-u fıkıh, Fıkıh, Mantık, Tecvid, Tasavvuf, Münazara, Akaid gibi çeşitli ilim dallarında eserler telif etmiş, iyi bir şair olduğu için bazı eserlerini şiir vezinlerine göre kaleme almıştır.

Yazdığı eserler arasında “Basiret-ul Kulub fi Kelami Allami-l Ğuyub”, “El-Kamus’us Sani”, “Kitabun fi Usul-il Hadis”, “Kitabun fi Usul-il fıkhi’ş-Şafii”, “İsağoci”(2), “Mewlid” (3), “Nehc-ul Enam” (4) en meşhurları olup, bu kitapların bir çoğu, yıllardır medreselerde ders kitabı olarak okutulmaktadır. Ayrıca Molla Halil kendi zamanında halkın güncel meseleleriyle yakından ilgilenmiş, buna binaen “Zübdetu ma fi Fetava’l Hadisiyye” isimli eserinde kendi döneminin mühim meselelerine eğilmiş, güncel mevzularla alakalı çözümler üretmeye çalışmıştır.

İSLAM ÂLEMİNDE KABUL GÖRDÜ

Seydayé Molla Halil’in eserleri ve görüşlerine tüm İslam âleminde özellikle âlimler arasında itibar edilmekte olup, birçok büyük ve kaynak eserlerde kitaplarından deliller aktarılmaktadır. Üstad Bediüzzaman da Risale-i Nur’un iki değişik yerinde akidevi konularda Molla Halil’den alıntılar yapmış ve ondan “Bizde gayet meşhur ve sözü hüccet bir zatı muhakkik” diye bahsetmiştir.

Molla Halil hakkında kayda değer diğer bir husus şudur ki: Türkiye’nin tümü, Irak, Suriye ve İran’ın özelde Kürd bölgelerinde, genelde neredeyse tümündeki Tasavvuf İcazetlerinin silsilesi nasıl ki Mewlana Halid-i Bağdadi’ye ulaşıyorsa, ilim icazetleri de Molla Halil-i Siirdi’ye ulaşmaktadır. Yani ilim icazetlerinin üstadıdır.

VEFATI

Aslen Hizanlı olduğu halde ömrünün büyük bir kısmını Siirt’te geçirdiği için Siirdî lakabıyla meşhur olan Molla Halil 96 yıllık(96 yıl yaşadığını torunlarından Şeyh Fudeyl söylemiştir.) bereketli ömrüne büyük güzellikleri, hayır ve hasenatları sığdırmış arkasında birçok eser bırakıp hicri 1255(1839) yılında Siirt’te vefat etmiş, şehrin yüksek bir tepesine defnedilmiştir. Mezarı halk tarafından sık sık ziyaret edilmektedir. (Allah rahmet eylesin.)

GÜZEL SÖZLERİNDEN BİR DEMET

• Fakirlikten korkma, cimriliği cömertlikle ortadan kaldır.

• Mal sevgisi yerilmenin, kötülük yapmanın ve kan dökmenin başlıca sebebidir.

• Nefsine zor gelse de malını Allah yolunda harcayarak hayırları ganimet bil.

• Nefsin kötü yöndeki isteklerinden vazgeçersen helak olmaktan kurtulursun.

(Seyda`nın Nehc-ul Enam Kitabından bir şiir)

Kelamê di zêde kelamê betal

Xusûmet di heqqan mîra û cîdal

Bi sın’et xeberdan û fehş û dujîn

Li tiştanê lanet bi xelqê kenîn

 

Duezmanî yû xeybet û medh û zem

Nemamî herîfî kirin dem bi dem

Sualê di zêde cevaba avam

Deranîne xat-ê di fahwa kelam

 

Îlaca ewane xeber qet nedan

Mudamî zikir key bi qelb-u lisan

Tu dermanê hirsê qena’et bizan

Bi mehsûdî ra bêje medh û duan

 

Ji awek mehînî tekebbûr meke

Tewadu ji xelqî xwedî ra bike

Tu malê ji xwe zêde talbe meke

Di şolan de cehdê li sebrê bike

Mirovê ne mehrem tu têkil mebe

Mijûlî ji eyba xwe pirtir mebe

DİPNOTLAR

1) Bu eserlerin bugüne kadar basılmamış olması büyük bir eksikliktir. Seyda Molla Halil’in torunlarının öncülük edip bu eserlerin bir an önce basılıp halkın istifadesine sunulması lazımdır. Zira ilmi alanındaki birtakım boşlukları dolduracaklarını ümit ediyoruz.

2) Yunanca`da (ben ve sen orada) anlamına gelen Îsağoci kelimesi müelliflerin mantık ilmine dair yazdıkları metinlere verdikleri isimdir. Ayrıca Molla Sadreddin Yüksel, Molla Halil’in bu eserine bir şerh yazmıştır.

3) Bu mewlid Kürtçe yazılmıştır. Ancak halk arasında okunan mewlid bu mewlid değil, Melayé Batehî’nin yazdığı mewliddir.

4) Molla Halil Kürtçe şiirsel tarzda yazdığı ahlak ve akide konularını içeren bu eser’in çocuklar için yazıldığı söylenilir. Fakat bu kitaptaki çoğu konuları çocuklar anlayabilecek kapasitede değildirler. Dolayısıyla bu eser umumi olup herkesin istifadesi içindir. Onlarca yıldır medreselerde okutulmaktadır.