Adana'da "Şehitler Gecesi" programı

Adana'nın Ceyhan ilçesinde Peygamber Sevdalıları Derneği tarafından düzenlenen programda şehit olmak için Müslümanların bir şehit gibi yaşaması gerektiği vurgulandı.

Ekleme: 18.02.2024 22:15:09 / Güncelleme: 18.02.2024 22:19:02 / Güncel / Adana Haberleri
Destek için 

Ceyhan ilçesinde Adana Peygamber Sevdalıları Derneği Ceyhan temsilciliği tarafından Murat Göğebakan Kültür Merkezi'nde "Şubat Ayı Şehadet Ayı, Şehitler Gecesi ve Kudüs" temalı bir program yapıldı.

Tahir Okuşlu hocanın Kur'an'ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açılış konuşmasını Peygamber Sevdalıları Vakfı Ceyhan temsilcisi Sedat Bahadır yaptı.

"Şehit olmak, şehit gibi yaşamayı gerektirir." diyen Bahadır, bu etkinliklerle şehitleri tanımayı ve onlar gibi yaşamayı, öğrenip öğretmeyi amaçladıklarını kaydetti.

İslam ümmetinin her yıl yüzlerce ve binlerce şehit verdiğini ancak Gazze'deki soykırımla birlikte ümmetin bu yıl hiç olmadığı kadar şehit verdiğini ifade eden Bahadır, "Gazze, Mehmet Akif’in 'Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda…' dizeleriyle mücessem hâle geldi. Üstelik tüm dünyanın gözleri önünde, naklen yayınlarda… Şehitler hakkın şahitleridir ve bizler de bu şahitliğin şahitleri oluyoruz. 'Ah taş olsaydık toprak olsaydık da bu zulümlere şahit olmasaydık…' dediğimiz günlerden geçiyoruz. Gazze mazlum, Gazze garip, Gazze yapayalnız." diye konuştu.

Bahadır, şöyle konuştu:

"Şehadet bir mekteptir, biz de onun talebeleri. O mektepten aldığımız dersle yürüyoruz zorlu hayat yollarında. Şehit olmak için şehitler gibi yaşamak gerekir. Şehit gibi yaşamanın örneklerini de geçmişteki şehitlerimizden öğreniriz.

Gazze, gece yatarken çocukların kollarına isimlerinin yazıldığı şehir… Ola ki vahşi bir şekilde katledilirlerse cesetleri tanınabilsin diye. Ancak dünya sus pus. Şehit, toprak altındaki hali toprak üstündeki halinden daha çok mesaj veren kişidir. Gazze’deki şehitler tüm dünyaya mesaj verdi. Batıda İslam’a büyük bir yöneliş ve Gazze’deki katliama karşı da büyük bir destek var. Avrupa ülkelerinde caddelerden sokaklara, hastanelerden metro istasyonlarına, hükümet binalarından üniversitelere kadar, israilin protesto edilmediği hiçbir yer kalmadı. Ancak yöneticiler suskun, kör, sağır ve dilsiz.

Çocuklar uyurken sessiz olunur, ölürken değil! Halkının çoğunluğu Müslüman ülkeler olarak seçtiğimiz liderler ne yazık ki bizi temsil etmiyor artık. Müslüman dediğimiz ülkelerden biri Gazze’nin sınır kapılarını kapatıyor. Diğeri terör ve katliam şebekesi israille iyi ilişkilerini sürdürmeye devam ediyor. Hiç durmaksızın gemilerle ticaret yapılıyor. Bir diğerinin, ülkesinde Filistin’e dair küçücük bir bayrağa bile tahammülü yok. Bizlerse bu liderlerin halkı olarak acziyet ve gözyaşları içerisinde Filistin’de olanları izliyoruz. Tıpkı Ebu Ubeyde’nin 'Dünya, vicdansız suçlular ve aciz seyirciler olmak üzere ikiye bölündü' dediği gibi."

Ezgi ve ilahilerin seslendirildiği programda İTTİHADUL Ulema Adana Temsilcisi Molla Ekrem Derdiyok da bir konuşma gerçekleştirdi. Program dua ile son buldu. (İLKHA)